Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

BİZİM KÖYLERİMİZ 34

Efrahim  HALİL
 

 

YENİKÖY

Rodop dağları eteklerinde yürürken yolumuz, zamanın ve bugünün tarihi yolu olarak bilinen İpek Yolu’na çıkıverdi.
Rodopların çok önemli yamaçlarından olan Çalıbayır Yaylası’nda kurulmuş ‘Çardak’ köyünün kalıntılarına rastladığımız, bugünkü yerine 1255 yıllarında 60 aile olarak yerleşen Yeniköy’e (Skiada) geldik bu ay.
Çardak; Domruköy, Pazarköy, Kızıltepe, Mantarlı, Kayacık ve Yumruk Tepe üçgenindeki İpek Yolu’nun en önemli dinlenme, pazarlama yeri olarak anılmaktadır. Burada çardaklar altında büyük pazarlar kurulduğundan ‘Çardak’ adının da buradan geldiği düşünülmektedir. Bu düşünceleri, çardaklar altında seramik toprak kapların imalatının yapıldığını Osman Tepe Yaylası’ndaki kalıntılar da doğrulamaktadır.
Çardak’a varmadan Kızıltepe Yaylası, İpek Yolu tacirlerinin kıskaca alındığı, soygunların yapıldığı yer olarak bilinmektedir.
İpek Yolu’nun bir bölümünün tarihi görüntüleri, Çardak’taki cami ve kilise kalıntıları, yanındaki yerleşimde Koca Pınar halen Osmanlı mimarisi ile yöredeki yerleşimi doğrulamaktadır. O zamanlar Koca Pınar; Çalıbayır, Osman Tepe, Ayı Dere, Kayacık ve Mantarlı yaylalarını sulamaktaydı. Tacirlerin de en önemli dinlenme ve mal değişimlerinin yapıldığı yerdi.
650-700 yıl öncesi, Abdullah oğulları, Delidereli, Delimahmut oğulları, milletvekilliği yapmış Yeniköylü Molla Yusuf’un da atalarının kökeni olan Küçükağa oğulları ilk yerleşimin 1 kilometre güney doğusundaki Küçük yaylaya 30 aile olarak yerleşmişler ve Koca Pınar’dan uzun zaman içme sularını, sulama sularını sağlamışlardır.

Yeniköy’ün (Çardak); kervanların konakladığı, at ve develerin bakımının yapıldığı, o günkü seramik eşyaların üretildiği, kervanların ürünlerini pazarlayıp takasladığı, çok önemli bir sığınma merkezi olduğu kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır.
Çardak; 1360 yılları ve sonrası ve Trakya’nın fethi sırasında Alantepe –Gümülcine arasında İpek Yolu bağlantısı ile Gazi Süleyman Paşa, Umurbey, Gazi Evrenos, Lala Şahin Paşa mahiyetindeki kahramanlara, akıncı beylerine dinlenme ve mesire yeri olmuştur. Bugün ormanlarla kaplanmış bu geniş yaylada bunları doğrulayıcı pek çok belge ve bulgulara halen rastlanmaktadır.
İpek Yolu’nun önemli geçit yeri olan Uzunoluk çayı köprüsü bu yöreye çok yakın olup, bugün bölge halkı tarafından halen kullanılan İpek Yolu görülmeye değer bir yer olarak sizleri yöredeki Çuka, Yumruk Tepe ve Alan Tepe’ye uğurlayabilmektedir.
Çardak’ın güneyindeki, Karakaya, Yaran Tepeleri, Osman Tepe ve Deli Dereleri o günkü tarihi yaşamı halen sergilemektedir.


BUGÜNKÜ YENİKÖY

Yeniköy, Rodop dağlarının uzantısı olan Çalıbayır küçük yaylasında küçük, şirin bir köy olup 25 kilometre asfalt yolla Domruköy üzerinden Gümülcine merkeze, Sirkeli üzerinden aynı kilometre ile Şapçı kazasına asfalt yolla bağlanmaktadır.
Bugün 35 ailenin yaşadığı Yeniköy 160 nüfusludur. Köyü uzun yıllar geçmişte de olduğu gibi Koca Pınar sulamıştır. Su sorunu, 1985 yılından bu yana köye belediyenin uğraşısı ile Uzunoluk çayından getirilen artezyen suyu ile giderilmektedir.

