|
“Kadınlarımızın üretmeleri gerekiyor. Sürekli bugün ne yapabilirim,
topluma, çevreme veya kendime nasıl faydalı olabilirim diye
düşünmeliler. Çalışıp yeni şeyler üretmeliler. O zaman hem kendileri
mutlu olacak, hem de başarılı olacaklar.”
Sayın Sabriye Kasım sizi yaptığınız başarılı çalışmalarla gerek
İskeçe’de, gerekse diğer bölgelerde pek çok kişi yakından tanıyor.
Ancak okuyucularımıza bir kez daha kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1945 yılında İskeçe’de doğdum. Çok istememe rağmen ailem ilkokuldan
sonra eğitimime devam etmeme müsaade etmedi. Resim yapmak oldukça
ilgimi çekiyordu. Bu nedenle Atina’da kroki ve resim dersleri aldım.
Daha sonra burada meşhur ressam ve Heykeltıraş Hristos Pavlidis’ten
resim dersleri aldım. Ondan sonra bana bir sergi teklifi geldi. İlk
resim sergimi 1978 yılında İskeçe Vilayet Konağı’nda açtım. Daha
sonra o zamanın Tatbik Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda (şimdiki
Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi) dersler aldım. Burada dört yıl
eğitim gördüm. Daha sonra Topkapı Müzesi’nde Türk tezhip sanatı ve
minyatür kursuna devam ettim. Kursu tamamladıktan sonra da Batı
Trakya’ya döndüm. Batı Trakya’da resim çalışmalarımı devam ettirdim.
Bu arada toplumsal işlerle de ilgilenmeye başlamıştım. İskeçe Türk
Birliği’nde dört yıl Kadınlar Kolu Başkanlığı yaptım. Devamında altı
yıl İskeçe Türk Birliği Başkanlığı görevini yürüttüm. Bu arada resim
çalışmalarım devam etti. İskeçe Türk Birliği çatısı altında
çocuklara resim dersi verdim. Çok sayıda bireysel ve karma sergi
açtım. Türk Sanat Müziği söylemeyi çok seviyorum. Çeşitli korolarda
yıllarca şarkı söyledim.
İskeçe Türk Birliği’nin ilk bayan başkanı oldunuz ve görev
yaptığınız yıllarda bir çok yeniliklere imza attınız. Biraz o
yıllarda yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız bize?
İstanbul’daki eğitimimden sonra Batı Trakya’ya döndüm ve ilk olarak
İskeçe Türk Birliği Kadınlar Kolu Başkanlığına seçildim. Ondan dört
yıl sonra da İskeçe Türk Birliği Başkanlığına seçildim. 1995 yılında
İskeçe Türk Birliği’nin ilk kadın Başkanı oldum. Altı yıl üst üste
görev yaptım.
Evet, bir çok yenilikler yaptık o yıllarda. Ama bunları ben tek
başıma yapmadım. Kadınlar koluna seçildiğimde çok iyi bir ekibim
vardı. Her konuda çok iyi anlaşıyor, hepimiz canla başla
çalışıyorduk. Bir iş için sen ben yoktu, herkes üzerine düşeni
yapıyordu.
Yine İskeçe Türk Birliği Başkanı olduğumda ekibim çok iyiydi. Olgun
kişi ve gençlerden oluşuyordu. Hepsi çok azimli ve istekli
gençlerdi. Kadınlar Kolu ile diyaloğumuz çok iyiydi. Çok uyum içinde
çalıştık. Kısacası ekibim çok iyi olduğu için doğal olarak başarılı
olduk. Biz bir telefonla 400 kişiyi İskeçe Türk Birliği’ne
toplayabiliyorduk. O kadar iyi bir ekip çalışmamız vardı. Birde
köylere çok gittik, halkla birebir temas sağladık ve
gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle dağ ile ovayı birleştirdik. İskeçe
Türk Birliği’nin açılımını gerçekleştirdik.
Başkan olduğunuz dönemde İskeçe Türk Birliği çatısı altında pek çok
kurs açtınız sanırım.
Evet, İskeçe Türk Birliği çatısı altında zaten dikiş ve nakış
kursumuz vardı. Gençlerden biri bize bunu köylere yaysak nasıl olur
dedi, bizde araştırdık ve ilk dikiş nakış kursumuzu Şahin’e açtık.
Daha sonra Göynüklü, Elmalı, Ketenlik, Koyunköy, Gökçepınar dikiş
nakış kursları açıldı. Bilgisayar kursları açıldı. Toplam 8 kurs
açmış olduk. Daha sonra bunun arkası geldi ve kurslar çoğaldı.
