|
T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç’ın Eşi
Esin SARNIÇ:
“Sizleri tanıdıkça bölge halkının ve özellikle kadınların ne kadar
köklü bir kültürel donanıma sahip olduklarını görüyor ve bundan
mutluluk duyuyorum.”
Yaklaşık bir yıldır Gümülcine’de görev yapan başarılı
Başkonsolosumuz Mustafa Sarnıç’ın eşi Esin Sarnıç, bölgemizde
gerçekleştirdiği etkinliklerle ilklere imza attı.
Çocuklarının eğitimi nedeniyle Türkiye’de yaşayan ancak tatillerde
Yunanistan’a gelebilen Esin Sarnıç, çok kısa sürede önemli
etkinliklere imza atarak, halkın sevgisini kazanmayı başardı.
Esin Sarnıç’a bölgemizi, Batı Trakya Türk kadınını, gerçekleştirdiği
etkinlikleri, gelecekle ilgili planlarını sorduk.
Oldukça bilgili, kültürlü ve ileri görüşlü bir bayan olan Esin
Sarnıç’la gerçekleştirdiğimiz sıcak ve samimi sohbeti sizlerle
paylaşıyoruz…
Sayın Esin Sarnıç, yaklaşık bir yıldan bu yana Batı Trakya’da
bulunmanıza rağmen, bölge halkıyla sıcak ilişkiler kurarak neredeyse
tüm köylerde, özellikle bayanların sevgisini kazanarak oldukça
sevilen ve özlenen bir kişi oldunuz. Bu sevgi bağı nasıl oluştu?
Bildiğiniz gibi yaklaşık bir yıldır Batı Trakya’dayım. Çocuklarımın
eğitim durumu nedeniyle daha çok Türkiye’de bulunmak zorunda
kalıyorum. Ancak mesafenin yakınlığı buraya her fırsatta gelmeme
olanak tanıyor. Sorunuzun içinde yer alan nazik görüşleriniz için
şükranlarımı sunarım. Tabii uzun yıllardır değişik Balkan
ülkelerinde bulunmamız, ister istemez bir birikim sağlıyor. Bölgede
yaşayan halkların yaşam biçimleri ve kültürel değerleri hakkında bir
kanaat oluşuyor. Ben de burada bildiklerimi, gördüklerimi ve
gözlemlerimi sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Sizleri tanıdıkça
bölge halkının ve özellikle kadınların ne kadar köklü bir kültürel
donanıma sahip olduklarını görüyor ve bundan mutluluk duyuyorum.
Eşinizin görevi nedeniyle Batı Trakya’ya geldiğiniz günden bu yana
çok önemli etkinliklere imza attınız, Batı Trakya’da ilkleri
başardınız. Önce belli aralıklarla Batı Trakya’nın değişik
köylerinde yaşayan bayanları verdiğiniz davetlerle bir araya
getirdiniz. Bu etkinlikleri biraz anlatır mısınız bu fikir nasıl
doğdu, burada amacınız neydi, amacınıza ulaşabildiniz mi?
Bölge halkı geniş bir alana yayılmış durumda. Demircik’ten
Kezören’e, Küçük Öksüzlü’den, Ruşanlar’a kadar birçok köyde yaşayan
bayanları ziyaret etmeye çalışıyorum. Ancak herkesi tek tek tanımama
olanak bulunmadığına göre, en pratik çözüm olarak belirli
aralıklarla bölgedeki en ücra köylerde yaşayan bayanları bir araya
getirmeye çalıştım. Herkese ulaşamasam da bunda büyük ölçüde
başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bu tür etkinlikleri ileride de
sürdürmeyi düşünüyorum.
Bunun yanı sıra bölgedeki yerel yöneticilerin ve idarecilerin
eşleriyle de görüşmeyi ihmal etmiyorum.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle ilk defa Batı Trakya’da geniş
çaplı bir etkinlik düzenlendi ve Batı Trakya’da tüm derneklerin
kadın kolları ve kadın derneklerinin katılımıyla oldukça kapsamlı
bir kadınlar günü düzenlendi. Bunun da baş mimarının siz olduğunu
biliyoruz. Bize bu etkinlikten de biraz bahseder misiniz?
