|
HORLAMA NEDENLERİ VE
TEDAVİSİ
Horlama orta yaş üzerindeki erişkinlerin üçte birinde görülen ve
bazen ciddi sosyal ve tıbbi durumlarla sonuçlanan bir durumdur. Uyku
sırasında gevşemiş boğaz dokuları arasından geçen hava, titreşim
oluşturarak nefes alma sırasında ses oluşmasına neden olur. Derin
uykuda yumuşak damak, dil ve boğaz kasları gevşer ve hava geçişi
esnasında gevşek olan bu yapılarda titreşim oluşur. Havanın geçtiği
alanlar ne kadar dar ise horlama şiddeti o kadar artar.
Küçük dilin uzun olması,
büyük bademcikler, sarkık yumuşak damak, büyük dil kökü, burun
kemiğinin yan olması, burun etleri ve çocuklarda geniz etleri hava
yolunu daraltıp horlamaya neden olan en sık nedenlerdir. Ayrıca
fazla kilo boğaz çevresinde yağ dokusu artışı oluşturacağı için yine
havanın geçiş alanını daraltabilir. Alkol ve sakinleştirici ilaçlar
boğaz kaslarını gevşeterek horlamayı şiddetlendirir. Diğer horlama
nedenleri sinüzit, allerjiler, grip, boyundaki kist ve tümörler,
baş, boyun, geniz, ağız ve dil kökü kanserleri olarak sıralanabilir.
Horlama ciddi bir sorun mudur?
Horlayan kişi gece etrafındakileri
rahatsız eder, yatılı okullar, yurtlar gibi yerlerde alay konusu
olur, tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur.
Dinlenmeden geçirilen bir geceyi uykulu, yorgun ve verimsiz bir gün
izler, araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülür.
Bunların dışında tıbbi olarak da horlamanın kişinin kendisine
zararları vardır. Horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayanlara
göre daha sık görülür. Tıkayıcı uyku apnesi adı verilen durum,
kişinin uykusu esnasında 10 saniye süreyle solunumunun durması
olayıdır. Bu durumda kandaki oksijen seviyesi azalır, kalp daha
hızlı çalışır ve belli bir süre sonra solunum gürültülü bir şekilde
geri döner.
Horlayan hastalarda depresyon, sinirlilik, cinsel fonksiyon kaybı,
kilo alma, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, baş ağrıları, öğrenme
ve hafıza zorluğu, gün içerisinde uyuklama gibi sonuçlar doğabilir.
Uyku apneli hastalarda daha sık yüksek tansiyon, kalp büyümesi hatta
kalp krizi gözlenmektedir. Tedavi edilmeyen bu hastalarda kaza yapma
oranı normal kişilere göre 3 kat artmaktadır.
Ne zaman doktora başvurmalısınız?
Horlayan kişi horladığının farkında olmaz ama eşi veya evdeki diğer
kişiler bundan son derece rahatsız olur. Hastanın sağlığı açısından
horlamaya neden olan durumlar incelenmeli ve açığa çıkartılmalıdır.
Çocuklarda horlamanın nedeni genellikle büyümüş geniz etleri olup,
teşhisi sadece basit bir röntgen filmiyle konur ve hava yolunu ne
kadar tıkadıkları tespit edilir. Eğer çocuğunuz hasta olmadığı
günlerde horluyor, uykuda zorlanıyor veya aşırı terliyor, huzursuz
bir uyku uyuyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz doktoru tarafından
muayene edilmelidir. Hava yolunu aşırı derecede tıkayan geniz etleri
alınmadığı takdirde çocuğunuzda dikkat bozukluğu, dişlerde şekil
bozukluğu, akciğer ve kalp hastalıkları gibi çeşitli sorunlar
oluşacaktır.
Değerlendirme
1. derece: Horlama ancak kulak yüze yaklaştırılıp dinlendiğinde
duyuluyorsa,
2. derece: Yatak odasından duyuluyorsa,
3. derece: Kapı açıkken yatak odasının hemen dışından duyuluyorsa,
4. derece: Kapı kapalıyken yatak odasının dışından duyuluyorsa.
