|
Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği
Kadın Aile ve Kültür Kolu Başkanı
Sevtap HİNT:
“… okutan anne projemizde 80 tane annemiz var. 8 tane de çocuğumuz
var. Her on anne bir çocuğu okutuyor. Hepsi ayda 10 Euro veriyor.
Her grupta iki tane sorumlu anne var. Bu çocuklarla onlar iletişime
geçiyor, paraları onlar topluyor. Çocuğun sorunları ile onlar
ilgileniyor.”
Sayın Sevtap Hint biz sizi aktif, çalışkan bir bayan olarak
tanıyoruz ama okuyucularımızın da sizi tanımaları için bize biraz
kendinizi anlatır mısınız?
1978 yılında İskeçe’de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi İskeçe’de
tamamladıktan sonra bir yıl Ankara’da TÖMER eğitimi aldım. Daha
sonra Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı
Bölümünü kazandım ve 2001 yılı Şubat ayında mezun oldum. Aynı yıl
Haziran ayında İskeçe Türk Birliği Kadınlar Kolu yönetimine
seçildim. Orada dört yıl Kadınlar Kolu’nun sekreterliğini yaptım.
Daha sonra Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği İskeçe
şubesi açılınca orada hizmetlerde bulunmaya başladım. Bu şubeyi daha
aktif, daha faal bir hale getirmek için 2005 yılında Kadın Aile ve
Kültür Kolunu kurduk. Orada aktif olarak çalıştım, yönetiminde yer
aldım. 2007 yılından bu yana da
Kadın Aile ve Kültür Kolu’nun Başkanlığını yürütüyorum.
Bir süre Batı Trakya Kadın Platformu’nun sözcülüğünü de
yürüttünüz sanırım. Bize biraz Kadın Platformunu anlatır mısınız?
Batı Trakya Kadın Platformu’nun oluşumu 2007 yılına dayanıyor. Batı
Trakya’da var olan kadın kolları ve derneğini bir araya getirip,
Batı Trakya çapında yılda en az iki etkinlik gerçekleştirme fikri
ile doğdu. Kısacası tüm kadınlarla birlikte daha çok kesime ulaşmak
amacı ile kuruldu. Platformun ilk sözcülüğünü Pervin Hayrullah
yaptı. Daha sonra bana geçti, 6 ay boyunca Platformun sözcülüğünü
ben yaptım. Daha sonra 27 Nisan 2009 tarihinde görevi aramızda karar
vererek Ayşe Galip’e devrettim. Sözcülük tam olarak seçim usulü ile
değil, isteğe ve aramızdaki karara göre değişiyor. İstek ve öneri
ile sözcümüzü belirliyoruz.
Batı Trakya Kadın Platformu her kadın kolu ve derneğinden bir
temsilciden oluşuyor. Bu başkan da olabilir, yönetimdeki herhangi
bir de. Yönetim tarafından seçilen bu kişi Platformun toplantılarına
katılıp alınan kararları daha sonra kendi koluna bildiriyor.
Batı Trakya Kadın Platformu’nun sözcülüğünü yürüttüğünüz dönemde
ne gibi faaliyetler gerçekleştirdiniz?
Batı Trakya Kadın Platformu olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar günü
münasebetiyle 13 kadın kolu ve kadın derneğinin katılımı ile
Yassıköy’de yaklaşık 1.500 bayanın katıldığı bir Kadınlar Günü
kutlaması düzenledik. Çok ses getirdi, Batı Trakya’nın her
köşesinden bayan bir araya geldi. Seçek’ten Karasu’ya kadar her
yerden bayanlar bir arada eğlendi.
Yine 17-18 Mart tarihlerinde Gümülcine’de bir sergi ve bir panel
düzenledik. Bu panele de Türkiye’den çok değerli bayanlar katıldı.
TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın eşi Saime Toptan başkanlığında 20
kişilik bir bayan grubu geldi. Bu bayanların içinde sinema sanatçısı
Hülya Koçyiğit, Azeri Prof. Hanım Halilova gibi çok değerli isimler
de vardı. Konuklar bayanlarımıza, kadın hakları gibi çeşitli
konularda çok değerli bilgiler verdiler. 17 Mart akşamı da
Gümülcine’de Batı Trakya’ya ait yöresel kıyafetlerin sergilendiği
bir sergi açtık. Etkinliğimiz ertesi gün düzenlenen panel ile devam
etti. Çok iyi bir katılımla çok güzel geçti. Bundan başka etkinlik
yapmadık.
Peki biraz da halen başkanlığını yürüttüğünüz Batı Trakya Azınlığı
Yüksek Tahsilliler Derneği Kadın Aile ve Kültür kolundan bahseder
misiniz?
