Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

SAĞLIK

 

Opr. Dr. Hakan Memet
Kulak Burun Boğaz
Hastalıkları Uzmanı
 

 

 

 
 

HORLAMA NEDENLERİ VE TEDAVİSİ


Horlama orta yaş üzerindeki erişkinlerin üçte birinde görülen ve bazen ciddi sosyal ve tıbbi durumlarla sonuçlanan bir durumdur. Uyku sırasında gevşemiş boğaz dokuları arasından geçen hava, titreşim oluşturarak nefes alma sırasında ses oluşmasına neden olur. Derin uykuda yumuşak damak, dil ve boğaz kasları gevşer ve hava geçişi esnasında gevşek olan bu yapılarda titreşim oluşur. Havanın geçtiği alanlar ne kadar dar ise horlama şiddeti o kadar artar.

Küçük dilin uzun olması, büyük bademcikler, sarkık yumuşak damak, büyük dil kökü, burun kemiğinin yan olması, burun etleri ve çocuklarda geniz etleri hava yolunu daraltıp horlamaya neden olan en sık nedenlerdir. Ayrıca fazla kilo boğaz çevresinde yağ dokusu artışı oluşturacağı için yine havanın geçiş alanını daraltabilir. Alkol ve sakinleştirici ilaçlar boğaz kaslarını gevşeterek horlamayı şiddetlendirir. Diğer horlama nedenleri sinüzit, allerjiler, grip, boyundaki kist ve tümörler, baş, boyun, geniz, ağız ve dil kökü kanserleri olarak sıralanabilir.

Horlama ciddi bir sorun mudur?
Horlayan kişi gece etrafındakileri

rahatsız eder, yatılı okullar, yurtlar gibi yerlerde alay konusu olur, tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Dinlenmeden geçirilen bir geceyi uykulu, yorgun ve verimsiz bir gün izler, araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülür.
Bunların dışında tıbbi olarak da horlamanın kişinin kendisine zararları vardır. Horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayanlara göre daha sık görülür. Tıkayıcı uyku apnesi adı verilen durum, kişinin uykusu esnasında 10 saniye süreyle solunumunun durması olayıdır. Bu durumda kandaki oksijen seviyesi azalır, kalp daha hızlı çalışır ve belli bir süre sonra solunum gürültülü bir şekilde geri döner.
Horlayan hastalarda depresyon, sinirlilik, cinsel fonksiyon kaybı, kilo alma, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, baş ağrıları, öğrenme ve hafıza zorluğu, gün içerisinde uyuklama gibi sonuçlar doğabilir. Uyku apneli hastalarda daha sık yüksek tansiyon, kalp büyümesi hatta kalp krizi gözlenmektedir. Tedavi edilmeyen bu hastalarda kaza yapma oranı normal kişilere göre 3 kat artmaktadır.

