|
Son günlerde Batı Trakya’da yaşanan kültürel etkinlikler, Batı
Trakya Türklerinin bir yandan eğlenerek değişik kültürleri
tanımalarını ve deşarj olmalarını sağlarken, diğer yandan da değişik
bölgelerden etkinliğe katılanların birbirleriyle tanışıp
kaynaşmalarını sağlamakta, toplumsal birlik ve beraberliğe önemli
katkılar sağlamaktadır.
Önce Rodopların göbeğinde düzenlenen Alantepe Yağlı Güreş ve
Kültürel Etkinlikleri, ardından da Seçek Yağlı Güreş ve Kültürel
Etkinlikleri yıllardır olduğu gibi bu yıl da bu anlamda Batı Trakya
Türklerine önemli katkılar sağlamıştır.
Batı Trakya Türklerinin yaklaşık yedi asırdan beri geleneksel olarak
düzenlediği bu etkinlikler, halkın birlik ve beraberliğinin
pekişmesine önemli katkılar sağlamış ayrıca gelenek ve
göreneklerimizin geçmişten günümüze taşınmasında önemli birer rol
oynamışlardır. Örf ve adetlerin yaşanması ve yaşatılması hele hele
bizler gibi azınlıklar için oldukça önem taşımaktadır. Bu nedenle bu
tür etkinliklerimizin yaşaması için bugüne kadar olduğu gibi bundan
böyle de elimizden gelen çabayı göstermemiz gerekmektedir.
Yaklaşık yedi asırdan bu yana yaşatmayı başardığımız Seçek
Şenlikleri’nde bu yıl da çeşitli sportif faaliyetlerle, müzikle,
halk oyunları ve güreşlerle tam bir kültür şöleni yaşandı. Etkinliğe
bu yılki katılım geçen yıllara göre daha fazlaydı ancak bu yıl, son
günlerde bölgede yaşanan çeşme yıkımı nedeniyle Seçek Şenlikleri
biraz buruk geçti. Yine etkinlikte göze çarpan diğer önemli bir
ayrıntı da Seçek Şenlikleri’ne bu yıl hiçbir Yunanlı yetkilinin
katılmaması oldu.
Seçek Şenlikleri’nin düzenlendiği alana gazeteci öğretmen merhum
Mehmet Hılmi anısına yapılan basit bir çeşmenin yıkılması, hele hele
bu yıkım kararının Doğu Makedonya - Trakya Bölge Genel Sekreterliği
tarafından verilmesi bölge halkını olduğu kadar tüm Batı Trakya
Türklerini derinden üzmüştür. Hatırlanacağı üzere bir süre önce
yapımına başlanan çeşmeye tamamlanana kadar üç kez kimliği belirsiz
kişiler tarafından saldırılmış ve zarar verilmişti. Çeşmenin
kitabesinde Mehmet Hılmi için yazılan bir şiir yerel basın
tarafından gündeme getirilmiş, Seçek yaylasına kaçak anıt inşa
edildiği iddia edilmişti. Bununla da kalınmayıp Seçek Şenlikleri ile
ilgili hoş olmayan yorumlar yapılmıştı. Bunun ardından Doğu
Makedonya – Trakya Bölge Genel Sekreterliği aldığı kararla çeşmenin
yapıldığı alanın orman idaresine ait olduğu ve çeşmenin izinsiz
yapıldığı gerekçesiyle yıkıma karar vermiş ve 23 Temmuz günü bölge
halkına yapının yıkılması için beş gün süre vermişti. Ancak bu
sürenin dolması bile beklenmeden 24 Temmuz günü çeşme iş
makineleriyle yıkıldı. Çeşmenin Seçek Şenlikleri’nden hemen önce ve
Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı ve Dr. Sadık Ahmet’in ölüm
yıldönümü günü yıkılması da insanın kafasında değişik soru
işaretleri oluşturuyor.
Dağların tepesine yaklaşık bin metre rakımı olan bir tepenin üzerine
insanların su içmesi için yapılan Mehmet Hılmi çeşmesi izinsiz
yapıldığı gerekçesiyle yıkıldı. Ancak insan şunu da sormak istiyor.
Yol boyunca dağların eteklerine insanların su içmesi için yapılmış
onlarca çeşme ve Hıristiyanlar için oldukça önemli olan küçük
kiliselerin hepsi izinli mi?
Sonuç olarak Mehmet Hılmi çeşmesi izinsiz yapıldı gerekçesiyle
üzerinde Besmele yazılı taşları da dahil olmak üzere kırılarak
yıkıldı ve mermer parçalarıyla molozlar başka bir yere taşındı. Bu
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kültürel değerlerine karşı yapılmış
yıkım, Batı Trakya Türk Azınlığı’nı derinden etkilemiş ve üzmüştür.
Biz Batı Trakya Türk Azınlığı olarak sorunlarımızın çözümleneceğini,
en azından çözüm için adımların atılacağını ümit ederken, bu tür
olayların yaşanması oldukça üzücü.
Dileğimiz burada farklı kültürlerde insanlar olarak barış ve huzur
içinde yaşamak…
Daha güzel günleri paylaşabilmek dileğiyle…
İlknur HALİL
|