Kadın Aile ve Kültür Kolu, 2005 yılında kuruldu. 2007 yılından bu
yana başkanlığını ben yürütüyorum. İlk kurulduğunda İskeçe’de çok
önemli olduğuna inandığım, kan bağışı kampanyaları başladı. Gönüllü
kan verenler Derneği (Agapi) ile kan bağışı kampanyalarına başladık.
Bizim adımıza orada bir hesap açıldı. Kendi üyelerimizi ve
azınlığımızı belli aralıklarla İskeçe’de kan vermeye davet ediyoruz.
Hem kendi hesabımızı arttırıyoruz, hem de bize halktan gelen
talepleri karşılıyoruz. Bu çok güzel bir şey. Acil kana ihtiyacı
olan kişilere ve üyelerimize kan sıkıntıları olduğunda yardımcı
oluyoruz. Çünkü kan eczaneden alınabilecek bir şey değil. Para ile
satılan bir şey hiç değil. Acil durumlarda talepleri karşılıyoruz.
Bu kampanyamız halen belli aralıklarla devam ediyor.
Yine o dönemde Kızıl Haç Derneği ile ortak faaliyetler düzenledik.
Bayanlara 20 saatlik ilk yardım kursu düzenledik. Katılanlara kurs
sonunda sertifika verildi. Bu etkinliklere devam etmeyi düşünüyoruz.
2007 Haziran ayında az giyilmiş iyi durumdaki kıyafetleri
soydaşlarımızdan topladık, buna Gümülcine’den de destek geldi.
Topladığımız kıyafetleri teslim etmek için İstanbul Kadın
Koordinasyon Merkezi ile irtibata geçtik. O dönemde başkanı İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın eşi Özdeyiş Topbaş idi.
Onunla irtibata geçtik. Onlara 25 koli iyi durumda kıyafet götürdük.
Özdeyiş hanım bizimle bizzat kendi ilgilendi, bize Kadın
Koordinasyon Merkezi’ni gezdirdi. Çok güzel işler yaptıklarını,
buradan bayanların gidip oradaki seminerlere katılabileceğini
söyledi. Ancak bu konuda şu ana kadar herhangi bir gelişme olmadı.
Ama doğrusu bizde bunun fazla takipçisi olmadık.
Yine İstanbul Kadın Koordinasyon Merkezi’nde yaptıkları bazı el
işleri ve çalışmaları bize kermesimiz için bağışta bulundular.
2007 yılı Temmuz ayında ilk defa düzenlediğimiz kermes çok başarılı
oldu. Kermesten elde ettiğimiz gelirle 50 tane yardıma muhtaç çocuğu
Ramazan ve Kurban bayramında çarşıya çıkartıp kendi beğendikleri
kıyafetleri onlara bayram için aldık. İhtiyacı olan aileleri tespit
edip, onlara erzak yardımında bulunduk.
2008 yılında yine bir kermes düzenledik. Bu kermesten sonra da yine
63 çocuğumuzu aynı şekilde bayramlarda giydirdik. Her yaş gurubundan
çocuğumuz vardı. Yine erzak yardımında bulunduğumuz ailelerimiz
oldu. Mustafçova bölgesinden zor durumda bir ailemiz vardı. Baba 38
yaşında kan kanseri hastası ve 3 yaşında ikiz çocukları vardı.
Ailenin durumu gerçekten perişandı, ev kötü durumdaydı. Babaya hem
kan tedarik ettik, hem de evi baştan aşağı yeniledik. Mobilyacı
Hüseyin Bandak sağ olsun çok yardım etti. Tepeden tırnağa evin
mobilyalarını yeniledik. Evin annesi yaşadığı duyguları anlatamadı.
Sadece televizyonlarda gördüğü şeyin gerçek olduğunu görünce çok
mutlu oldu, sevinçten konuşamadı.
Batı Trakya’daki kadınlarımızın sorunları neler sizce?
Kadınlarımızı yüksek tahsilli bayanlar ve ilkokuldan sonra tahsiline
devam etmemiş bayanlar olarak ikiye ayırabiliriz.
Okumuş kesimde pek problem olduğuna inanmıyorum. Çünkü kendi
çabaları ile bir şeyleri öğrenip bir yerlere geliyorlar. Sosyaller
diyebilirim.
Ama diğer kesimden olan bayanlarımız evlerinde kalmışlar. Çocukla,
eşiyle derken köy veya mahalle dışında fazla çevresi olmayan, fazla
sosyalleşmemiş bayanlarımız var. Bir de bir çoğu balkan bölgesinden
olduğu için, çoğu bayanın eşi burada yok. Yurt dışında çeşitli
işlerde çalışıyor 4-5 ayda veya yılda bir geliyorlar evlerine.
