|
YENİKÖY
Rodop dağları eteklerinde yürürken yolumuz, zamanın ve bugünün
tarihi yolu olarak bilinen İpek Yolu’na çıkıverdi.
Rodopların çok önemli yamaçlarından olan Çalıbayır Yaylası’nda
kurulmuş ‘Çardak’ köyünün kalıntılarına rastladığımız, bugünkü
yerine 1255 yıllarında 60 aile olarak yerleşen Yeniköy’e (Skiada)
geldik bu ay.
Çardak; Domruköy, Pazarköy, Kızıltepe, Mantarlı, Kayacık ve Yumruk
Tepe üçgenindeki İpek Yolu’nun en önemli dinlenme, pazarlama yeri
olarak anılmaktadır. Burada çardaklar altında büyük pazarlar
kurulduğundan ‘Çardak’ adının da buradan geldiği düşünülmektedir. Bu
düşünceleri, çardaklar altında seramik toprak kapların imalatının
yapıldığını Osman Tepe Yaylası’ndaki kalıntılar da doğrulamaktadır.
Çardak’a varmadan Kızıltepe Yaylası, İpek Yolu tacirlerinin kıskaca
alındığı, soygunların yapıldığı yer olarak bilinmektedir.
İpek Yolu’nun bir bölümünün tarihi görüntüleri, Çardak’taki cami ve
kilise kalıntıları, yanındaki yerleşimde Koca Pınar halen Osmanlı
mimarisi ile yöredeki yerleşimi doğrulamaktadır. O zamanlar Koca
Pınar; Çalıbayır, Osman Tepe, Ayı Dere, Kayacık ve Mantarlı
yaylalarını sulamaktaydı. Tacirlerin de en önemli dinlenme ve mal
değişimlerinin yapıldığı yerdi.
650-700 yıl öncesi, Abdullah oğulları, Delidereli, Delimahmut
oğulları, milletvekilliği yapmış Yeniköylü Molla Yusuf’un da
atalarının kökeni olan Küçükağa oğulları ilk yerleşimin 1 kilometre
güney doğusundaki Küçük yaylaya 30 aile olarak yerleşmişler ve Koca
Pınar’dan uzun zaman içme sularını, sulama sularını sağlamışlardır.
Yeniköy’ün (Çardak); kervanların konakladığı, at ve develerin
bakımının yapıldığı, o günkü seramik eşyaların üretildiği,
kervanların ürünlerini pazarlayıp takasladığı, çok önemli bir
sığınma merkezi olduğu kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır.
Çardak; 1360 yılları ve sonrası ve Trakya’nın fethi sırasında
Alantepe –Gümülcine arasında İpek Yolu bağlantısı ile Gazi Süleyman
Paşa, Umurbey, Gazi Evrenos, Lala Şahin Paşa mahiyetindeki
kahramanlara, akıncı beylerine dinlenme ve mesire yeri olmuştur.
Bugün ormanlarla kaplanmış bu geniş yaylada bunları doğrulayıcı pek
çok belge ve bulgulara halen rastlanmaktadır.
İpek Yolu’nun önemli geçit yeri olan Uzunoluk çayı köprüsü bu yöreye
çok yakın olup, bugün bölge halkı tarafından halen kullanılan İpek
Yolu görülmeye değer bir yer olarak sizleri yöredeki Çuka, Yumruk
Tepe ve Alan Tepe’ye uğurlayabilmektedir.
Çardak’ın güneyindeki, Karakaya, Yaran Tepeleri, Osman Tepe ve Deli
Dereleri o günkü tarihi yaşamı halen sergilemektedir.
BUGÜNKÜ YENİKÖY
Yeniköy, Rodop dağlarının uzantısı olan Çalıbayır küçük yaylasında
küçük, şirin bir köy olup 25 kilometre asfalt yolla Domruköy
üzerinden Gümülcine merkeze, Sirkeli üzerinden aynı kilometre ile
Şapçı kazasına asfalt yolla bağlanmaktadır.
Bugün 35 ailenin yaşadığı Yeniköy 160 nüfusludur. Köyü uzun yıllar
geçmişte de olduğu gibi Koca Pınar sulamıştır. Su sorunu, 1985
yılından bu yana köye belediyenin uğraşısı ile Uzunoluk çayından
getirilen artezyen suyu ile giderilmektedir.
