|
Yeni umutlar, beklentiler ve iyi dileklerle karşıladığımız 2010
yılının bu ilk günlerinde, geçtiğimiz yılı Batı Trakya Türk Azınlığı
açısından kısaca değerlendirmek istiyorum. 2009 yılı Batı Trakya
Türk Azınlığı için yine hayal kırıklıklarıyla dolu bir yıl oldu.
Batı Trakya Türk Azınlığı 2009 yılında azınlık sorunlarının çözümü
için bazı radikal adımların atılacağını, hızla büyüyen sorunlarının
çözümü için artık bir yerlerden başlanacağını umut etmişti. Ancak
Yunanistan hükümetleri yine azınlığın taleplerini duymazlıktan
geldi, azınlık hakları ile ilgili izlediği politikada ısrarcı
tutumundan vazgeçmedi.
Hatırlanacağı üzere, 2008’in ilk aylarında Vakıflar Yasası azınlığın
talepleri dikkate alınmadan, azınlığın tüm ısrarlarına rağmen
yasallaştırıldı ve 240 imam yasası 2009 yılına damgasını vuran
önemli olaylardan oldu. Azınlığın tüm tepkilerine rağmen Gümülcine,
İskeçe ve Dimetoka müftülüklerine bağlı olarak 240 din görevlisi
devlet memuru statüsü kazandı.
Eğitim sorunumuz büyümeye devam etti ve bu konuda çözüm için
azınlığımızın tüm çabalarına rağmen en ufak bir adım dahi atılmadı.
Yıl boyunca gündemin önemli maddelerinden biri olan anaokulları
meselesi hala netlik kazanmadı. Yani ilkokul öncesi zorunlu hale
getirilen anaokullarında azınlık çift dilli eğitim verilmesi yönünde
ısrar ederken, hükümet net bir açıklama yapmaktan kaçındı ve çok
kültürlü anaokulları olacağını açıklamakla yetindi. Okullarımızda
yaklaşık 40 yıldır görev yapan Türkiye Öğretmen Okulu mezunu
öğretmenlerimizden göreve devam eden son iki öğretmenimiz de bu yıl
emekliye sevk edildi. Okullarımız bundan böyle Selanik Özel Pedagoji
Akademisi’nden mezun olan öğretmenlerle eğitime devam edecek.
Etnik kimliğimiz ve bu kimliği ifade konusundaki sıkıntılar 2009
yılında da sorun olmaya devam etti. Eskiden “Türk” kelimesi sıkıntı
yaratırken buna şimdi “Azınlık” kelimesi de eklendi. İsimlerinde
bırakın “Türk” kelimesini, “Azınlık” kelimesi yer aldığı için “Evros
Azınlık Gençleri Derneği”nin, İskeçe’de Türklerin kurmak istediği
“Azınlık Sivil Toplumu Destekleme Derneği”nin, “Güney Meriç Azınlık
Kültür ve Eğitim Derneği”nin isimlerindeki “Azınlık” kelimesi
nedeniyle kuruluşlarına izin verilmedi.
Müftülük ve vakıflar konusunda da sorunlarımız ayni. Bu
sorunlarımızın çözümü için Yunanistan tarafından en ufak bir adım
dahi atılmadı.
Diğer taraftan dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizin etkileri
bölgemizde de hissedilmeye başlandı. Tarımda yaşanan olumsuzluklar,
tütün, mısır ve pamuk fiyatlarının düşmesi, teşvik primlerinin
kademeli olarak kesilmeye başlanması, bölgedeki kapanan fabrikalar
ve işlerine son verilen işçiler, bunlara bağlı olarak esnafın
işlerinin durgunluğu 2009’u ekonomik olarak kötü kapatmamıza neden
oldu.
Bu arada 2009 Batı Trakya’da fanatizmin tırmandığı bir yıl oldu.
Kutsal mekanlarımız olan camilerimize yönelik saldırılar 2009’da
artarak devam etti. Batı Trakya Türk Azınlığı ve azınlığın seçmiş
olduğu liderleriyle kurum kuruluşlarımız aleyhine karşı başlatılan
azınlık karşıtı propaganda ve hareketler 2009’da azınlığımızı
oldukça huzursuz etti.
Tüm bu olumsuzlukların yanında yeni yılın ilk günlerinde, Türkiye
Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül’ün açıklamaları Batı Trakya Türk Azınlığı’nı son derece mutlu
etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,
yaptıkları açıklamalarda Heybeliada Ruhban Okulu’nun faaliyete
geçmesi için Batı Trakya şartını koydular. Bu açıklamaların, ardı
ardına anavatanın en yetkili kişileri tarafından yapılması Batı
Trakya Türk Azınlığı için son derece önemli ve tarihi bir olay.
Türkiye’deki yetkililer Ruhban Okulu’nun açılabilmesi için Lozan
Antlaşması çerçevesinde Batı Trakya Türklerinin haklarının iade
edilmesi şartını daha önce de dile getiriyorlardı. Ancak böyle bir
açıklamanın hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan tarafından yapılmış
olması, bu konuda Türkiye’nin tavrını net bir şekilde ortaya
koyduğunu gösteriyor. Bu açıklamalar yıllardır sorunlarının çözümü
için mücadele eden Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından büyük bir
mutluluk ve memnuniyetle karşılandı.
Dileğimiz 2010 yılının Batı Trakya Türklerinin sorunlarının çözüme
kavuşacağı bir yıl olması.
İlknur HALİL
|