Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

BİZİM KÖYLERİMİZ 38

Efrahim HALİL
Öğretmen


 

 

IRCAN (AĞIRCAN) – I -

Sevgili okurlarım; bu ay geçmişi 700 yıl öncesine (Şaman Türklerine) kadar uzanan Ircan (Arizvi) köyündeyiz.
Gümülcine - Dedeağaç anayol üzerinde; 17. kilometrede olan Ircan (Ağırcan) köyü; Gümülcine’nin kuzey doğusunda Kocaçay ve Uzunoluk çaylarının suladığı uçsuz bucaksız ovaya sahip bir köyümüzdür.

KÖYÜN TARİHÇESİ

Ircan; bugünkü yerleşiminin 1 kilometre güney batısında yer alan, bugün “Örenler” adıyla söylene gelen ve asıl adı “Ölenler” olan yöreye “Ağırcan” adı ile Ircan köyünden yaklaşık 200 yıl önce kurulmuştur. Şaman Türkleri “kıran” denilen hastalık nedeniyle bir kısmı bugünkü Karacaoğlan, bir kısmı da bugünkü “Ircan” köyünün temellerini atmışlardır. Bugün Ircan köyünün Merkez Camii, Çarşı Camii adı ile söylenmektedir. Ircan köyünün o bölgelere kadar uzanan geniş bir alanı kapladığı bugünkü kalıntılarla doğrulanmaktadır. Bu yörelerde var olan; fırın, hamam, dükkan, mezar kalıntıları bu varsayımları doğrulamaktadır. “Ölenler” (Örenler) yöresindeki mezar taşlarında da Ağırcan köyündeki Şaman Türklerinin yaşam izlerine halen rastlanmaktadır. Bugünkü Ircan köyünün geçmişinin 600-650 yıl öncesine dayandığı rivayet edilmektedir. Çarşı Camii çevresinde halen var olan mezar taşları bu söylemleri doğrulamaktadır. Ancak ne yazık ki kimliği belirsiz kişiler tarafından o günlere ait olan bu mezar taşlarından birçoğu yok edilmiş, pek azı söylediklerimize şahitlik etmektedir.
Köy, “Ağırcan”ın devamı olup kısaltılarak 600 yıldan bu yana “Ircan” olarak söylenmeye başlanmıştır.
Köy adı ikinci bir rivayete göre; Ağırcan’dan ayrılıp yeni bir yerleşim yeri yaratarak yeni köylerini eski köylerinin durumuna getireceklerine söz veren köy halkı, yeni yerleşimin adına “İrca” adını vermişlerdir. İrca Arapçada (eski dilde) yeniyi eski duruma indirgemektir.
Zamanla “İrca”nın “Ircan” olarak söylene geldiği anlatılmaktadır.
Ağırca’nın “Ölenler” (Örenler) yöresi haline geldikten sonra yöre 4,5 metrelik büyük taşların gölgelediği ve bir taşın gölgesinde 50-100 baş koyunun güneşten korunduğu ölüler kenti olmuştur. Bu kasabadan ayrılan 7 aile bu günkü Ircan’ın ilk çekirdek aileleri olmuştur.
O günkü “Ağırca” köyünün mezarlıkları bugünkü muhacir (Rum) Ircan mahallesinin hemen kuzey doğusunda olup, ilk mezarlıklarının 5-6 dönüm olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kullanılan mezar taşları da Şaman Türklerinin kullandığı taşlardır.

BUGÜNKÜ IRCAN

Bugünkü “Ircan” köyü Gümülcine - Dedeağaç ana asfalt yolunun 17. kilometresinde bir yerleşim yeridir. Köy ana asfaltla, 88 yıl önce kurulmuş muhacir - Rum mahallesi ile ayrılmıştır.