Dağ yamaçları ile dere ve tepe aralarındaki küçük arazi parçaları
ile geçimlerini sağlayan köy halkı, geçmişi ile gurur duyarken
bugünkü durumlarına da oldukça içerlemektedirler.
Köylüler için geçimlerini sağlamak, geleceklerini garanti altına
almak, çocuklarının geleceğini ve eğitimlerini sürdürmek bugün
yapılan tütün üretimi ile gittikçe zorlaşmaktadır.
Köydeki sulu ve susuz tütün ziraatından yalnız 45-50 ton tütün
üretimi sağlanmaktadır. Köy sulu tütün ziraatı yapabilmek için çevre
köylere taşınmaktadır. Bu durum maliyeti arttırdığı gibi ulaşım
sorununu da beraberinde getirmektedir.
Tütün ziraatı dışında köy halkı, kendi geçimlerini sağlamak için az
da olsa tahıl, sebze, meyve ziraatı ile uğraşmaktadırlar. Son
yıllarda, küçük baş, büyük baş hayvan bakımı da oldukça azalmıştır.
Köyde 3-5 ailenin uğraş verdiği küçük baş hayvan bakımı da
zorluklarla yapılmaktadır.
Köy, 2.000-2.500 dönüm araziye sahip olmasına karşın bu arazinin
bugün verimsiz ve çorak olması nedeniyle ancak yarısı
işlenebilmektedir. Bu yöredeki arazinin doğal koşulları
işlenebilirliği zorlaştırdığından buradaki üretim de bir o kadar
düşmektedir.
Bu zorluklara karşın tüm olumsuzlukların yanında, bu köyde yaşamanın
bir gurur olduğunu dile getiren köy sakinlerinden Hüseyin
İsmailoğlu, köyün çekirdek ailelerinin torunlarının çocukları
olduğunu, büyük dedesinin fotoğrafını bize göstererek dile getirmiş
ve buradaki yaşamı herşeye karşın sürdüreceklerini vurgulamıştır.
Yine köy sakinlerinden İsmail Şerif (Eşkiyaoğlu Hüseyin) köy
sorunlarının gün günden daha çok arttığını, köy gençleri geçim
çıkmazı içinde olduklarından köylerini terk ettiklerini, köylerinin
devamlı boşaldığını dile getirmiştir. Yetkililerin bu, dağ orman
köylerindeki yaşamın devam etmesi için çalışmaları gerekliliğini
belirtmektedir.
Köyden 30 ailenin Gümülcine ve yurt dışına göç ettiğini ve
Yeniköy’ün göç almayan bir köy olduğunu da belirtirsek, köy her
geçen gün yok olmaya doğru gitmektedir.
Köy halkının geliri yalnız tütün üretimine dayalı olduğundan, yıllık
kişi başına düşen gelir yalnız 1.500 Euro civarındadır. Köyün
%70’ini yaşlı nüfus oluşturmaktadır. Bu da üretimin düşmesi, yaşamın
zorlaşması demektir.
KÖY MİMARİSİ
Köydeki evlerin bir kısmı bugün halen taş örme ve ağaç kuşaklarla
desteklenmiş yapılardan oluşmaktadır. Köydeki tüm evler iç avlu -
harem ile Anadolu mimari yapısını yansıtmaktadır.
KÖYDE EĞİTİM
Bugün köyde; yedi öğrenci ve iki eğitimci ile ilk öğrenim
sürmektedir. Orta öğretime de köyden ancak 8 - 10 öğrenci devam
etmektedir. Yüksek öğrenimini tamamlamış ve köylerini işsizlik
nedeniyle terk etmek durumunda kalmış; bir mimar, bir avukat, bir
eczacı, bir işletme mezunu köyden göçenler arasındadır.
Eğitimdeki bu tablo köy halkı için büyük bir gurur kaynağı olmakta,
nüfuslarına göre iyi bir oran olduğu düşünülmektedir. Ancak köyü,
her okuyan gencin terk edişi yaşlıları hem sevindirmekte hem de çok
üzmektedir.
