Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

SÖYLEŞİ


Söyleşi: İLKNUR HALİL

 


Ödüllü Şef Özhan Us’la,
mesleği ve yemek üzerine konuştuk…



Zorlu Holding’e bağlı Zorlu Tekstil bünyesinde faaliyet gösteren ve büyük ilgi gören Z CAFE’nin ödüllü şefi Özhan Us ile, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda Türk mutfağını sergilemek için özel olarak Gümülcine’ye geldiği sırada bir söyleşi yaptık.


Sayın Özhan Us sizi kısaca tanıyabilir miyiz, bu mesleğe ne zaman başladınız, nerelerde çalıştınız?

1995 yılından beri aşık olduğum mesleğimle beraberim, ilk günkü heves ve çalışma azmimle mesleğimde daha neler yapabilirim düşüncesi içinde projeler üretmeye çalışıyorum.
Mesleki yaşamım süresinde; Pera Palace Otel, Kuruçeşme Divan, Feriye Lokantası, Divan Otel İstanbul, Divan City Otel, Divan Palmira Otel Bodrum, Kalamış Divan Brasserie, Bebek Divan Brasserie, Erenköy Divan Pub ve tüm Divan a.ş şubelerinde çeşitli görevlerde farklı pozisyonlarda görevler aldım.
Deniz Ferry Cruise Line gemisinde alacarte chef, Nov Otel Incharge j.s.chef ve en son olarak Zorlu Holding Z Restorantta Şef olarak çalışmaktayım.
Bu benim için başarı orantısında yeterli mi diye sorarım kendime, cevabım her zaman hayır.

Bildiğim kadarıyla bu yıl düzenlenen “7. İstanbul International Gastronomy Festivali” yarışmasında “Yılın Altın Türk Şefi” dalında üçüncülük ödülü, İtalyan pasta dalında da Jüri özel ödülü almışsınız.
Evet doğru, çeşitli yarışmalarda derecelerim var. En son bu yıl “Yılın Altın Türk Şefi” yarışmasında Türkiye üçüncüsü oldum. Mesleğimi severek yapıyorum.
Bir çok yarışmada bulundum ve bu etkinliklerde yaptığım çalışmalarda beğeniyle görülmüş ve hak edip almış olduğum çok sayıda madalya, sertifika ve plaketlerim var.

Ayrıca şefler platformu üyesi, aktivite ve başarı düzeyinin iyi olduğu derneklerde üyeliğim, Hobim Lezzet yemek okulunda eğitmen, Kitchen inventors (mutfak kaşifleri) kurucusu ve yöneticisiyim. Çeşitli oluşum ve aktivitelerin içinde sık sık yer almaktayım, faal olmaya çaba gösteriyorum.

Türkiye’de iyi aşçılar Bolu Mengen’den çıkar diye bir söylem vardır. Sizin Bolu ile bir ilginiz var mı?

Evet, Mengen’den aşçı çıkar, hem de iyi aşçı çıkar. Türkiye’den de şef çıkar. Bende bunu böyle bilirim. Ben aslen Erzincanlıyım.

Peki Batı Trakya’ya gelme fikri nasıl oluştu?

Benim eşim de Bulgaristan göçmeni. O yüzden buralara yabancı değiliz. Batı Trakya’ya 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız nedeniyle, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Sayın Mustafa Sarnıç beyin özel ricası üzerine protokol yemekleri sunmak ve Türk mutfağını sergilemek için
geldim.

29 Ekim Resepsiyonunda konuklara neler sunacaksınız?
Türk mutfağının özel mezelerini, salatalarımızı, ana yemeklerimizi, pasta ve tatlılarımızdan yaklaşık 4000 kişilik açık büfe için yemekler hazırlayacağım.

Bazı aşçılar zeytinyağlılar, bazıları hamur işleri bazıları da tatlılarda çok başarılıdır. Sizin iddialı olduğunuz yemek türleri neler?

Bende sınır yoktur, yemekte sınır tanımam, her şeyi yaparım. Fakat benim yaptığım yemekler hepsi kendi ürünümdür. Kendi özel yemeklerimdir. Bilinen bir şey de olsa benim ona farklı bir yorumum vardır.

Sizce yemeklerde ne önemlidir?

