Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

BİZİM KADINLARIMIZ -1-

 

Söyleşi: Sevil ŞERİFOĞLU

 

 

İskeçe Türk Birliği’nin İlk Bayan Başkanı - Ressam Sabriye KASIM DELİOĞLU:


“Kadınlarımızın üretmeleri gerekiyor. Sürekli bugün ne yapabilirim, topluma, çevreme veya kendime nasıl faydalı olabilirim diye düşünmeliler. Çalışıp yeni şeyler üretmeliler. O zaman hem kendileri mutlu olacak, hem de başarılı olacaklar
.”

Sayın Sabriye Kasım sizi yaptığınız başarılı çalışmalarla gerek İskeçe’de, gerekse diğer bölgelerde pek çok kişi yakından tanıyor. Ancak okuyucularımıza bir kez daha kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1945 yılında İskeçe’de doğdum. Çok istememe rağmen ailem ilkokuldan sonra eğitimime devam etmeme müsaade etmedi. Resim yapmak oldukça ilgimi çekiyordu. Bu nedenle Atina’da kroki ve resim dersleri aldım. Daha sonra burada meşhur ressam ve Heykeltıraş Hristos Pavlidis’ten resim dersleri aldım. Ondan sonra bana bir sergi teklifi geldi. İlk resim sergimi 1978 yılında İskeçe Vilayet Konağı’nda açtım. Daha sonra o zamanın Tatbik Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda (şimdiki Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi) dersler aldım. Burada dört yıl eğitim gördüm. Daha sonra Topkapı Müzesi’nde Türk tezhip sanatı ve minyatür kursuna devam ettim. Kursu tamamladıktan sonra da Batı Trakya’ya döndüm. Batı Trakya’da resim çalışmalarımı devam ettirdim. Bu arada toplumsal işlerle de ilgilenmeye başlamıştım. İskeçe Türk Birliği’nde dört yıl Kadınlar Kolu Başkanlığı yaptım. Devamında altı yıl İskeçe Türk Birliği Başkanlığı görevini yürüttüm. Bu arada resim çalışmalarım devam etti. İskeçe Türk Birliği çatısı altında çocuklara resim dersi verdim. Çok sayıda bireysel ve karma sergi açtım. Türk Sanat Müziği söylemeyi çok seviyorum. Çeşitli korolarda yıllarca şarkı söyledim.

İskeçe Türk Birliği’nin ilk bayan başkanı oldunuz ve görev yaptığınız yıllarda bir çok yeniliklere imza attınız. Biraz o yıllarda yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız bize?

İstanbul’daki eğitimimden sonra Batı Trakya’ya döndüm ve ilk olarak İskeçe Türk Birliği Kadınlar Kolu Başkanlığına seçildim. Ondan dört yıl sonra da İskeçe Türk Birliği Başkanlığına seçildim. 1995 yılında İskeçe Türk Birliği’nin ilk kadın Başkanı oldum. Altı yıl üst üste görev yaptım.
Evet, bir çok yenilikler yaptık o yıllarda. Ama bunları ben tek başıma yapmadım. Kadınlar koluna seçildiğimde çok iyi bir ekibim vardı. Her konuda çok iyi anlaşıyor, hepimiz canla başla çalışıyorduk. Bir iş için sen ben yoktu, herkes üzerine düşeni yapıyordu.
Yine İskeçe Türk Birliği Başkanı olduğumda ekibim çok iyiydi. Olgun kişi ve gençlerden oluşuyordu. Hepsi çok azimli ve istekli gençlerdi. Kadınlar Kolu ile diyaloğumuz çok iyiydi. Çok uyum içinde çalıştık. Kısacası ekibim çok iyi olduğu için doğal olarak başarılı olduk. Biz bir telefonla 400 kişiyi İskeçe Türk Birliği’ne toplayabiliyorduk. O kadar iyi bir ekip çalışmamız vardı. Birde köylere çok gittik, halkla birebir temas sağladık ve gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle dağ ile ovayı birleştirdik. İskeçe Türk Birliği’nin açılımını gerçekleştirdik.

Başkan olduğunuz dönemde İskeçe Türk Birliği çatısı altında pek çok kurs açtınız sanırım.