Köydeki ilköğrenimde hafta tatili çevre yakın köylere uyum
sağlarcasına Dundarlı, Domruköy’de olduğu gibi Cuma ve Cumartesi
günleridir.
Yine bilindiği üzere; Yeniköy’de günün şartlarına uyarak öğrenim
gören ve zamanında, Yunan Parlamentosu’na bölgeden en yüksek oy
alarak giren Molla Yusuf uzun yıllar milletvekilliği yapmıştır.
YENİKÖY’DE CAMİ VE VAKFI
Yeniköy’de bugün caminin yapımını en yaşlılar dahi
hatırlayamamaktadır. Köy merkezinde adeta bir külliye görünümünde
olan cami üçüncü kez 1985 yılında tamir edilmiştir. Günün beş vakti
içinde ibadet edilen camide, cami görevlisi imam tarafından
öğrencilere Kuran kursları da yapılmaktadır. Cami ve okula ait gelir
kaynağı olmayan köyde, cami görevlisi köylünün katkıları ile ücretli
olarak çalışmaktadır.
Yeniköy, cami ve okul vakfı olmayan nadir köylerimizdendir. Köyün
eski ve yeni mezarlıkları yaklaşık 8 dekardır. Köye ilk yerleşimin
çok eskilere dayandığı yine mezar taşlarından anlaşılmaktadır.
KÖYDE ULAŞIM
Köye ulaşım Gümülcine - Dedeağaç ana yoluna; Domruköy - Karacaoğlan
köyü yolu ile Şapçı ve Gümülcine merkezine; Domruköy, Satıköy,
Ircanhisar yolu ile, Sirkeli üzerinden Şapçı’ya asfalt yolla
sağlanmaktadır.
KÖYDE SAĞLIK
Köy, belediye ve karakol olarak Sirkeli’ye bağlı olduğundan, halkın
sağlık sorunları da belediyenin revir ve sağlık ocaklarında
giderilmektedir. Yaşlı nüfusun fazla olduğu köye haftada 2 - 3 kez
belediyedeki görevli doktorların sağlık taraması için gelmeleri
arzulanmaktadır.
KÖYDE GİYİM KUŞAM
Yeniköy’de gerek erkek, gerekse kadınlar giyim ve kuşamlarında bugün
Anadolu’nun tipik örneklerini yansıtmaktadırlar. Yıllar öncesi köyde
70-80 yaş üzeri erkeklerin giydiği potur, mintan, cepken ve kuşak
bugün artık kullanılmamakta, 50 yaş üzeri kadınlar ferace ve daha
küçük yaşlarda olanlar manto giymektedirler.
Gelenek göreneklerine oldukça bağlı olan köy halkı, bu bağlılığı
sünnet, nişan, mevlit, cenaze, düğün ve imecelerde göstermektedir.
KÖYDEKİ SORUNLAR
Tüm köylerde olduğu gibi bu köyde de en önemli sorunlardan biri,
ilkokuldan sonra çocukların devam edeceği ortaokul ve lisenin köye
çok uzak olmasıdır. Bu da bölgedeki eğitimi olumsuz etkilemektedir.
Köyün diğer sorunlarından biri de ekonomik sorunlardır. Son yıllarda
tütün, büyük ve küçükbaş hayvanlar ile ilgili yaşanılan sorunlar
köylülerin yaşamını oldukça kötü etkilemiştir. Köy halkı çevre
köylere göre verimsiz çorak arazisi nedeniyle kendilerine küçükbaş
hayvan besiciliği, kokulu bitkiler üretimi, bağ yetiştiriciliği ve
arıcılığın yaygınlaşması konularında yetkililerden teşvik ve destek
beklediklerini, maddi olanak ve pazarların sağlanmasını
beklediklerini belirtmektedirler.
Köy sakinleri yıllardan beri var olan ve bölgede paylaşılan ortak
pazar bütçesinden hiç bir pay alamadıklarını, bölgelerine hiç bir
yatırımın bu bağlamda yapılmadığını da dile getirmektedirler.
Not:
Araştırmamızda bilgi ve birikimlerini bizlerle paylaşan köy
sakinlerine, özellikle Hüseyin İsmailoğlu’na ve Öğretmen Bilal’a
teşekkür ederiz.
|

|