Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

BAŞLARKEN

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olan 29 Ocak 1988 ve 29 Ocak 1990’ın yıldönümü, Batı Trakya’da ve Batı Trakyalıların yaşadığı diğer ülkelerde düzenlenen etkinliklerle kutlandı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın; tek yumruk, tek yürek olarak 29 Ocak 1988’de gerçekleştirdiği eylem, azınlığımızın haksızlıklara DUR dediği günün yıldönümüdür. 1974 yılında Yunanistan’da Cunta dönemi sona erdikten sonra, ülkeye yeniden demokrasi gelmiş ancak Batı Trakya Türk Azınlığı’na uygulanan politikada bir değişiklik olmamıştı.

80’li yıllarda azınlık üzerindeki baskılar iyice artmıştı. Bırakın azınlık haklarını, en basit vatandaşlık hakları bile çok görülmekteydi o dönem azınlığa. Bardağın son damlası da etnik kimliğin inkarıyla taşmıştı. Azınlığın 1920’li ve 30’lu yıllarda kurduğu dernekleri, isimlerindeki “Türk” kelimesi nedeniyle kapatılmıştı. Gerekçe olarak da derneklerin isimlerinde bulunan ‘Türk’ sözcüğünün bölgede kargaşaya yol açabileceği ve yanlış anlaşılmalara neden olabileceği gösterilmişti. İsimlerinde ‘Türk’ kelimeleri var olan ve yıllardan beri bu şekilde faaliyetlerini sürdüren derneklerimiz bir anda nedense milli bir tehlike olmuş, haklarında kapatılma kararları verilmişti.
1987 yılında yüksek mahkemenin derneklerimiz hakkında verdiği kapatma kararı ve azınlığın 1988 Ocak ayında öğrendiği bu karar, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın o ilk kitlesel eylemini yapmasına neden olmuştu.

Haksızlıklar karşısında yıllarca sessiz kalmış ve ezilmiş Batı Trakya Türk Azınlığı o gün ayaklanarak, tüm baskılara karşı varlığını ve etnik kimliğini ispatlamak amacıyla her şeyi göze alarak, karşısına çıkan tüm engellere göğüs gererek genç yaşlı, kadın erkek yollara dökülmüştü. Azınlığımız o gün yüksek sesle Türk olduğunu, bu topraklarda insanca yaşamak istediğini haykırmıştı. 29 Ocak günü yapılan eylem, azınlığın ilk kitlesel eylemi olma açısından da son derece önemlidir.
29 Ocak 1988’den iki yıl sonra, 29 Ocak 1990 tarihinde hoşgörüden nasibini alamamış ırkçı bir kesim, bu kez Batı Trakya Türk Azınlığı’na ait yüzlerce işyerini kırarak yağmaladı. Azınlık gerek maddi, gerekse manevi olarak büyük zarara uğradı. Bu olay, azınlığa yönelik vandalizm olaylarıyla, Yunanistan tarihine bir kara leke olarak geçecektir.

İşte bu 29 Ocak’ların yıldönümü yazımın başında da belirttiğim gibi Batı Trakya’da, Türkiye’de ve Avrupa’nın değişik ülkelerinde yaşayan Türkler tarafından bir kez daha anıldı. Bir kez daha bugün geldiğimiz nokta üzerinde duruldu, bundan sonra izlenmesi gereken yol üzerinde fikir alışverişlerinde bulunuldu.
Evet, 29 Ocak 1988’in ardından yirmi iki yıl geçti. Bugün gelinen nokta nedir, azınlık olarak o günlerden bugüne nelerin değiştiğine şahit olduk?

Her şeyden önce bu kararlılık ve kitlesel eylemin ardından Batı Trakya Türk Azınlığı vatandaşlık haklarından bazılarına sahip oldu. Tabir yerindeyse bir nefes alabildi. Ancak her zaman dile getirdiğimiz gibi azınlık haklarında çözüm için en ufak bir adım atılmadı. Bırakın adım atmayı, geriye doğru gidildi. 1988’de eylemi doğuran süreç isimlerinde “Türk” ifadesi taşıyan derneklerin kapatılmasıyla başlamıştı. Bu gün geldiğimiz noktada ise pek bir değişiklik yok. Bu derneklerimiz hala isimlerindeki “Türk” kelimeleri nedeniyle yasaklı. Bugün yine isminde ‘Türk’ kelimesi olan dernekleri kurmamıza izin verilmiyor. Hatta içinde ‘Azınlık’ kelimesi geçen derneği bile kurmamıza izin verilmiyor. Müftülük, vakıflar, eğitim sorunumuz hergün katlanarak büyüyor. Azınlık ekonomik olarak hergün biraz daha çöküyor.

Azınlık haklarımıza kavuşabilmek için azınlığın davasına sahip çıkması, bu uğurda mücadele vermesi gerekmektedir. Unutmayalım ki birlikte hareket edersek, tek yumruk olabilirsek başarıya ulaşmamız her zaman daha kolay olacaktır.



İlknur HALİL

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131065