Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

BİZİM KÖYLERİMİZ 36

Asım ÇAVUŞOĞLU
Öğretmen
 

 

TUZÇUKÖY

Şehre yakın olması nedeniyle Rodop ilinin gözde köylerinden olan Tuzçuköy (Kikidion), Gümülcine’nin kuzey doğusunda yer almaktadır.
Gümülcine merkeze 2 kilometre mesafede bulunan Tuzcuköy 150 hane olup, nüfusu 600 civarındadır. Köyde oy kullananların sayısı 380 civarındadır.
Rivayete göre yüzyıllar önce köyün bulunduğu alanda, denizden (tuzladan) getirilen tuzların saklandığı yer altı tuz depoları varmış.
Osmanlı Türklerinin Batı Trakya’yı fethinden sonra 1600-1650 yılları arasında Gümülcine’ye yerleştirilen Yörük Türklerinden bir kısmı, buradaki hareketliliği görünce bölgeye iskan ederler. Alan, yapılan evlerle köy haline gelir.
Yeni oluşan bu yerleşkeye tuz depolarına atfen, “Tuzçular” adı verilir ki zamanla Tuzçuköy olarak telaffuz edilmeye başlanır.
Tuzçuköy, son yıllarda özellikle Rodop ili mahrumiyet bölgelerindeki soydaşlarımızdan ciddi boyutlarda göç aldığı için nüfusu süratle çoğalmıştır.

KÖYDE EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Köy ilkokulu (Vakıf Harmanı) olarak bildiğimiz alana köylünün de rızası ile 1963-64 yıllarında Küçükköy (Kosmion) nahiyesi tarafından yaptırılmıştır. Okulun inşasına köy halkı, işgücüyle katkıda bulunmuştur.
Okul tek katlı olup iki dershanelidir, bir de öğretmen odası vardır. Köyde son yıllarda dışarıdan alınan göçler nedeniyle öğrenci sayısı katlandığından, zaman zaman üçüncü bir dershane ihtiyacı gündeme gelmektedir.
Okulda 4 öğretmen, 26 öğrenciye eğitim vermektedir. Köy sakinleri, şimdilerde geçmişten daha bir öğretime önem vermektedir. Geçmiş yıllarda sadece medrese eğitimi düşünülürken, son yıllarda diğer okullara giden öğrencilerin sayısı kayda değer rakamlara ulaşmıştır.

2008-2009 eğitim-öğretim yılı itibariyle köyde orta, lise ve üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısı şöyledir:

Celal Bayar Azınlık Lise ve Ortaokulu’na devam eden öğrenci sayısı: 3
Gümülcine Medrese-i Hayriyesi’ne devam eden öğrenci sayısı: 9
Devlet ortaokullarına devam eden öğrenci sayısı: 9
Devlet liselerine devam eden öğrenci sayısı: 14
İki yıllık Yüksek Meslek Okuluna (I.E.K.) devam eden öğrenci sayısı: 2
Yunanistan üniversitelerine devam eden öğrenci sayısı: 4
Türkiye üniversitelerine devam eden öğrenci sayısı: 1

Köydeki Üniversite Mezunu Sayısı ve Meslekleri
Doktor: 1
Diş Hekimi:3
Elektrik Mühendisi: 1
Çevre Mühendisi: 1
ODTÜ İşletme Mezunu: 1
Sosyolog: 1
Eczacı: 1
Biyolog:1
Tekstil Mühendisi: 1
Turizm- Otelcilik Mezunu: 1
S.Ö.P.A. Mezunu: 1

KÖY CAMİİ

Köy camii 1912 yılında halkın çabalarıyla yapılmış, 1977 yılında da ufak tefek tamirler geçirmiştir. Minaresi köy sakinlerinin ve hayır sever soydaşlarımızın maddi katkılarıyla 2007 yılında yaptırılmıştır.
Köyün nüfusu aldığı göçlerle arttığından köy camii bayram namazlarında, cenaze ve mevlit günlerinde cemaati almamaktadır.

KÖYDE SAĞLIK HİZMETLERİ

Köyde Gümülcine Belediyesi tarafından 2003-2004 yıllarında yaptırılmış bir sağlık ocağı vardır. Burada Çarşamba günleri belediye doktoru halka hizmet vermektedir.

