|
Yaklaşık altı ay önce gerçekleşen genel seçimlerde yüksek bir oy
oranıyla iktidara gelen PASOK Partisi, azınlık insanında yeni
ümitler doğurmuştu. İki dönem boyunca Yeni Demokrasi’den aradığını
bulamayan azınlık, PASOK Partisi’nin bir şeyleri değiştirip
düzelteceğine, var olan sorunları çözüme kavuşturacağına inanarak
tercihini PASOK’tan yana kullanmış ve sorunlarının çözümü için
adımlar atılacağına gerçekten inanmıştı. Sonuçta ne oldu? Durum
ortada… Yaklaşık altı aydır iktidarda olan PASOK hükümetinde
azınlığımız istediğini bulamadı. Yine kocaman bir hayal kırıklığı
yaşadı.
1923’ten beri ülkemizde iktidarlar çok değişti. Her gelen hükümet
bir takım yenilikler getireceğini, bazı şeylerin değişeceğini iddia
etti. Gelen sağ ve sol hükümetler bir takım köklü değişiklikleri de
beraberlerinde getirdiler çoğu zaman. Ancak tek değişmeyen devlet
politikası olan azınlık politikası oldu yıllardan beri. Uzun
yıllardır azınlık sorunlarının çözümü konusunda en ufak bir adım
atıldığını ben hatırlamıyorum. Azınlık temsilcileri yıllardır gerek
seçim öncesi, gerekse seçimler sonrası yeni hükümetlere azınlık
sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatıyorlar. Ancak tabir
yerindeyse bu anlatılanlar yetkililerin bir kulağından girip
diğerinden çıkıyor. Kısacası yıllardır hükümetler değişiyor,
bakanlar değişiyor, milletvekilleri değişiyor ama değişmeyen tek şey
azınlığımızın sorunları oluyor, azınlık politikası oluyor…
Geçtiğimiz günlerde azınlık eğitiminden de sorumlu olan Eğitim
Bakanlığı Kültürlerarası Eğitim Özel Sekreteri Thalia Dragona’nın
bölgemize gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı açıklamalar azınlık
politikasının yine bu hükümet zamanında da değişmediğini, kolay
değişmeyeceğini gösterdi bize.
Hatırlanacağı üzere yaklaşık bir ay önce Batı Trakya Türk Azınlığı
Danışma Kurulu’nun aldığı karar uyarınca “azınlık anaokulu” talebini
içeren metne seçimle iş başına gelmiş bütün azınlık temsilcilerinden
oluşan 211 kişi imza atmıştı. Milletvekilleri Çetin Mandacı ve Ahmet
Hacıosman da azınlık temsilcilerinin “azınlık anaokulu” talebini
Mili Eğitim Bakanı Anna Diamandopulu’ya iletmişti.
Azınlığın milletvekilleri, eski milletvekilleri, belediye
başkanları, nahiye başkanları, il ve belediye meclis üyeleriyle
nahiye meclis üyelerinden oluşan 211 kişilik azınlık temsilcisi,
Azınlığın yaşadığı bölgelerdeki mevcut anaokullarına Türkçe’nin
dahil edilmesini ve anaokulu bulunmayan azınlık bölgelerine de
azınlık anaokullarının açılmasını talep ederken, azınlığın
anadilinin de sadece Türkçe olduğunu vurguladılar.
Bunun ardından gelelim Azınlık eğitiminden de sorumlu olan Eğitim
Bakanlığı Kültürlerarası Eğitim Özel Sekreteri Thalia Dragona’nın
geçtiğimiz günlerde bölgemize gerçekleştirdiği ziyarete. Yaklaşık on
yıl “Müslüman Çocukların Eğitimi” programında çalışmış, azınlık
eğitimini çok iyi bilen, azınlık sorunlarını çok iyi bilen
Dragona’nın bölgemize gelmesi uzun süredir bekleniyordu. Bölgeye
gerçekleştirdiği ziyarette azınlık temsilcileriyle de görüşen
Dragona’nın azınlık eğitimi ile ilgili yapacağı açıklamalar da
merakla bekleniyordu. Ancak yapılan açıklamalar yine azınlık
cephesinde hayal kırıklığı yarattı.
Dragona basına “Anaokulda, anadil talebi gelirse, bakanlık buna
olumlu yaklaşacak ve her anaokulu farklı bir durum olarak ele
alınacak” şeklinde bir açıklama yaptı. Hükümetin iki dilli eğitime
sıcak baktığını ama bunun azınlık okulları statüsünde değil, devlet
anaokulları statüsünde olacağını belirtti. Yani iki dilli eğitimde
bir dil Yunanca olacak, diğer dil de Türkçe de olabilir, Pomakça da…
Kısacası azınlıkla ilgili kararlar alınırken kesinlikle azınlığın
görüşlerinin dikkate alınacağını dile getiren Sayın Dragona, bir
süre önce azınlık temsilcilerinin kendilerine ilettiği “azınlık
anaokulu” talebine rağmen değişen bir şeyin olmadığını bir kez daha
gösterdi bize. Kısacası her şey eski hamam, eski tas…
İlknur HALİL
|