Kurslarımızın her yıl, yıl sonu sergileri oldu ve bayanlar bu
sergilere büyük ilgi gösterdiler. Ovadan bayanlar, balkan koluna
gitmeye başladı sergi münasebetiyle. Balkan kolundan bayanlar da
ovaya gitmeye başladı. Bunlar kaynaşmamız için birer vesile oldu.
Tabi o zamanın imkanları da kısıtlı idi. Buna rağmen biz ekibimle
çok büyük işler başardık. İskeçe Türk Birliği çatısı altında
insanlarımızı birleştirmek için ne gerekiyorsa yapıyorduk. Kadınlar
günü, anneler günü, babalar günü, 10 Kasım’da Selanik’e gidiyorduk,
çeşitli geceler düzenliyorduk, çocuklar için çeşitli etkinliklerimiz
oluyordu, yardımlar yapıyorduk. Kısacası elimizden geldiğince bir
şeyler yaptık.
İskeçe Türk Birliği’nin
uluslararası basına açılması 1995 yılında Türkiye Devlet Bakanı
Yıldırım Aktuna’nın Batı Trakya ziyaretinde oldu. Çünkü kendisi
basın açıklamasını İskeçe Türk Birliği’nde yaptı. O güne kadar
İskeçe Türk Birliği lokaline hiç yabancı basın mensubu gelmemişti.
Buda bizim için büyük bir başarı idi. İskeçe Türk Birliği olarak 25
Temmuz 1998 Dr. Sadık Ahmet Dostluk ve Barış Ödülü aldık. Az bir
zamana çok şeyler sığdırdık. Dediğim gibi bütün bunları ekibimle
birlikte yaptık.
Resim çalışmalarınızla ilgili bize biraz bilgi verir misiniz?
Resme ilgim küçük yaşlarda başladı. Sürekli resim yapıyordum ve
yapmayı da seviyordum. Daha önce de bahsettiğim gibi meşhur ressam
ve heykeltıraş Hristos Pavlidis’ten resim dersleri aldım. Bu benim
için ilk kariyer oldu. Ondan sonra bana bir sergi teklifi geldi. İlk
resim sergimi 1978 yılında İskeçe Vilayet Konağı’nda açtım. O gün
için büyük bir ses getirdi sergim.
Şu ana kadar pek çok
gerek tek başıma, gerekse karma sergilere katıldım. 2003 yılında
“Uluslararası 6. Türk Dünyası Resim Sergisi”ne katıldım Batı
Trakya’yı temsilen. Orada bir çok sanatçı arkadaşla tanıştım. Onlar
Yunanistan’a gelmek istediler. İskeçe Belediyesi de “Sanat
Birleştirir” adlı bir resim sergisi düzenledi. Bu sergiye yedi
Türkiyeli sanatçı geldi. Onları burada ağırladık. Bu sergiye ben ve
altı Yunalı ressam da katıldı. 2004 yılında burada bir sergi açtık.
2005 yılında da yine aynı sanatçılar Bursa’da bir sergi açtık. Buda
dostluk adına güzel bir faaliyet oldu. Bu ve bunun gibi bir çok
sergiye katıldım. Şu anda da İskeçe Belediyesi’nin Karnaval
etkinlikleri çerçevesinde düzenlemiş olduğu sergide dört adet resmim
yer alıyor. Talep geldikçe sergilere katılıyorum.
1995-2000 yılları arasında İskeçe Türk Birliği çatısı altında
çocuklara resim dersleri de verdim. Çok güzel resimler çıktı,
sergiler açtık.
Resimlerinizde en çok
hangi konuları çalışıyorsunuz?
Ben resimlerimde daha çok toplumumuzdaki kadın temasını çalışıyorum.
Resimlerimin çoğunluğu kadın temalı. Çalışmalarımda kadını işlemeyi
seviyorum. Teknik olarak da her tekniği kullanıyorum. Ama çoğunlukla
yağlı boya resimler yapıyorum.
Ben yaptığım resimlerden
maddi kazanç elde etmedim. Bir çok çalışmamı İskeçe Türk Birliği
başkanlığım dönemimde gelen misafirlere veya gittiğimiz yerlerdeki
çeşitli kişilere hediye ettim. Ama bunun için mutluyum. Ben bu işi
zevk için severek yapıyorum. Bugüne kadar sadece bir resmim satıldı
fakat onda da bana ödeme yapılmadı. Bir kurum tarafından satın
alınmıştı.