Evet, İskeçe Türk Birliği çatısı altında zaten dikiş ve nakış kursumuz vardı. Gençlerden biri bize bunu köylere yaysak nasıl olur dedi, bizde araştırdık ve ilk dikiş nakış kursumuzu Şahin’e açtık. Daha sonra Göynüklü, Elmalı, Ketenlik, Koyunköy, Gökçepınar dikiş nakış kursları açıldı. Bilgisayar kursları açıldı. Toplam 8 kurs açmış olduk. Daha sonra bunun arkası geldi ve kurslar çoğaldı. Kurslarımızın her yıl, yıl sonu sergileri oldu ve bayanlar bu sergilere büyük ilgi gösterdiler. Ovadan bayanlar, balkan koluna gitmeye başladı sergi münasebetiyle. Balkan kolundan bayanlar da ovaya gitmeye başladı. Bunlar kaynaşmamız için birer vesile oldu.
Tabi o zamanın imkanları da kısıtlı idi. Buna rağmen biz ekibimle çok büyük işler başardık. İskeçe Türk Birliği çatısı altında insanlarımızı birleştirmek için ne gerekiyorsa yapıyorduk. Kadınlar günü, anneler günü, babalar günü, 10 Kasım’da Selanik’e gidiyorduk, çeşitli geceler düzenliyorduk, çocuklar için çeşitli etkinliklerimiz oluyordu, yardımlar yapıyorduk. Kısacası elimizden geldiğince bir şeyler yaptık.

İskeçe Türk Birliği’nin uluslararası basına açılması 1995 yılında Türkiye Devlet Bakanı Yıldırım Aktuna’nın Batı Trakya ziyaretinde oldu. Çünkü kendisi basın açıklamasını İskeçe Türk Birliği’nde yaptı. O güne kadar İskeçe Türk Birliği lokaline hiç yabancı basın mensubu gelmemişti. Buda bizim için büyük bir başarı idi. İskeçe Türk Birliği olarak 25 Temmuz 1998 Dr. Sadık Ahmet Dostluk ve Barış Ödülü aldık. Az bir zamana çok şeyler sığdırdık. Dediğim gibi bütün bunları ekibimle birlikte yaptık.

Resim çalışmalarınızla ilgili bize biraz bilgi verir misiniz?

Resme ilgim küçük yaşlarda başladı. Sürekli resim yapıyordum ve yapmayı da seviyordum. Daha önce de bahsettiğim gibi meşhur ressam ve heykeltıraş Hristos Pavlidis’ten resim dersleri aldım. Bu benim için ilk kariyer oldu. Ondan sonra bana bir sergi teklifi geldi. İlk resim sergimi 1978 yılında İskeçe Vilayet Konağı’nda açtım. O gün için büyük bir ses getirdi sergim.

Şu ana kadar pek çok gerek tek başıma, gerekse karma sergilere katıldım. 2003 yılında “Uluslararası 6. Türk Dünyası Resim Sergisi”ne katıldım Batı Trakya’yı temsilen. Orada bir çok sanatçı arkadaşla tanıştım. Onlar Yunanistan’a gelmek istediler. İskeçe Belediyesi de “Sanat Birleştirir” adlı bir resim sergisi düzenledi. Bu sergiye yedi Türkiyeli sanatçı geldi. Onları burada ağırladık. Bu sergiye ben ve altı Yunalı ressam da katıldı. 2004 yılında burada bir sergi açtık. 2005 yılında da yine aynı sanatçılar Bursa’da bir sergi açtık. Buda dostluk adına güzel bir faaliyet oldu. Bu ve bunun gibi bir çok sergiye katıldım. Şu anda da İskeçe Belediyesi’nin Karnaval etkinlikleri çerçevesinde düzenlemiş olduğu sergide dört adet resmim yer alıyor. Talep geldikçe sergilere katılıyorum.
1995-2000 yılları arasında İskeçe Türk Birliği çatısı altında çocuklara resim dersleri de verdim. Çok güzel resimler çıktı, sergiler açtık.