DELİ İBRAM ÇAYI EFSANESİ

Köyde öteden beri dillendirilen bir Deli İbram (İbrahim) efsanesi vardır.
Adı üstünde bizim Deli İbrahim, kendi halinde biridir. Bir gün o kadar çok yağmur yağmış ki, Kalfa köyü deresinden gelen sularda boğulmuştur.
Bu boğulma olayının ardından, önceleri yüzeysel akan sular daha sonra aktığı yerlerden kendine bir akış yatağı yapmasıyla oluşan çaya “Deli İbram Çayı” adı verilmiştir.
Deli İbram çayının adı Yunancada “Trelohimaros” olarak kullanılmaktadır.

KÖYDE YAŞATILAN GELENEK VE GÖRENEKLER

Batı Trakya Türk Azınlığı genelinde olduğu gibi bu köyümüzde de dini ve milli değerlerimize saygı gösterilmekte, gelenek ve göreneklerimiz özüne uygun bir şekilde yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Örneğin; Hıdrellez günü gençlerin köy meydanında toplanarak kurdukları salıncaklarda gün boyu sallanmaları. Bazı hastalıkların defi için yapılan ve dağıtılan 7 kızlar aşuresi gibi.
Ancak şu hususu ifade etmek isterim ki, bundan 15-20 yıl önce söz konusu etkinlikler daha bir coşkulu kutlanırken, şimdilerde maalesef gençlerimizin bizim olmayan, bizden olmayan, milli örf ve adetlerimize tamamen aykırı olan, dini inancımızla hiç bağdaşmayan taklitçiliklere özendikleri ve bizi başkalarından ayıran gelenek ve göreneklerimize karşı kısmen de olsa ilgisiz kaldıkları gözlemlenmektedir.
Bu gençlerimiz bilmelidirler ki, bizim gibi Azınlık olarak yaşayan bir toplumun toplum olarak çoğunluk içinde varlığını devam ettirebilmesi ancak ve ancak toplum fertlerinin; dinine, diline, tarihine, kültürüne, gelenek ve göreneklerine bağlı kalmalarıyla mümkün olur.
Örf ve adetler bir toplumu diğer toplumlardan farklılığını meydana getiren manevi bir sınırdır.

KÖYÜN ARAZİ DURUMU VE GEÇİM KAYNAKLARI

Köyün yaklaşık 1.500 dünüm arazisi vardır.
Köy halkı geçimini tarımla sağlamaktadır. Köyün toprakları yeterli yer altı sularına sahip değildir. Bu da doğal olarak köy ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir.
Köyde ağırlıklı olarak; tütün, pamuk, buğday, arpa, biraz da mısır ve ayçiçeği yetiştirilmektedir. Birkaç seneden beri küçük tarla parçalarına zeytin fidanlarının da ekildiği gözlemlenmektedir.
Bunların geliri pek çok aileye yeterli olmadığından köy gençlerinin bir kısmı sanayi bölgesinde, bir kısmı da iş buldukları inşaat işlerinde çalışmaktadırlar.
Son yıllarda dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar, bu köyümüzde de önemli ölçüde hissedilmeye başlanmıştır.

KÖYÜN SORUNLARI

Tuzçuköy’ün en can alıcı sorunu mera (otlak) sorunudur. 1923’ten günümüze kadar yapılan taksimatlar sonucunda bugün sıfırlanmış duruma gelmiştir.
Önce, köye ayrılan 600 dönümlük otlak tarla olarak dağıtılmış, 79 - 80’lerde de söz konusu meranın yolu sürülmüştür.
Nihayet en son elimizde kalan ve köyün olmazsa olmazı olan 50 dönümlük otlak parçası namı diğer “Kaba” da, 2008 yılında sorgusuz sualsiz Gümülcine Belediyesi tarafından Panthrakikos futbol takımına devredilmesiyle bugün Tuzçuköy havasızlıktan patlama noktasına gelmiştir.
Köyün diğer önemli bir sorunu da son yıllarda aldığı göçler nedeniyle köyün inşaat sınırlarının daralması, yolların ihtiyacı karşılayamaz duruma gelmesi ve köyün kanalizasyon teşkilatının olmaması.
Köyün tarlaları iki çayın (Kasaba ve Deli İbram çayları) muhasarası altındadır. Köylüler sular indiğinde tarlaları işleyebilmek için çoğu kez hiç yere kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalmaktadır. Bu nedenle köy halkı hiç olmazsa “kanal” denilen kasaba çayına ivedilikle bir köprünün yapılmasını istemektedir.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131064