|
Yunanistan’da seçim heyecanının yaşandığı günlerde yeni eğitim ve
öğretim yılı da Batı Trakya’da yine sorunlarla başladı. Seçimin tüm
heyecanıyla yaşandığı günlerde Azınlığımız bu yıl anaokulu sorunuyla
karşılaştı ilk olarak.
Hatırlanacağı üzere; 21 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede
yayınlanan 3518 / 2006 sayı ve tarihli kanunda;
“Anaokullarında eğitim iki yıldır ve bunlara 31 Aralık tarihinde 4
yaşını dolduranlar kayıt olur. 3 Aralık tarihinde 5 yaşını
dolduranlar için bu eğitim mecburidir.” deniyordu.
21 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayınlanan bu kanuna göre,
anaokulu eğitimi 2007 – 2008 eğitim ve öğretim yılı başında kanunen
zorunlu hale getirildi.
Hükümet bütün Yunanistan genelinde uygulanacak bir yasayı çıkarırken
Yunanistan’da yaşayan azınlıkla ilgili hiçbir ayrıntıya yer vermedi,
burada yaşayan ve anadili Türkçe olan bir azınlığın durumunu
görmezlikten geldi. Yunanistan’da sadece Yunancanın konuşulmadığını,
anadili Türkçe olan insanların da yaşadığını ve Lozan Antlaşması
hükümlerini Yunanistan bir kez daha gözardı etti.
Yeni eğitim ve öğretim yılı başladığında da, eğitime başlayacak olan
bu anaokullarında azınlığın tepkisi üzerine hükümet yine farklı bir
çözümle azınlığın karşısına çıktı. Buna göre; Yunanistan’ın herhangi
bir üniversitesinin anaokulu öğretmenliği bölümünden mezun olan
Yunanlı öğretmenler bu okullara öğretmen olarak tayin edilecek.
Ancak aynı okulu bitiren Batı Trakya Türk Azınlığına mensup
öğretmenler de bu okullarda yalnızca sözleşmeli tercüman olarak
çalışacak. Yani Türk öğretmenler Türkçe eğitim vermeyecek, yalnızca
çocukların anlamadığı kelimeleri tercüme edecek.
Azınlığın bu olaya da gösterdiği tepki sonunda tam da seçim
kargaşasının olduğu günlerde bu anaokulları eğitime başlamadı. Ancak
seçimlerin hemen ardından geçen hafta Sirkeli Belediyesi’ne bağlı
Satıköy’e inşa edilen anaokulunda yine azınlığımız ciddi bir sorunla
karşılaştı. 20 Ekim Salı günü, Ircanasar köyünde görev yapan Yunanlı
anaokul öğretmeni, Domruköy ve Satıköy’den Ircanasar devlet
anaokuluna devam eden beş azınlık çocuğunu velilerin haberi olmadan
Satıköy’deki seçim öncesi açılan anaokuluna getirip eğitime başlamak
istedi. Olayı öğrenen köylülerin ve yetkililerin girişimiyle
şimdilik olay kapandı. Ama sorun bana göre yalnızca ertelendi…
Seçim heyecanı yaklaşık bir ay önce bitti, azınlık seçimlerde
görevini yaparak, bu kez sorunlarının çözüme kavuşacağını umut
ederek PASOK Partisi ve Yorgo Papandreu’ya güvendiğini verdiği
oylarla ispatladı. Yeni hükümetin kurulmasıyla kangrenleşmiş azınlık
sorunlarının çözüme kavuşması yönünde beklentiler arttı. Azınlığın
hiç zaman kaybetmeden çözüme kavuşmasını beklediği sorunlarının
başında da eğitim sorunu geliyor.
Azınlık Rodop ve İskeçe ilinden geçen dönem de meclise gönderdiği
milletvekillerine bu kez daha çok oy vererek, iktidar partisinden
milletvekili seçerek onlara güvenini gösterdi. Bundan böyle
azınlığımızın rekor düzeyde oy vererek iktidar partisinden seçtiği
milletvekillerine çok önemli görevler düşüyor. Bu milletvekillerimiz
geçen dönem olduğu gibi “İktidar partisinden milletvekili değiliz,
bu sorunları çözüme kavuşturacak gücümüz yok” deyemeyecek. Azınlık
onlardan ciddi anlamda görev bekliyor. Özellikle artık sorunlar
yumağı haline gelmiş eğitim sorunumuzun çözümü için
milletvekillerimizin ciddi anlamda çalışmaları, cesur adımlar
atmaları gerekmektedir. Soru önergeleriyle bu işin olmayacağını,
ciddi anlamda bir şeyler yapmaları gerektiğinin milletvekillerimiz
sanırım farkındadır. Sorunun üzerine gitmeyip beklemek gelecekte
daha ciddi sorunları beraberinde getirecektir. Zaman harekete geçme
zamanıdır. Zaman çözüm için çalışma zamanıdır. Zaman verilen
sözlerin yerine getirilmesi için çalışmaya başlama zamanıdır.
PASOK iktidarının Yeni Demokrasi iktidarından farklı olacağını,
cesur adımlar atılacağını umut ediyor ve bekliyoruz.
Daha güzel günleri paylaşabilme dileğiyle…
İlknur HALİL
|