|
Yeni eğitim ve öğretim yılı Batı Trakya’da yine sorunlarla başladı.
Batı Trakya Türk Azınlığı için yeni eğitim ve öğretim yılları ne
yazık ki hep endişe ve korkuların, umutsuzlukların başlangıcı
olmuştur. Bu yıl da değişen bir şey olmadı. Aksine önceki yıllara
göre sorunlar yumağı biraz daha büyüdü.
Okullarımızda yeni yapısal değişikliklerle eğitim sorununu çözmüş
gibi göstermek, okullarımızı teknoloji harikalarıyla donatmak
makyajdan başka bir şey değil. Öğrencilere doğru bilgiyi, iyi bir
eğitimi verebilecek eğitimcilerin sayısı azalmışsa okullar istediği
kadar modern görünüme sahip olsun.
Okullarımız Lozan Antlaşması’na göre özerk ve özel olduğu halde,
okullarımızda çalışan Türkiye Öğretmen Okulu mezunu
öğretmenlerimizin görevlerine 60 yaş ve meslekte 35 hizmet yılını
tamamlamış olmaları nedeniyle aşamalı olarak son verildi. Türkiye
Öğretmen Okulu mezunu öğretmenlerin tümü bu yıl emekliye sevk
edildi. Bundan böyle okullarımızda sadece Selanik Özel Pedagoji
Akademisi (SÖPA) mezunu öğretmenler eğitim verecek. Bu
öğretmenlerimizin içinde şüphesiz kendini yetiştirmiş, eksiklerini
tamamlamış öğretmenlerimiz de var ancak, kendilerinin de dile
getirdiği gibi bir kısmı aldıkları eğitimin yetersiz olduğunu
düşündüklerinden seminer talebinde bulunuyorlar. Dileğimiz
yetkililerin bir an önce öğretmenlerimizin bu taleplerine cevap
vermeleri.
Okullarımızdaki eğitimin kalitesini beğenmeyip çocuklarını devlet
ilkokullarına gönderen velilerin sayısında da bu yıl artış olması
oldukça düşündürücü ve üzücü. Daha da vahim olanı azınlığımızın önde
gelen kişilerinin ve bazı temsilcilerinin, azınlık eğitiminin
düzelmesi için mücadele ettiklerini dile getiren kişilerin,
çocuklarını Yunan ilkokullarına kayıt ettirmeleri.
Anadilini öğrenmeyen bir çocuğun başka bir dili kolay
öğrenemeyeceğini ve bunun daha kötü sonuçlar doğuracağını uzmanlar
sürekli dile getiriyorlar.
Bu şekilde hareket eden aileler şu gerçeği de kısa zamanda
göreceklerdir: Devlet okullarına göndermek çözüm değil, daha farklı
sorunların başlangıcı olacaktır. Şimdilik çözüm gibi görünen bu
kaçışın, bir süre sonra nasıl kötü sonuçlar doğuracağını hep
birlikte göreceğiz.
Okullarımızdaki eğitimi beğenmeyip çocuğu Türkçe eğitimden mahrum
etmek, ana dilini öğrenmekten mahrum etmek, ana dildeki temel
bilgileri almaktan mahrum etmek ailenin çocuğuna yapacağı en büyük
kötülüktür. Kaldı ki altı yaşında bir çocuk farklı bir kültürün
içine girip bu farklı kültürle yoğrulacak, kendini bir karmaşanın
içerisinde bulacaktır. Bunun nasıl canımızı acıtacağını önümüzdeki
yıllarda hep birlikte göreceğiz.
Çözüm, kaçmak yerine mücadele etmek olmalıdır.
Bu arada uzun süredir beklenen erken genel seçim nihayet ilan
edildi. Geçtiğimiz günlerde Başbakan Kostas Karamanlis, erken seçim
kararını televizyonda canlı yayında duyurdu. Hükümette yaşanan
sıkıntılar, 7 Mart 2004’te hükümeti PASOK’tan devralan Yeni
Demokrasi Partisini çabuk yıprattı. Yapılan kamuoyu araştırmaları
Yeni Demokrasi ile PASOK Partisi arasındaki farkın yüzde 7’lere
ulaştığını gösteriyor. Kısa bir süre önce gerçekleşen Avrupa
Parlamentosu seçimleri de Yeni Demokrasi’nin düşüşe geçtiğini
göstermişti aslında.
Sonuç olarak 4 Ekim Pazar günü, sandık başına giderek parlamentoya
göndereceğimiz milletvekillerini belirleyeceğiz. Oldukça kritik bir
dönemde olduğumuz bu günlerde, bizleri dört yıl boyunca parlamentoda
layıkıyla temsil edecek milletvekillerimizin olması son derece
önemli. Oylarımızın parçalanması yönünde çeşitli oyunların oynandığı
bu dönemde, biz Batı Trakya Türkleri olarak her zamankinden daha
dikkatli olmalıyız. Amacımız, bizleri dört yıl boyunca layıkıyla
temsil edecek milletvekillerini parlamentoya göndermek olmalı.
4 Ekim’de vereceğimiz bu büyük sınavdan başarıyla çıkmamız
gerekmektedir. Unutmayalım ki bizi gerek yurtiçinde gerekse
yurtdışında, uğradığımız haksızlıklar karşısında en iyi temsil
edebilecek kişiler yine kendi içimizden seçeceğimiz temsilciler
olacaktır. Sorunlarımız karşısında mücadele edecek kişiler, bizlerle
aynı duygu ve düşünceleri paylaşan, aynı acıları çeken, aynı
haksızlıklara uğramış olan kendi içimizdeki kişiler olacaktır.
Seçeceğimiz kişi kesinlikle Batı Trakya Türk Azınlığı’nın
sorunlarını meclise taşıyacak, halkla ve azınlık kurum
kuruluşlarıyla diyalog içerisinde olacak, sorunlar karşısında çözüm
üretebilecek, iyi bir eğitim almış, kısacası Batı Trakya Türk
Azınlığı’nı Parlamentoda en iyi temsil edebilecek bizden, Batı
Trakya Türk Azınlığından kişiler olmalıdır.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın bu birlik ve beraberlik sınavından
büyük bir başarıyla çıkacağına yürekten inanıyorum.
İlknur HALİL
|