Ne zaman doktora başvurmalısınız?
Horlayan kişi horladığının farkında olmaz ama eşi veya evdeki diğer kişiler bundan son derece rahatsız olur. Hastanın sağlığı açısından horlamaya neden olan durumlar incelenmeli ve açığa çıkartılmalıdır. Çocuklarda horlamanın nedeni genellikle büyümüş geniz etleri olup, teşhisi sadece basit bir röntgen filmiyle konur ve hava yolunu ne kadar tıkadıkları tespit edilir. Eğer çocuğunuz hasta olmadığı günlerde horluyor, uykuda zorlanıyor veya aşırı terliyor, huzursuz bir uyku uyuyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz doktoru tarafından muayene edilmelidir. Hava yolunu aşırı derecede tıkayan geniz etleri alınmadığı takdirde çocuğunuzda dikkat bozukluğu, dişlerde şekil bozukluğu, akciğer ve kalp hastalıkları gibi çeşitli sorunlar oluşacaktır.
Değerlendirme
1. derece: Horlama ancak kulak yüze yaklaştırılıp dinlendiğinde duyuluyorsa,
2. derece: Yatak odasından duyuluyorsa,
3. derece: Kapı açıkken yatak odasının hemen dışından duyuluyorsa,
4. derece: Kapı kapalıyken yatak odasının dışından duyuluyorsa.
Horlamanın değerlendirilmesi ve incelenmesi muayene ile başlar. Burundan nefes borusuna kadar, havanın geçtiği yerler incelenir ve geçişi zorlaştıran neden olup olmadığı araştırılır. Bir sonraki çalışma Uyku çalışması (Polisomnografi) uyku laboratuarında yapılır ve uyku esnasında vücuttaki çeşitli fonksiyonlar ölçülüp apne değerlendirilir.
Sizin yapabilecekleriniz
Fazla kilo horlamanın en sık sebebi olduğu için, kilo fazlalığı durumunda zayıflayın. Kilo veren kişilerin yüzde 80’inde horlamanın azaldığı veya ortadan kalktığı gözlenmiştir.
Uyurken yan yatın. Sırt üstü yatmak, dilin geriye doğru kaymasına neden olur ve hava yolunu daraltır. Uyku sırasında yan konumdan sırt üstü pozisyona geçmeyi engellemek için pijamanın bel kısmına tenis topu dikilmesi pratik bir yol olup fayda sağlamaktadır.
Burun tıkanıklığına neden olan sorunlarınızı tedavi ettirin. Burun kemiğinin yan olması, burun etlerinin büyük olması, alerji gibi sorunlar gece burundan nefes almayı zorlaştıracağı için kişi ağızdan nefes alır ve horlar. Bu kişilerde genellikle sabahları boğazda yanma veya ağrı ve diken hissi vardır. Burun solunumu düzeltilmeden yapılan yumuşak damak ameliyatları fayda sağlamaz.
Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçları kullanmaktan kaçının. Bu maddeler merkezi sinir sisteminin kaslar üzerindeki kontrolünü azaltarak boğaz kaslarında gevşemeye neden olur.
Uykudan 3 saat önce ağır yemek yemeyin.
Yatağınızın baş tarafını yükseltin.
Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.
Tedavi

Yukarıdaki önlemlerle horlama düzelmiyorsa doktorunuz aşağıdaki tedavi seçeneklerinden birini önerebilir. Bu seçeneklerden hangisinin kullanılacağı hastanın tercihine göre değil, hastanın gereksinimlerine göre doktorun yapacağı seçimle belirlenir.
Damak ve küçük dile yönelik ameliyatlar: Yumuşak damak ve küçük dilin yeniden şekillendirilmesi veya gerginliğin arttırılması hedeflenir.
Yumuşak damak implantları: Gevşek yumuşak damağın solunum sırasında titreşmesini engellemek için doku içine protez yerleştirilmesidir.
Radyofrekans cerrahisi: Radyo dalgaları etkisiyle yumuşak damakta gerginleştirilmek istenen bölgeler hedeflenir. Lokal anestezi ile uygulanabilen bir metottur.
Yumuşak damak enjeksiyonları: Radyo frenas sistemine benzer. Yumuşak damak içine sertleştirici madde enjekte edilir.
Diş aparatları: Uyku esnasında hava yolunu açık tutmayı sağlayan protezlerdir. Hastanın diş kalıbı alınarak o hastaya özel olarak hazırlanırlar ve her gece uykudan önce ağza yerleştirilir.
Burun kanadı açıcıları: Burun kanatlarındaki gerginliğin azalması ağızdan solunuma ve horlamanın şiddetlenmesine neden olabilir. Özel cihazlar uykudan önce burna takılarak burun kanatlarının açık tutulması sağlanır.


Burun kemiği yansa, burun etleri, büyük bademcikler ve küçük dilin uzun olması durumunda da yine genel veya lokal anestezi ile cerrahi yöntemler tercih edilir.
Cerrahinin hasta için çok riskli olduğu durumlarda veya hastanın istememesi durumunda boğaza basınçlı hava veren maskeler kullanılır (CPAP).
 

|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131064