Dağ yamaçları ile dere ve tepe aralarındaki küçük arazi parçaları ile geçimlerini sağlayan köy halkı, geçmişi ile gurur duyarken bugünkü durumlarına da oldukça içerlemektedirler.
Köylüler için geçimlerini sağlamak, geleceklerini garanti altına almak, çocuklarının geleceğini ve eğitimlerini sürdürmek bugün yapılan tütün üretimi ile gittikçe zorlaşmaktadır.
Köydeki sulu ve susuz tütün ziraatından yalnız 45-50 ton tütün üretimi sağlanmaktadır. Köy sulu tütün ziraatı yapabilmek için çevre köylere taşınmaktadır. Bu durum maliyeti arttırdığı gibi ulaşım sorununu da beraberinde getirmektedir.
Tütün ziraatı dışında köy halkı, kendi geçimlerini sağlamak için az da olsa tahıl, sebze, meyve ziraatı ile uğraşmaktadırlar. Son yıllarda, küçük baş, büyük baş hayvan bakımı da oldukça azalmıştır. Köyde 3-5 ailenin uğraş verdiği küçük baş hayvan bakımı da zorluklarla yapılmaktadır.
Köy, 2.000-2.500 dönüm araziye sahip olmasına karşın bu arazinin bugün verimsiz ve çorak olması nedeniyle ancak yarısı işlenebilmektedir. Bu yöredeki arazinin doğal koşulları işlenebilirliği zorlaştırdığından buradaki üretim de bir o kadar düşmektedir.
Bu zorluklara karşın tüm olumsuzlukların yanında, bu köyde yaşamanın bir gurur olduğunu dile getiren köy sakinlerinden Hüseyin İsmailoğlu, köyün çekirdek ailelerinin torunlarının çocukları olduğunu, büyük dedesinin fotoğrafını bize göstererek dile getirmiş ve buradaki yaşamı herşeye karşın sürdüreceklerini vurgulamıştır.
Yine köy sakinlerinden İsmail Şerif (Eşkiyaoğlu Hüseyin) köy sorunlarının gün günden daha çok arttığını, köy gençleri geçim çıkmazı içinde olduklarından köylerini terk ettiklerini, köylerinin devamlı boşaldığını dile getirmiştir. Yetkililerin bu, dağ orman köylerindeki yaşamın devam etmesi için çalışmaları gerekliliğini belirtmektedir.


Köyden 30 ailenin Gümülcine ve yurt dışına göç ettiğini ve Yeniköy’ün göç almayan bir köy olduğunu da belirtirsek, köy her geçen gün yok olmaya doğru gitmektedir.
Köy halkının geliri yalnız tütün üretimine dayalı olduğundan, yıllık kişi başına düşen gelir yalnız 1.500 Euro civarındadır. Köyün %70’ini yaşlı nüfus oluşturmaktadır. Bu da üretimin düşmesi, yaşamın zorlaşması demektir.


KÖY MİMARİSİ

Köydeki evlerin bir kısmı bugün halen taş örme ve ağaç kuşaklarla desteklenmiş yapılardan oluşmaktadır. Köydeki tüm evler iç avlu - harem ile Anadolu mimari yapısını yansıtmaktadır.
KÖYDE EĞİTİM
Bugün köyde; yedi öğrenci ve iki eğitimci ile ilk öğrenim sürmektedir. Orta öğretime de köyden ancak 8 - 10 öğrenci devam etmektedir. Yüksek öğrenimini tamamlamış ve köylerini işsizlik nedeniyle terk etmek durumunda kalmış; bir mimar, bir avukat, bir eczacı, bir işletme mezunu köyden göçenler arasındadır.
Eğitimdeki bu tablo köy halkı için büyük bir gurur kaynağı olmakta, nüfuslarına göre iyi bir oran olduğu düşünülmektedir. Ancak köyü, her okuyan gencin terk edişi yaşlıları hem sevindirmekte hem de çok üzmektedir.
Köydeki ilköğrenimde hafta tatili çevre yakın köylere uyum sağlarcasına Dundarlı, Domruköy’de olduğu gibi Cuma ve Cumartesi günleridir.
Yine bilindiği üzere; Yeniköy’de günün şartlarına uyarak öğrenim gören ve zamanında, Yunan Parlamentosu’na bölgeden en yüksek oy alarak giren Molla Yusuf uzun yıllar milletvekilliği yapmıştır.