Muhacirler; Konya, Tekirdağ, Tepeköy, Şarköy ve Mürefte’den mübadele ile getirilmiş o gün devlet eliyle o yöreye 50 aile olarak yerleştirilmişlerdir.
Bugün bu muhacir mahallenin gençleri Trakya’da yerel yönetim ve kamu görevlileri olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. İlk 50 aile olan mahalle daha sonra 150 aile olmuş, bugün de köyde yalnızca 20 – 30 aile kalmıştır.
Muhacir mahallesi sakinleri, devletin sağladığı imkanlarla yurtdışına giden ve zor durumda olan ailelerin yaklaşık 4000 dönüm arazisini satın alarak bugün köyün zengin arazi sahipleri olmuşlardır.
Bu zenginlik içinde ve yaşam seviyeleri iyi olan bu muhacir ailelerin çocukları da iyi bir öğrenim görerek bugün önemli makamların sahibi olmuşlardır.
Ana asfaltın kuzeyine geldiğimizde yılların ağaları fakirleştikçe fakirleşmiş ve yurt dışına, yurt içine göç etmek zorunda kalmışlardır.
Köyün 700 yıl öncesi 7 aile olarak Karşı Camii çevresindeki yerleşimi, bugün geniş bir yerleşimle 500-550 aileye ulaşmış olup nüfusu 1500 civarındadır.
Kocaçay’ın (Filyuri) suladığı uçsuz bucaksız (7000-8000 dönüm) çok verimli topraklar üzerinde geçimlerini topraktan sağlamak için yıllar yılı çalışmış ve çalıştırılmışlardır. Bu gün bu topraklarının işçileri olmuşlardır.
Köy Avrupa’nın çeşitli ülkelerine 150-170 aile civarında göç vermiş, ancak 20-30 aile göç almıştır.
Köyün çekirdek aileleri; Ömerağalar, Mehmetağalar, İsmailağalar, Nasuhağalar, Mete - Kahveci Ahmetoğulları, Hacı Ahmetoğulları, Hacı İsmailoğulları, Arap Hüseyin ve Çakır Hüseyinler’dir.
Köy halkı genellikle tarıma bağımlı olup ziraatla uğraşmaktadır. Pamuk, tütün, pancar, tahıl, salça domatesi, ayçiçeği, fasulye, nohut, mısır ziraatı yanı sıra, 100-150 aile tütün ve 30-40 aile de seracılık yaparak geçimlerini sağlamaktadır.

Zirai ürünler istenilen yaşamı sağlamadığından köy halkı bugün geçim sıkıntısı içindedir. Bu nedenle bugün köy gençliği geçimini sağlamak için yurt içi ve yurt dışına giderek köyünden ayrılmak zorunda kalmıştır.
Köyden göç eden 150 aile ve şu anda köyde ikamet eden bazı aileler çeşitli nedenlerle topraklarını satmak zorunda kalmışlardır. Bu toprakları çevre köylerdeki (Hacımustafaköy, Ircan, Çarbaşköy ve Lefeciler) muhacirler satın almıştır.
Köy halkı, Rum göçmenlerle uzun yıllardan beri iyi ilişkiler içinde yaşamış, her zor ve iyi günlerini paylaşmışlardır.

Köyün göçmen mahallesinde modern yapılar yer alırken, devletin tüm imkanlarından sınırsız yararlanan bir toplum varken, diğer tarafında; halen kerpiç yapıları, dökülen çatılara ilave edilen teneke yamalar, teneke duvarlarla gün günden fakirleşen bir toplum yaşamaktadır.
Dünkü kendi arazilerini kiralayan, tüm kazancını kiraya veren, kıt kanaat geçinen toplum bugün ekonomik bir çıkmazın içindedir. Köyde yılda ortalama kişi başına gelir 1500-2000 Euro civarındadır.
Uçsuz bucaksız ovanın suyunu kullanarak ürünlerini daha da çoğaltmak isteyen köy halkı ilgililerden ovaya, elektrikten yararlanmak için yeterli sayıda hattın döşenmesini beklemektedir. Susuz üretim bugün yapılan harcamaları karşılamamaktadır.
Köyde tütün üretimi oldukça azalmış, 100 ailenin uğraş verdiği tütün üretimi yalnız 80 ton civarındadır. Bunun yerine alternatif ürün üretimi için teşvik bekleyen gençlik, son yıllarda havyacılığa el atmıştır. Bugün köyde bir – iki aile büyük baş, 15 – 20 aile de küçük baş hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır. Bu arada köyde iki aile de kümes hayvancılığı ile uğraşmaktadır.

