|
Evlenmeye karar veren gençlerden erkek tarafı, sözü geçen hatırı
sayılan bir akraba dost ya da komşular aracılığı ile kız evine
"Hayırlı bir iş için gelip bir kavecinizi içelim" diye
haber yollar.
Kız tarafı da olayı kabul ettiğini "Buyursunlar gelsinler"
diyerek bildirir. Bazen erkek tarafı piyasa olayı olmadan görücü
olarak gelmek isterler. O zaman kızın piyasada sevdiği olup
olmadığı araştırılır. Eğer kızın piyasada arkadaşı varsa görücüye
gidilmez. Yine de sormadan, öğrenmeden sadece bakmak ve niyet
açıklamak için gidilirse kız evi habersiz gelen yabancıların
niyetini anlar. Eğer kızın sevgilisi varsa misafirlere görünmez
yani görücüye çıkmaz. Bu kız tarafından verilen sessiz ama çok
anlamlı bir mesajdır. Zaten sevgilisi olduğu halde görücüye
çıkan kızı da sevgilisi "Bende gönlün olsa görücüye çıkmazdın"
diye terk eder.
Erkek tarafından gelen habere olumlu cevap verilmesi ile kız
isteme olayı başlamış olur. Önceleri kız isteme Pazartesi ya
da Perşembe akşamları yapılırmış. Günümüzde de bu günlere uyulmaya
çalışılmasının yanında uygun olduğu takdirde diğer günlerde
de gidilmektedir.
Yine eskiden kız istemeye damat adayı gitmezken 2002'de damat
adaylarının da kız isteme esnasında ailesiyle gitmeye başladığı
görülmektedir.
Erkek ve kız tarafları birbirlerine "Dünüş" derler.
Damada ise "Güvey" denir. Eğer damat kız evine
alınır "İç güvey" olursa "Damat (güvey) dikme geldi."
denir.
Kız istemeye erkek tarafından anne - baba yakın akraba - komşu
ile sözü geçen, tanınan, hatırı sayılır kişiler ile gidilir.
Kızın
anne ve babası gelen dünürleri kapıda karşılar. Hep birlikte
misafir odasına oturulur, karşılıklı hal hatır sorulur. Daha
sonra kız güzel giyinmiş olarak misafirlere "hoş geldiniz"e
gelir. Gelin damadı istiyorsa kendine gösterdiği özen ile dikkat
çeker. Gelin adayı el öper, hal hatır sorar. (Kişilerin birbirlerine
karşılıklı olarak nasılsınız? İyi misiniz? Siz nasılsınız? Demeleridir.
Bu arada aileler birbirlerini tanıyorsa gelmeyen, uzakta olan,
hasta olan kişileri ya da bilinen bazı olayları da sorarlar).
Hal hatır soran gelin adayı odadan çıkar. Bu arada ev sahibi
ile misafirler sohbete devam ederken gelin adayı hazırlamış
olduğu kahveleri getirir. Kız damadı istiyorsa kahveleri şekerli,
istemiyorsa şekersiz yapar. Kahvelerden alınacak ilk yudum dünürcüler
için en heyecanlı andır. Ancak kahveler şekersiz bile olsa mesaj
alınmasına rağmen bir şey belli etmeden kahveler içilir. Daha
sonra damat evinden belirlenmiş olan bir büyük konuyu açar.
"Allah'ın izni, peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza
istiyoruz." Denir. Kız tarafı da bunları dinledikten sonra
hiç yorum yapmaz. "Kız evi, naz evi" olduğu için "Biz bi
düşünelim" denir. Misafirler niyetlerini açıklayıp gerekli
cevabı aldıktan sonra kalkarlar. Kız tarafı misafirleri yolcu
ederken kız verilmeyecek bile olsa "Yine gelin" der.
Gidilecek gün haber verilip ikinci kez yine kız istemeye gidilir.
Bu arada kız tarafı da eğer damat tarafını tanımıyorsa ailesini
ve damadı soruşturur. Ahlakı, işi, geçimi, yeri, malı, mülkü,
soyu - sopu nesi varsa öğrenmeye çalışılır.
Kız verilecekse kız tarafının şerefi açısından 3. kez gelindiğinde
gerçekleşir. Zaten kız istenilen yere gitmeyecekse aracılar
ile haber gönderilip kızın gönlü olmadığı söylenir.
İki kez kız istemeye giden erkek tarafına araştırmasını da yapmış
olan kız tarafı kızı verecekse "gelin mendilinizi alın"
diye kendileri haber yollar.
MENDİL ALMA
Erkek tarafı mendil almaya giderken pasta ve çiçekle gider.
Amaç artık tamamen belli olsa da gelenekler gereği tekrar kız
istenir "Allah'ın izni, peygamber efendimizin kavli ile
kızınızı oğlumuza istiyoruz, gençler de birbirlerini sevmişler
gayri biz de üzerimize düşeni yapalım" derler.
Kız tarafı da "Hayırlısı neyse o olsun" der. Bu
konuşmalardan sonra kız güzel bir tabla (tepsi) içinde üçgen
katlanmış özenle yerleştirilmiş beyaz mendiller ile odaya girer.
Dünürcülere ikram eder. Mendiller karşılığında dünürcüler de
tablaya hediye olarak memnuniyetlerini belirtmek üzere para
bırakırlar.