Kadın derneklerinin belirli dönemlerde bir araya gelerek ortak
projeler üretmelerini önemsiyorum. 8 Mart da bu fırsatın
kullanılabileceği önemli günlerden… Kadın derneklerinden oluşan
platformun desteğiyle –ki her birinin başkanına şükranlarımı sunarım
- kadınlar günü etkinliği düzenlendi. Çok da iyi oldu, herkes memnun
kaldı.
Ayrıca, “Batı Trakya Kadın Platformu”, ülkemizdeki sivil toplum
kuruluşlarının da desteğiyle, 17 – 18 Mart tarihlerinde “Geleneksel
Türk Kıyafetler Sergisi” açtı ve etkinlik çerçevesinde “Kadın
Hakları” konulu bir konferans düzenlendi. Bu da bence çok önemli bir
etkinlikti. Özellikle Hülya Koçyiğit’in büyük bir ilgi odağı
olduğunu hepimiz gördük.
Gerek yurtiçine gerekse yurtdışına Batı Trakyalı bayanların
düzenlediği gezilere katıldınız, bu gezilerin düzenlenmesi için de
bizzat çalıştınız. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Buraya geldiğimde, özellikle bölge halkının Balkanların
güzelliklerini görmek ve bölge halklarıyla tanışmak için gezi
düzenlemelerinin çok faydalı olacağını düşündüm ve bunu buradaki
tanıdıklarıma söyledim. Sonuçta yapılan hazırlıklardan sonra gezi
düzenlendi. Ohri’de, Üsküp’te, Prizren’de çok güzel günler geçirdik.
Kültürel değeri çok büyük bir gezi oldu bence, geziye katılanlar çok
memnun kaldılar. Ayrıca biz de ziyaret ettiğimiz insanlara moral
verdik.
Geçtiğimiz günlerde Batı Trakya’da kadınlar bir ilki
gerçekleştirerek bir kermes düzenledi. Sanıyorum bu fikir sizden
çıktı. Kermesi biraz anlatır mısınız bize. Bu fikir nasıl doğdu?
Bölgenin zengin kültürel birikimini tanımanın bir yolunun da kermes
düzenlemekten geçtiğini düşündüm ve bu fikrimi arkadaşlarımla
paylaştım. Kadın dernekleri platformunun da bu öneriye olumlu
yaklaşması sonucunda işe başladık. Kadınların kermese desteği büyük
oldu. Yaz ayları boyunca geceli gündüzlü nasıl çalıştıklarını bizzat
gördüm ve takdir ettim. Kermese Türkiye’den mütevazı da olsa destek
geldi. BTTDD İstanbul ve Bursa şubeleri, Edirne Valiliği ve kimi
şahsi katkıları unutamam ve hepsine şükran borçluyum.
Kermesi düzenleme fikrinin oluşmasından düzenlenme aşamasına kadar
çok yoruldunuz, çok çalıştınız bu süreci de bize anlatır mısınız?
Bu projede herkesin emeği var, bunu belirtmeliyim. Gümülcine
Başkonsolosluğundaki görevli memurların eşleri, kadın dernekleri
platformunun üyeleri, yerel yöneticiler, müftülükler, köylerde göz
nuru döken bayanlar, herkes canla başla çalıştı. Dolayısıyla ben
kermesi hepimizin ortak başarısı olarak görüyorum.
Gerek azınlık gerekse çoğunluk halkı ve özellikle bayanlar bu
kermese nasıl yaklaştılar, nasıl katkıda bulundular?
Kermeste sergilenen ürünler zaten bu sorunuza yanıt vermiyor mu? El
işlerinin, yemeklerin nasıl yoğun bir talep oluşturduğunu hep
birlikte gördük. Çoğunluk/azınlık demeden herkes kermese geldi. İlgi
çekti. En önemli husus bunun Gümülcine şehir parkında yapılması
oldu.
Kermese katılım sizi memnun etti mi, beklediğiniz ilgi oldu mu?