Köyde son yıllarda, seracılığa soyunan gençlik beklenen ilgi ve yardımı yetkililerden bulamamış, küçük çapta kendi imkanları ile açıkta ve seralarda 15 – 20 aile fide ve sebze yetiştirmektedir.
Yine köyde tarım araçları tamir atölyeleri, market, kahvehane, benzin istasyonu, fırın, demir doğrama, marangoz, elektrikçi, veteriner, diş doktoru, muhasebe, büroları bulunmakta bazı aileler de geçimlerini bu işlerle sağlamaktadır.
Köy halkı içme suyunu 1970 yılına dek yakından geçen çayın varlığı nedeniyle, açılan özel kuyu ve tulumbalardan sağlamıştır. 1970’ten sonra belediyenin katkısı ile köyün içme suyu modern artezyenlerden sağlanmıştır.
Köyün arazileri; Koca ova, Uluyollar, Uzun sokak, Taşlıklar, Dükkan tarlalar, Örenler (Ölenler), Ayıtlı dereler, Azmaklıklar, Şeytan dereler, Dobur gölü, Hendeklik, Kiremitlik, Şol koru, Baklalık, Top korular, Ayazma adları ile isimlendirilmiştir. Bugün bu adlar halen kullanılmaktadır.
Köyün Lefeciler - Ambarköy ve Ircan üçgeninde 300 dönümlük otlağı (Ayazma) halen kullanılmaktadır.

Köy; Aşağı mahalle, Orta mahalle, Yukarı mahalle olarak üç mahalleden oluşmaktadır. Her mahallede kullanma ve içme suyu için ortak mal olan kuyular vardır. Köyün I. okulu ve mescidi orta mahallededir.

KÖYDE EĞİTİM

Köyde iki okulda dörder eğitimci ile Türkçe, Yunanca eğitim ve ek İngilizce dil eğitimi yapılmaktadır. Birinci okulda 21, ikinci okulda 25 öğrenci eğitim görmektedir.
İkinci okul; Çarşı Camii külliyesinde geniş bir alanda iki dershane ve çok küçük bir yazıhaneden oluşan küçük bir yapıdır. 1952 yılında inşa edilmiş ve sonradan yanına küçük odalar ilave edilmiştir. Ancak bu ekler okulun bahçesine sınır olan ve “ölüm gölü” olarak adlandırılan 3 metre derinlikte pis su akıntılarının biriktiği, koku saçtığı gölün kenarında bulunmaktadır. Köy halkı bu nedenle her yıl onlarca çocuğun hastalandığını dile getirmektedir.

Köyün birinci okulu 1952 yılından sonra inşa edilmiştir. Orta mahallede ana yol üzerinde, mescitle iç içe inşa edilmiş bir binadır. Bu okulda da 21 öğrenci dört eğitimci ile tam gün eğitim görmektedir.
Köyün geçmişine ve nüfusuna bakılınca üniversite, yüksek ve orta öğretim görmüş gençlerin sayısı nüfusa oranla çok azdır.

Köyde üniversite bitirmiş meslek sahibi; 1 mimar, 2 muhasebeci, 4 veteriner, bir çocuk doktoru, 2 eczacı, 1 fizik tedavi uzmanı, 1 bilgisayar mühendisi, 7 öğretmen, 2 işletme fakültesi mezunu vardır.
Bu gün orta öğretime devam eden 10-12 öğrenci bulunmaktadır.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131064