Yine bu geceye özgü geleneklerden biri olan kız tarafınca erkek
evine gönderilmek üzere gümüş şekerlik içinde çikolata paketi
hazırlanır. Bu paket tül, jelatin, kurdele gibi malzemelerle
süslenir. Eskiden 1 metre boyunda 50 cm. eninde "gendema"
işlenmiş, kenarları sim ile belirlenmiş, tül ve astar geçirilmiş
şaseler (bohça) hazırlanırmış. (Gendema, iğne ve renkli ipliklerle
sarma ve çin iğnesi tekniğine benzer bir tür nakış.) hazırlanan
şasenin arasına da şekerlik ve beyaz mendiller konurmuş. Bu
şase daha sonra bebek arabaları için kırlent (yastık) olarak
değerlendirilirmiş. Hali vakti yerinde olanlar ve isteyenler
de daha sonraları bebek arabasına örtü olabilecek kadar büyüklükte
saten bohça da hazırlarmış. Günümüzde ise hazır nakışlı mendil
ve örtülerle mendil geleneği sürdürülmektedir.
Ayrıca güzel bir sepet tül ve dantellerle süslenerek de hazırlanmaktadır.
Her durumda mendil hazırlığı erkek tarafına verilen değeri ve
kızın zevkini ortaya koyması açısından çok önem taşır.
Mendili evine götüren erkek tarafı olayı yakınlarına duyurur.
Daha sonra "Mendil karşılığı" denilen gelenek
için kıza yüzük, küpe, bilezik v.s. gibi takılar ile giysi ya
da çeşitli çeyiz eşyaları götürülür. Mendil karşılığı için kız
evine gidildiği akşam "söz düzme" günü kararlaştırılır.
SÖZ DÜZME
Belirlenen
gün ve saatte kız ve erkek tarafından kişiler, gelin ve damat
adayı "kasabada" Gümülcine'de buluşurlar. Alışveriş başlar.
Gelin için gerekli olan takılar ve kızın istediği her şey satın
alınır. Kız tarafı da aynı anda damadın istediği her şeyi satın
alır. Bu alış veriş için İstanbul, Keşan, Edirne gibi Türkiye'de
bulunan şehirlere de gidilmektedir.
Söz düzme günü genellikle alınan eşyalar; takılar, altın setler
(yüzük, künye, gerdanlık, küpe) saat, iç çamaşırı, çanta, kemer,
namazlık, elbiseler, kırmalar (havlu), kostüm (erkek takım elbisesi)
v.s. olur.
Bu çalışmanın yapıldığı 2002 yılında bazı gençlerin söz düzme
günü için sadece ikisinin çarşıya gidip gerekli alış verişlerini
kendilerinin yaptığı da görülmektedir.
Alış
veriş sonrası her iki tarafta karşı tarafa aldıkları tüm çeyizleri
kendi evlerine götürürler. Alınanları iyi gösterebilecek, alt
fon oluşturacak şekilde uygun renkte ve uygun bir büyüklükte
kumaş üzerine yerleştirirler. "Söz dikimi" de
denilen bu olayda damadın evinde ilk iğneyi kumaşa damadın "Besmele"
ile batırmasının evliliğe uğur getireceğine inanılır. Söz dikimine
kadınlar tarafından devam edilir. Eşyalar kumaşa toplu iğnelerle
(çeyiz iğneleriyle) tutturulur. Ayakkabı, makyaj malzemesi türü
iğnelenmeyecek özellikte olanlar ise bir tepsi ya da sehpa üzerine
yerleştirilir. Mutluluk dilekleri ve hoş sohbetlerle tamamlanan
söz dikimi sonunda alınan eşyalar yaklaşık bir hafta boyunca
eş- dost, konu - komşu görsün diye her iki evde de duvar, masa
ya da divanlar üzerine sergilenir. Hayırlı olsuna ve söz görmeye
gelenler mutluluk dilekleriyle alınan eşyaları inceler ve beğenilerini
sunarlar.
SÖZ EŞYALARI DEĞİŞİMİ
Karşılıklı olarak karar verilen bir akşamda "söz eşyaları
değişimi" yapılır. Bu akşam da erkek tarafı kız için
aldığı ve kumaşa iğnelediği tüm eşyaları mendili "kumaşı"
ile katlayıp bir valize yerleştirir. Bu geceye damadın yakınlarından
5-15 kişiye kadar bir grup gider. Kız evinde gelen misafirlere
kahve, meyve suyu, çikolata, kurabiye ikram edilir.
Aynı gece kız tarafı da mendili aldıktan sonra damat için aldıkları
eşyaları mendili ile katlayıp boşalan valize yerleştirir ve
erkek tarafına verir. Böylece "söz değişimi" yapılmış
olur.
Karşılıklı değiştirilen mendiller yine erkek ve kız evinde gelen
gidenin görmesi için sergilenir. Söz değişimi gecesinde kız
tarafı "tatlı geçim olsun" diye erkek tarafına
verilmek üzere bir tepsi de baklava hazırlar, bohçaya sarıp
mendille birlikte teslim eder.
Damat
kendi evinde tepsiyi açar, önce kendisi bir dilim yer, daha
sonra orada bulunanlara ikram edilir.Komşulara ve yakın akrabalara
bu baklavadan gönderilir.
Boşalan baklava tepsisi geri gönderilirken de içine gelin için
başta takı olmak üzere çeşitli hediyeler konur. Eskiden daha
çok elbiselik kumaşlar konurmuş. Tepsi yine bohçaya sarılmış
şekilde belirlenen bir akşamda kız evine getirilir. Yine bu
akşam kız evine bol miktarda ceviz "koz", "padem"
badem, fındık, fıstık, leblebi, kuru üzüm, kuru incir gibi çerezler
de getirilir. Ayrıca kızın arkadaşlarına verilmek üzere küçük
nikah şekerleri gibi hediyeler, biblolar da alınır. Çerezler
külahlar ya da küçük poşetler ile bütün köye dağıtılır.
|