Siz Batı Trakya’da örnek
bir bayan olarak pek çok alanda çalışmaya imza attınız bugüne kadar.
Duyduğum kadarıyla sizin besteleriniz de varmış.
Evet çocukluğumdan beri
müzikle ilgilenmeyi seviyorum. Ailem müziğe meraklıydı. Babam ve
abim keman çalıyordu. Annem ud çalıyordu. Onlardan geçen bir yetenek
olsa gerek. Bende şarkı söylemeyi seviyorum. İyi sesim olduğunu da
söylüyorlar. Özellikle Türk Sanat Müziği parçalarını söylemeyi çok
seviyorum. Hatta bir dönem İskeçe Belediyesi korosunda şarkı
söyledim. Ama eşim rahatsızlandığı için ayrılmak zorunda kaldım.
Hatta biz belediye korosu olarak İzmir’e bir etkinliğe davet
edilmiştik, orada şarkılar söyledik. Ben de İzmir’de solist olarak
üç Türkçe şarkı söylemiştim, buda güzel hatıralarım arasındadır.
Evet bestelerim de var.
2000 yılına kadar sadece şarkı söylüyordum, sonra beste yapmaya
başladım. Ben besteleri yapıyorum, eşim sözlerini yazıyor.
Yaklaşık 30 eserimiz var. Bunları toparlayıp bir albüm yapabiliriz
belki. Ama ben bunları toplumumuza armağan etmek istiyorum. Maddi
bir kazanç elde etmeyi düşünmüyorum. Amacım Batı Trakya’da da her
şeyi başarabilen insanlar olduğunu göstermek.
Geçtiğimiz günlerde
bir kitabınız da yayınlandı. Biraz kitabınızı tanıtır mısınız?
Evet, kitabım elimde olan tarihi resimlerin toplamından oluşan bir
eser. 1920’li yıllardan bugüne İskeçe ileri gelenleri, İskeçe Türk
Birliği faaliyetleri ve İskeçe’nin genel görünümünü yansıtan
resimlerden oluşan bir kitap. Ben bu kitabı daha İskeçe Türk Birliği
Başkanlığı döneminde hazırlamak istedim fakat zamanım olmadı. Böyle
bir kitabın eksikliğini sürekli hissediyordum. Çünkü gelen
misafirlerimize hediye edeceğimiz veya giderken götürebileceğimiz,
bizi anlatan derli toplu bir eseriz yoktu. O zaman yapamadım. Onun
için şimdi hazırladım. Yine İskeçe Türk Birliği’ne armağan ettim.
Başka çalışmalarınız
var mı?
Tezhip ve minyatür çalışmalarım var. Onlarla da en kısa zamanda
tanışacaksınız.
Değişik alanlarda
başarılara imza atmış bir Batı Trakya Türk kadını olarak, günümüz
Batı Trakya Türk kadınını nasıl görüyorsunuz?
Yeni nesil gençlerimiz okumuş, başarılı, bilinçli pırıl pırıl
bayanlar. Bence bu, daha güzel yıllara adım atılacağının bir
işaretidir. Ama çok çalışılması gerekiyor. Şu anda gençlerimizi çok
başarılı görüyorum. Bir çok şeye imza attı gençlerimiz. Her alanda
bayanımız var. Çok güzel bir şey bu. 10-15 sene önce bunlar yoktu.
Kadınlarımızın üretmeleri gerekiyor. Sürekli bugün ne yapabilirim,
topluma, çevreme veya kendime nasıl faydalı olabilirim diye
düşünmeliler. Çalışıp yeni şeyler üretmeliler. O zaman hem kendileri
mutlu olacak, hem de başarılı olacaklar.
Son olarak neler
söylemek istersiniz?
Gençlerimiz sosyal ve toplumsal işlere daha çok zaman ayırsınlar.
Onlarla uğraşmayı da kendilerine görev edinsinler. Çünkü bireysel
olarak bir yere gelebiliriz. Ama toplumsal olarak da bir yerlere
gelmek istiyorsak çok çalışıp özveri göstermeliyiz. Ben değil, biz
demeyi bilelim.
Ben buradan herkese
sesleniyorum. Sevgi her şeyin temeli. İnsanlar birbirini sevsin. Bir
kişi diğerinin başarısını kabullenmeyi öğrensin.
Bütün bayanlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum, en başarılı
kadınların Batı Trakya’dan çıkmasını temenni ediyorum.
|