Horlamanın değerlendirilmesi ve incelenmesi muayene ile başlar.
Burundan nefes borusuna kadar, havanın geçtiği yerler incelenir ve
geçişi zorlaştıran neden olup olmadığı araştırılır. Bir sonraki
çalışma Uyku çalışması (Polisomnografi) uyku laboratuarında yapılır
ve uyku esnasında vücuttaki çeşitli fonksiyonlar ölçülüp apne
değerlendirilir.
Sizin yapabilecekleriniz
Fazla kilo horlamanın en sık sebebi olduğu için, kilo fazlalığı
durumunda zayıflayın. Kilo veren kişilerin yüzde 80’inde horlamanın
azaldığı veya ortadan kalktığı gözlenmiştir.
Uyurken yan yatın. Sırt üstü yatmak, dilin geriye doğru kaymasına
neden olur ve hava yolunu daraltır. Uyku sırasında yan konumdan sırt
üstü pozisyona geçmeyi engellemek için pijamanın bel kısmına tenis
topu dikilmesi pratik bir yol olup fayda sağlamaktadır.
Burun tıkanıklığına neden olan sorunlarınızı tedavi ettirin. Burun
kemiğinin yan olması, burun etlerinin büyük olması, alerji gibi
sorunlar gece burundan nefes almayı zorlaştıracağı için kişi ağızdan
nefes alır ve horlar. Bu kişilerde genellikle sabahları boğazda
yanma veya ağrı ve diken hissi vardır. Burun solunumu düzeltilmeden
yapılan yumuşak damak ameliyatları fayda sağlamaz.
Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçları kullanmaktan kaçının. Bu
maddeler merkezi sinir sisteminin kaslar üzerindeki kontrolünü
azaltarak boğaz kaslarında gevşemeye neden olur.
Uykudan 3 saat önce ağır yemek yemeyin.
Yatağınızın baş tarafını yükseltin.
Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara
süre tanıyın.
Tedavi
Yukarıdaki önlemlerle
horlama düzelmiyorsa doktorunuz aşağıdaki tedavi seçeneklerinden
birini önerebilir. Bu seçeneklerden hangisinin kullanılacağı
hastanın tercihine göre değil, hastanın gereksinimlerine göre
doktorun yapacağı seçimle belirlenir.
Damak ve küçük dile yönelik ameliyatlar: Yumuşak damak ve küçük
dilin yeniden şekillendirilmesi veya gerginliğin arttırılması
hedeflenir.
Yumuşak damak implantları: Gevşek yumuşak damağın solunum sırasında
titreşmesini engellemek için doku içine protez yerleştirilmesidir.
Radyofrekans cerrahisi: Radyo dalgaları etkisiyle yumuşak damakta
gerginleştirilmek istenen bölgeler hedeflenir. Lokal anestezi ile
uygulanabilen bir metottur.
Yumuşak damak enjeksiyonları: Radyo frenas sistemine benzer. Yumuşak
damak içine sertleştirici madde enjekte edilir.
Diş aparatları: Uyku esnasında hava yolunu açık tutmayı sağlayan
protezlerdir. Hastanın diş kalıbı alınarak o hastaya özel olarak
hazırlanırlar ve her gece uykudan önce ağza yerleştirilir.
Burun kanadı açıcıları: Burun kanatlarındaki gerginliğin azalması
ağızdan solunuma ve horlamanın şiddetlenmesine neden olabilir. Özel
cihazlar uykudan önce burna takılarak burun kanatlarının açık
tutulması sağlanır.
Burun kemiği yansa, burun etleri, büyük bademcikler ve küçük dilin
uzun olması durumunda da yine genel veya lokal anestezi ile cerrahi
yöntemler tercih edilir.
Cerrahinin hasta için çok riskli olduğu durumlarda veya hastanın
istememesi durumunda boğaza basınçlı hava veren maskeler kullanılır
(CPAP).
|