|
İyi dilekler ve yeni umutlarla başlanan 2008 – 2009 eğitim öğretim
yılı, 15 Haziran’da okulların tatile girmesiyle sona erdi. Yıl
boyunca çalışıp sınıf atlayan öğrencileri kutluyor, başarısız
olanlara da umutlarını kaybetmemelerini, önümüzdeki yıl başarıyı
yakalamak için var güçleriyle çalışmalarını tavsiye ediyorum ve
gelecek yıl için şimdiden bol şanslar diliyorum.
Başta da belirttiğim gibi umutlarla karşıladığımız 2008 – 2009
eğitim ve öğretim yılı yine ne yazık ki umutsuzluklarla, hüzünle
sona erdi. Eğitimimizde hiç olmazsa bir adım ileriye gitmeyi
beklerken, bu alanda hiç olmazsa ufak bir umut ışığı beklerken,
gerilere gitmek insanın içini acıtıyor.
Eğitimimiz, Lozan Antlaşması ile garanti altına alınmış olmasına
rağmen, 1923 yılından günümüze kadar pek çok değişikliğe uğramış,
eğitim düzenlemeleri adıyla çıkarılan yeni yasalardan ve imzalanan
protokollerden, kararnamelerden sonra daha karmaşık bir hal
almıştır. Eğitimle ilgili çıkarılan her yasa, imzalanan her
kararname ne yazık ki bir öncekini aratır nitelikte olmuş, var olan
eğitim sorununa bir yenisini daha eklemiş ve eğitimimiz hergün biraz
daha kötüye gitmiştir.
Hal böyle olunca da azınlık okullarından devlet okullarına doğru
kayma başlamıştır. Azınlık okullarımızda Türkçe ders saatleri her
yıl biraz daha azaltılarak, son yıllarda neredeyse yalnızca isimleri
azınlık okulu olarak kalmıştır. Bu sorunlara ders kitapları, araç
gereç sorunları da eklenmiş, öğretmen sorunuyla da içinden çıkılmaz
bir hal almıştır.
Yıllardır çabalarımızla geciktirmeye çalıştığımız kaçınılmaz son da
geçtiğimiz günlerde nihayet gelmiş ve okullarımızda “öğretmen”
konusunda bir devir kapanmıştır.
Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman’ın
deyişiyle “Efsane Öğretmenler” devri geçtiğimiz günlerde sona erdi.
1951 Kültür Anlaşmasıyla Türkiye Öğretmen Okullarına gönderilmiş ve
mükemmel bir eğitim gördükten sonra da Batı Trakya Türk Okullarında
görev almış Türkiye Öğretmen Okulu mezunu öğretmenlerimiz son birkaç
yıldır meslekte 35 hizmet yılı ve 60 yaş sınırı nedeniyle Yunanistan
tarafından emekliye sevk edilmeye başlanmıştı. İşte eğitimimizde
tehlike çanları o zamanlar çalmaya başlamış, kaçınılmaz sona her gün
biraz daha yaklaşmıştık. Bu öğretmenlerimizden son iki temsilci
Nevin Mustafaoğlu ile Maide Osmanoğlu da bu eğitim ve öğretim yılı
sonunda emekliye sevk edilerek meslek hayatlarına veda ettiler,
bizler de onlarla birlikte bir devrin sona ermesine yüreğimiz
burkularak şahit olduk…
“Efsane Öğretmenlerimiz” artık okullarımızda olmayacak. Onlar Batı
Trakya’nın en zor dönemlerinde tüm zorluklara göğüs gererek her gün
meslekten uzaklaştırılma, azledilme tehlikesiyle çalıştılar, var
güçleriyle Türk kültürüne hizmet ettiler, Batı Trakya Türk
Azınlığı’nın kalkınmasında çok büyük rol oynadılar. Onlar zor
şartlarda en ücra köylerde görev yaparak; gerektiğinde öğretmen,
gerektiğinde doktor, gerektiğinde veteriner, gerektiğinde ziraatçı
olarak çalıştılar bugünlere gelmemizi sağladılar. Ben de “Efsane
Öğretmenlerimiz”den birinin çocuğu olarak onların çektiği
sıkıntılara yakından şahit oldum, nasıl zor şartlarda mücadele
ettiklerini gördüm, onlarla birlikte pek çok sıkıntıyı ben de
yaşadım. Görev yaptıkları sürece çok üzüldüklerine, kırıldıklarına
yakından şahit oldum.
Ancak onlar her şeye rağmen Batı Trakya’da neredeyse imkansızı
başararak, büyük bir özveriyle Batı Trakya Türk Azınlığı’nı
bugünlere getirdiler.
Bundan sonra azınlık olarak çocuklarımızı devletin tayin ettiği ve
maaşlarını ödediği öğretmenler eğitecek. Azınlık olarak artık
öğretmene bir ücret ödemediğimiz için sevinirken bunun nelere mal
olduğunu, hep birlikte yaşayıp göreceğiz...
Kutsal öğretmenlik görevini layıkıyla yerine getiren “Efsane
Öğretmenlerimiz”e bir kez daha teşekkür ediyorum. İyi ki sizler
bizim öğretmenlerimiz oldunuz, iyi ki bizleri yetiştirdiniz…
Batı Trakya Türk Azınlığı sizlere minnet borçludur. Size borcumuzu
asla ödeyemeyiz, sağ olun, var olun.
İlknur HALİL
|