Bence yemekte lezzetten sonraki en önemli şey sunumdur. Bir yemekte lezzet varsa görsellik de varsa ikisi birbirini tutmuş demektir. Bu da çok önemlidir. Yemek zaten böyle olmalıdır. Yemekte hem lezzet, hem de sunum çok önemlidir.

Peki Batı Trakya’daki yemeklerden tatma fırsatınız oldu mu?

Burada yemeklerin bazılarını tatma fırsatım oldu. Beğendim. Zayıf noktaları da var tabii. Şöyle söyleyeyim. Ben uluslararası yarışmalarda Yunanlı aşçılarla bir arada çok bulundum. Yunanlılarda sadece balık kültürü ve yanında yenen şeyler var. Et konusunda pek başarılı değiller. Sadece köfte var. Türkiye’de farklı olan ne? Ne bileyim Türkiye’de köftenin içinden ekmek çıktı. Sırf etten yapılır. Buralarda galeta unu ve ekmek öz nitelikli çok köfte var. Bir ürünü ana ham maddelerle yapmak en güzelidir. Fazla katkı olmamalı.

Bazıları Türk ve Yunan yemeklerinin birbirine çok benzediğini, ortak yemek kültürleri olduğunu iddia ederler. Siz bu konuda ne diyeceksiniz?

Evet ortak yemek var, mesela baklava. Yunanistan bizimdir der, biz bizim olduğunu söyleriz. Ama ikisi de doğru değildir. Baklava Araplardan gelmiş bir üründür. Önce Türkiye’ye gelmiş, Türkiye’den de Yunanistan’a gitmiştir. Baklavayı dünyaya tanıtan da Türkiye’dir. Özellikle Antep’te yapılan baklavalar. Mesela baklavayı herkes soğuk yenen bir tatlı olarak bilir. Ben hayatta soğuk yemem, ısıtır öyle yerim. Çünkü olay ordadır. Baklava yağ içeriklidir. Soğuduğu zaman yakar. Sıcak yediğiniz zaman daha iyi ve lezzetlidir.

Dergimiz Öğretmenin Sesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan “Geleneksel Türk Yemekleri Tanıtımı ve Yarışması” 24 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Biz bu etkinliğimizde sizin gibi başarılı bir şefimizin bizimle birlikte olmasını çok arzu ediyoruz.
Gerçekleştirdiğiniz etkinliği daha önce duydum. Ben Öğretmenin Sesi dergisi tarafından düzenlenecek olan “Geleneksel Türk Yemekleri Tanıtımı ve Yarışması”nda gerek jüride, gerekse organizasyonda yer almayı çok istiyorum ve buradan size o etkinlikte yer alacağıma dair şimdiden söz veriyorum. Sizlerle birlikte olacağım. Buradan size başka bir söz de vermek istiyorum. Yarışmada dereceye giren bayanlara benden bir kaç gün aşçılık dersi. Kendileriyle dünya mutfakları üzerine bilgiler paylaşacağım. Kendi spesiyallerimi göstereceğim onlara.

Biz size şimdiden çok teşekkür ediyoruz, eminim Batı Trakya halkı da sizinle birlikte olmaktan çok mutlu olacaktır. Ayrıca sizin gibi başarılı bir şefin etkinliğimize katılması bizim için onurdur.

Son bir soru sormak istiyorum size, genç yaşınıza rağmen kısa zamanda mesleğinizde önemli bir yere geldiniz. Gelecekle ilgili düşünceleriniz neler?


Benim için artık alanımda plaket, ödül almak çok önemli değil. Ben artık lösemili çocuklar için bir şeyler yapayım, sosyal dayanışma için bir şeyler yapayım oralardan bana plaket versinler. Benim için onlar daha önemli. Ben gider Atina’nın en büyük otelinde aşçılık yaparım. Oradan bana bir plaket versinler ama o ne işe yarar? Sadece aşçılık alanımdaki başarılarıma yenisini eklerim o kadar. Ama sosyal projelere yaptığım katkıdan verilen plaket benim için çok daha değerli.

Size bu sıcak ve samimi sohbet için, ayrıca etkinliğimize vereceğiniz destek için şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ediyorum ve etkinliğinizde sizlerle beraber olmayı sabırsızlıkla bekliyorum.




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131064