|
Batı
Trakya Türk Azınlığı’nın sorunlarını sıralarken eğitim sorunu
birinci sıradaki yerini korumaya devam ediyor. Eğitim sorunu denince
de öğretmen sorunu tabi ki başta geliyor. Batı Trakya’da öğretmen
sorunu, Cunta döneminde açılmış olan Selanik Özel Pedagoji Akademisi
(SÖPA) ile başlamıştır. Türkiye Öğretmen Okulu mezunu
öğretmenlerimizin de tümü geçen eğitim ve öğretim yılı sonunda
emekliye sevk edilince, okullarımızdaki eğitim tamamen Selanik Özel
Pedagoji Akademisi mezunu öğretmenlere kaldı.
Selanik Özel Pedagoji Akademisi Cunta’nın bir kalıntısı olarak o
günlerden bugüne Eğitim Bakanlığı’na değil, Dışişleri Bakanlığı’na
bağlı olarak, eğitim fakültelerinin özelliklerini taşımayan bir
kurum olarak geldi. Azınlık okullarına Türkçe ders verecek öğretmen
yetiştirmek amacıyla kurulmuş ve o günden bugüne pek çok öğrenci
yetiştirmiş olan SÖPA’da Türkçe ders sayısı yok denecek kadar az.
Böyle bir akademinin nasıl öğretmen yetiştireceğine varın siz karar
verin… Batı Trakya Türk Azınlığı yıllardan beri SÖPA ile ilgili
endişelerini yetkililere aktardı, öğretmen sorununa bir an önce
çözüm bulunmasını istedi ancak yetkililer azınlığın bu talebini hep
duymazlıktan geldi. Aradan geçen 40 yılın ardından geçtiğimiz
günlerde SÖPA’nın geleceğinin tartışıldığı bir panelin düzenlenmesi,
hem de bu paneli Eğitim Bakanlığı’nın organize etmesi artık bir
şeylerin değişeceğini gösteriyor.
26
Haziran Cumartesi günü Rodop Valilik salonunda gerçekleşen panelde
devlet ve hükümet yetkilileri, akademisyenler ve azınlık
temsilcileri SÖPA ile ilgili düşüncelerini dile getirdi, çözüm
modelleri üzerinde tartıştı.
Toplantıda SÖPA’nın geleceği konusunda iki görüş üzerinde duruldu.
Bu görüşlerden biri SÖPA’nın tamamen kapatılması ve bunun yerine bir
üniversiteye bağlı eğitim fakültesi kurulması. Diğeri de SÖPA’nın
devam etmesi ancak eğitim kalitesinin yükseltilerek 4 yıllık fakülte
düzeyine getirilmesi. Ancak bu fakülteye azınlık mensupları yalnızca
azınlık öğrencilerinin alınması gerektiğini savunurken, çoğunluk
mensupları da yalnızca azınlık öğrencilerinin bu okullarda eğitim
görmesinin ayırımcılık olacağını ve dolayısıyla bu fakültede
çoğunluk öğrencilerinin de eğitim alabilmesini ve mezun olduklarında
azınlık okullarına tayin edilmeleri gerektiğini dile getirdiler.
Kısacası toplantıya katılanlar SÖPA’nın yetersiz olduğu konusunda
hemfikir. Üzerinde tartışılan konu SÖPA kapatılsın mı, yoksa eğitim
kalitesi yükseltilerek 4 yıllık fakülte düzeyine mi getirilsin.
Ben
SÖPA’nın kapatılması gerektiğini savunanlardanım. Kötü temellerin
üzerine yeni bir bina inşa etmek her zaman risklidir. Oysa sağlam
temeller atılarak sağlam bir bina inşa edilebilir. Geçmişi karanlık
ve olumsuzluklarla dolu SÖPA’nın ne kadar yenilenirse yenilensin,
eğitim kalitesi ne kadar yükseltilirse yükseltilsin hep geçmişi
hatırlanacak, geçmişin izleri kolay kolay silinemeyecek. En doğru
olan var olan bir üniversite bünyesinde Türkiye ve Yunanistan
arasında yapılacak işbirliği ile bir eğitim fakültesinin
kurulmasıdır. Bu eğitim fakültesinde de Türkiye ve Yunanistan’dan
akademisyenler görevlendirilmeli ve bu üniversitelerde yalnızca
azınlık mensubu öğrenciler eğitim görmeli ve mezun olduktan sonra da
azınlık okullarına Türkçe ders verecek öğretmenler olarak tayin
edilmelidir. SÖPA’dan mezun olmuş ve şu anda okullarımızda görev
yapan öğretmenlere yönelik de seminerler yapılmalıdır. Kaldı ki bu
öğretmenlerimizin Türkçe ders kitapları ile ilgili seminer talepleri
zaten vardı.
Dileğim, hükümetin bu konuda cesur adımlar atarak bu önemli
sorunumuzu biran önce çözüme kavuşturması.
Daha güzel bir geleceği paylaşmak dileğiyle…
İlknur HALİL
|