YENİKÖY’DE CAMİ VE VAKFI

Yeniköy’de bugün caminin yapımını en yaşlılar dahi hatırlayamamaktadır. Köy merkezinde adeta bir külliye görünümünde olan cami üçüncü kez 1985 yılında tamir edilmiştir. Günün beş vakti içinde ibadet edilen camide, cami görevlisi imam tarafından öğrencilere Kuran kursları da yapılmaktadır. Cami ve okula ait gelir kaynağı olmayan köyde, cami görevlisi köylünün katkıları ile ücretli olarak çalışmaktadır.

Yeniköy, cami ve okul vakfı olmayan nadir köylerimizdendir. Köyün eski ve yeni mezarlıkları yaklaşık 8 dekardır. Köye ilk yerleşimin çok eskilere dayandığı yine mezar taşlarından anlaşılmaktadır.


KÖYDE ULAŞIM

Köye ulaşım Gümülcine - Dedeağaç ana yoluna; Domruköy - Karacaoğlan köyü yolu ile Şapçı ve Gümülcine merkezine; Domruköy, Satıköy, Ircanhisar yolu ile, Sirkeli üzerinden Şapçı’ya asfalt yolla sağlanmaktadır.


KÖYDE SAĞLIK

Köy, belediye ve karakol olarak Sirkeli’ye bağlı olduğundan, halkın sağlık sorunları da belediyenin revir ve sağlık ocaklarında giderilmektedir. Yaşlı nüfusun fazla olduğu köye haftada 2 - 3 kez belediyedeki görevli doktorların sağlık taraması için gelmeleri arzulanmaktadır.


KÖYDE GİYİM KUŞAM

Yeniköy’de gerek erkek, gerekse kadınlar giyim ve kuşamlarında bugün Anadolu’nun tipik örneklerini yansıtmaktadırlar. Yıllar öncesi köyde 70-80 yaş üzeri erkeklerin giydiği potur, mintan, cepken ve kuşak bugün artık kullanılmamakta, 50 yaş üzeri kadınlar ferace ve daha küçük yaşlarda olanlar manto giymektedirler.
Gelenek göreneklerine oldukça bağlı olan köy halkı, bu bağlılığı sünnet, nişan, mevlit, cenaze, düğün ve imecelerde göstermektedir.
KÖYDEKİ SORUNLAR
Tüm köylerde olduğu gibi bu köyde de en önemli sorunlardan biri, ilkokuldan sonra çocukların devam edeceği ortaokul ve lisenin köye çok uzak olmasıdır. Bu da bölgedeki eğitimi olumsuz etkilemektedir.
Köyün diğer sorunlarından biri de ekonomik sorunlardır. Son yıllarda tütün, büyük ve küçükbaş hayvanlar ile ilgili yaşanılan sorunlar köylülerin yaşamını oldukça kötü etkilemiştir. Köy halkı çevre köylere göre verimsiz çorak arazisi nedeniyle kendilerine küçükbaş hayvan besiciliği, kokulu bitkiler üretimi, bağ yetiştiriciliği ve arıcılığın yaygınlaşması konularında yetkililerden teşvik ve destek beklediklerini, maddi olanak ve pazarların sağlanmasını beklediklerini belirtmektedirler.
Köy sakinleri yıllardan beri var olan ve bölgede paylaşılan ortak pazar bütçesinden hiç bir pay alamadıklarını, bölgelerine hiç bir yatırımın bu bağlamda yapılmadığını da dile getirmektedirler.

Not:
Araştırmamızda bilgi ve birikimlerini bizlerle paylaşan köy sakinlerine, özellikle Hüseyin İsmailoğlu’na ve Öğretmen Bilal’a teşekkür ederiz.



 

 YENİKÖY

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131064