Kadınlar evde hem anne, hem baba, hem de evin her ihtiyacını kendi
karşılayan insanlar olmaya başladılar. Bu kişiler zaten dışarıya
gitmeye çok zaman bulamıyorlar. Bulsalar da kendilerine özgüvenleri
fazla olmadığı için gittikleri yer mahalle ve yakın çevreden öte
gitmiyor. Biz bu bayanlara ulaşmaya çalışıyoruz.
Ben ve arkadaşlarım bu bağlamda okutan anne projesini geliştirdik.
Balkan kolunda maddi yetersizlikten kızlarını okutamayan aileleri
tespit ettik. Bizde bu kız çocuklarının okul masraflarını biz
karşılayalım da çocuklarımız okusun dedik. Bu yüzden de okutan anne
projesini geliştirdik. Bayanlarımızla iletişime geçtik. Bayanlarımız
bu tür bir şeyi seve seve yapacaklarını söylediler. Bu okutan anne
projemizde 80 tane annemiz var. 8 tane de çocuğumuz var. Her on anne
bir çocuğu okutuyor. Hepsi ayda 10 Euro veriyor. Her grupta iki tane
sorumlu anne var. Bu çocuklarla iletişime onlar geçiyor, paraları
onlar topluyor. Çocuğun sorunları ile onlar ilgileniyor. Çocuğa her
ay 60 Euro veriliyor. Kalan para da diğer acil ihtiyaçları için
toplanıp gerektiğinde harcanıyor. Amacımız hem eve kapalı kalmış
kadınlarımızı ön plana çıkarıp sosyalleşmelerini sağlamak, hem de
ihtiyacı olan çocuklarımıza yardım etmek. Bu çok güzel bir proje
oldu. Çok iyi tepkiler alıyoruz. İlk 30 anne ile başladık, şu anda
80 annemiz var. Her geçen gün sayımız artıyor.
Ayrıca kadınlarımızın ilgiye ihtiyacı var. Bizim tabana inmemiz
gerekiyor. Bizleri yüksek tahsilli olduğumuz için kendilerinden
farklı görüyorlar. Bizlerle konuşmaya bazen çekiniyorlar. Bizim
onlara gitmemiz gerekiyor. En güzel şey bayanlarımızla iletişime
geçmek, birebir görüşmek. Onlar gelemiyorsa biz onların ayağına
gideceğiz. Ancak o zaman bizimle iletişime geçebilirler.
Kadınlarımıza yönelik başka neler yapılabilir?
Her şeyden önce bütün bayanlarımızı psikologlarla görüştürmeliyiz.
Çünkü hepimizin zaman zaman psikoloğa ihtiyacı oluyor. Muhakkak
hepimizin psikolojik sorunları var. Bunu biliyoruz veya bilmiyoruz.
Kabul ediyoruz veya etmiyoruz. Ama hepimizin zaman zaman psikoloğa
ihtiyacı olur. Köylerdeki bayanlarımız hem kapalı bir toplumda
yaşıyor, hem de çoğunun eşi yurt dışında o yüzden evin yükü,
çocukların sorumluluğu her şey onlara bakıyor. Doğal olarak
psikolojik sorun yaşayabilirler. Sorunlarını bazen yakınlarına
anlatamadıkları olabilir. Çocukları ile ilgili veya büyüklerle
ilgili çözemediği şeyler olabilir. Onun için muhakkak bayanlarımıza
zaman zaman psikolojik destek verilmeli.
Merkezde yaşayan bir bayanla köydeki bir bayan arasındaki fark var
mı sizce?
Merkezdeki bir bayan yapılacak bir etkinlikten veya çeşitli sosyal
aktivitelerden daha çabuk haberdar oluyor. Çevresindeki insanların
teşviki ve vesilesiyle daha çok katılabiliyor etkinliklere. Daha
rahat sosyalleşebiliyor.
Köylerdeki bayanlarımız için ilk önce ulaşım problem oluyor. Daha
sonra da balkan kolu için eşlerinin çoğu burada olmadığı için aile
büyüklerine danışıp kararlar almak durumunda kalıyorlar. O yüzden
çeşitli faaliyetlere katılmaları daha da güçleşiyor. Ova
köylerindeki bayanlarda genelde aile büyükleri ile aynı bahçede
yaşadıkları için onlara danışmadan kararlar alamıyorlar. O yüzden
sosyalleşmeleri zorlaşıyor. Etkinliklere katılmaları güçleşiyor. Ama
ova köylerinden Kırköyü’nde kurulan kadın kolu bence çok güzel bir
adım. Yönetiminde de sadece Kırköyü değil, diğer ova köylerinden
bayanlarda bulunuyor. Bu çok güzel bir gelişme. Umarım böyle
girişimler balkan köylerinde de olur. Bunları her zaman desteklemeye
hazırız.
|
|