Bence amaca ulaşılmış ve büyük bir başarı elde edilmiştir. Bunda tüm
bayanların katkısı vardır. Adlarını buraya sığmayacakları için
sıralayamıyorum, ama onların kimler olduğunu herkes biliyor zaten.
Kermesten elde edilen gelirin Gümülcine devlet hastanesine
bağışlanmasına nasıl karar verildi?
Bence kermesin amacına ve ruhuna uygun bir karar oldu. Bundan daha
yüce bir amaç düşünülemezdi. Neticede yapılacak hayır tüm halkın
yararına olacaktır.
Kermesi tekrarlamayı düşünür müsünüz?
Buna tabii öncelikle sizler karar vereceksiniz. Bence bunun
geleneksel bir hale getirilmesinde yarar var. Ama bunun için
hazırlıklara zamanlıca başlamak gerekiyor.
Bundan sonra değişik etkinlikler gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz?
Ya da ne gibi etkinlikler gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz?
Bölgenin yemek kültürünün tanıtılmasını sağlayacak etkinlikler
düzenlenmesi yararlı olur diye düşünüyorum. Belki sizin de öncülük
edeceğiniz bir yemek yarışması düzenlenebilir. Ayrıca
sosyal ve kültürel içerikli gezilerin sürdürülmesi de önemlidir.
Bayanlar için düzenlenen kursların başarılı olmasını diliyorum.
Sizin gözünüzle Batı Trakya Türk kadınını bize anlatır mısınız?
Batı Trakya kadını son derece dinamik, sosyal ve kültürel hayatın
tam ortasında yer alıyor. Fedakarlık yapmaktan ve elindekini
paylaşmaktan asla kaçınmıyor. Sahip olduğu değerlere bağlı ve bu
değerleri yüceltmeye çalışıyor.
Yaklaşık bir yıldır buradasınız, Batı Trakya’yı neredeyse bir Batı
Trakyalı gibi tanıdığınızı düşünüyoruz. Peki nasıl buldunuz Batı
Trakya’mızı. Buraya gelmeden önce gözünüzde nasıl bir Batı Trakya
canlanıyordu, gelince neler gördünüz?
Bu kadar dinamik ve canlı bir topluluk görmek bizim için mutluluk
verici doğrusu. Sizleri tanıdıkça, sizlerle daha da kıvanç
duyuyoruz. Üsküp’te, Ohri’de,
Priştine’de, Prizren’de de dostlarım olmuştu. Sizler benim bu
çevreme büyük zenginlik kattınız, hepinize şükran borçluyum.
Bunların dışında ben müsaade ederseniz farklı bir soru sormak
istiyorum. Böylesine önemli başarılara imza atan Esin Sarnıç kimdir,
nasıl zaman geçirir, boş zamanında (varsa ki olacağını biz
sanmıyoruz), neler yapar?
Oldukça mütevazı bir yaşantımız var. Ankara’da çocuklarımla
ilgileniyorum. İki çocuğum da öğrenimlerinin en hassas dönemindeler
şu anda. Tabii değişik sosyal ve kültürel içerikli etkinliklere
katılıyorum. K.Maraş doğumlu olmam dolayısıyla Anadolu coğrafyasını
ve kültürünü tanıdığımı düşünüyorum. Örneğin yemek konusunda belirli
bir iddiam vardır. Eşimin Bursalı olması bana Ege ve Marmara
mutfağını da tanıttı.
“Her başarılı erkeğin arkasında bir başarılı kadın vardır” sözünün
doğruluğuna sizi tanıdıktan sonra bir kez daha inandık biz Batı
Trakyalı bayanlar. Mustafa Sarnıç gibi başarılı bir diplomatımızın
arkasında sizin gibi bir eşinin olması kesinlikle büyük bir şans.
Biz size çalışmalarınızda sınırsız başarılar diliyoruz ve iyi ki
sizi tanıdık, iyi ki Batı Trakya’da bu güzellikleri sizin sayenizde
yaşadık, keşfettik. İyi ki varsınız, iyi ki bizimle birliktesiniz
diyoruz…
Teşekkür ediyorum, elimden geldiğince katkımı sunmaya çalışacağım.
|

|