Resimlerinizde en çok hangi konuları çalışıyorsunuz?
Ben resimlerimde daha çok toplumumuzdaki kadın temasını çalışıyorum. Resimlerimin çoğunluğu kadın temalı. Çalışmalarımda kadını işlemeyi seviyorum. Teknik olarak da her tekniği kullanıyorum. Ama çoğunlukla yağlı boya resimler yapıyorum.

Ben yaptığım resimlerden maddi kazanç elde etmedim. Bir çok çalışmamı İskeçe Türk Birliği başkanlığım dönemimde gelen misafirlere veya gittiğimiz yerlerdeki çeşitli kişilere hediye ettim. Ama bunun için mutluyum. Ben bu işi zevk için severek yapıyorum. Bugüne kadar sadece bir resmim satıldı fakat onda da bana ödeme yapılmadı. Bir kurum tarafından satın alınmıştı.

Siz Batı Trakya’da örnek bir bayan olarak pek çok alanda çalışmaya imza attınız bugüne kadar. Duyduğum kadarıyla sizin besteleriniz de varmış.

Evet çocukluğumdan beri müzikle ilgilenmeyi seviyorum. Ailem müziğe meraklıydı. Babam ve abim keman çalıyordu. Annem ud çalıyordu. Onlardan geçen bir yetenek olsa gerek. Bende şarkı söylemeyi seviyorum. İyi sesim olduğunu da söylüyorlar. Özellikle Türk Sanat Müziği parçalarını söylemeyi çok seviyorum. Hatta bir dönem İskeçe Belediyesi korosunda şarkı söyledim. Ama eşim rahatsızlandığı için ayrılmak zorunda kaldım. Hatta biz belediye korosu olarak İzmir’e bir etkinliğe davet edilmiştik, orada şarkılar söyledik. Ben de İzmir’de solist olarak üç Türkçe şarkı söylemiştim, buda güzel hatıralarım arasındadır.

Evet bestelerim de var. 2000 yılına kadar sadece şarkı söylüyordum, sonra beste yapmaya başladım. Ben besteleri yapıyorum, eşim sözlerini yazıyor.
Yaklaşık 30 eserimiz var. Bunları toparlayıp bir albüm yapabiliriz belki. Ama ben bunları toplumumuza armağan etmek istiyorum. Maddi bir kazanç elde etmeyi düşünmüyorum. Amacım Batı Trakya’da da her şeyi başarabilen insanlar olduğunu göstermek.

Geçtiğimiz günlerde bir kitabınız da yayınlandı. Biraz kitabınızı tanıtır mısınız?
Evet, kitabım elimde olan tarihi resimlerin toplamından oluşan bir eser. 1920’li yıllardan bugüne İskeçe ileri gelenleri, İskeçe Türk Birliği faaliyetleri ve İskeçe’nin genel görünümünü yansıtan resimlerden oluşan bir kitap. Ben bu kitabı daha İskeçe Türk Birliği Başkanlığı döneminde hazırlamak istedim fakat zamanım olmadı. Böyle bir kitabın eksikliğini sürekli hissediyordum. Çünkü gelen misafirlerimize hediye edeceğimiz veya giderken götürebileceğimiz, bizi anlatan derli toplu bir eseriz yoktu. O zaman yapamadım. Onun için şimdi hazırladım. Yine İskeçe Türk Birliği’ne armağan ettim.

Başka çalışmalarınız var mı?
Tezhip ve minyatür çalışmalarım var. Onlarla da en kısa zamanda tanışacaksınız.

Değişik alanlarda başarılara imza atmış bir Batı Trakya Türk kadını olarak, günümüz Batı Trakya Türk kadınını nasıl görüyorsunuz?
Yeni nesil gençlerimiz okumuş, başarılı, bilinçli pırıl pırıl bayanlar. Bence bu, daha güzel yıllara adım atılacağının bir işaretidir. Ama çok çalışılması gerekiyor. Şu anda gençlerimizi çok başarılı görüyorum. Bir çok şeye imza attı gençlerimiz. Her alanda bayanımız var. Çok güzel bir şey bu. 10-15 sene önce bunlar yoktu.
Kadınlarımızın üretmeleri gerekiyor. Sürekli bugün ne yapabilirim, topluma, çevreme veya kendime nasıl faydalı olabilirim diye düşünmeliler. Çalışıp yeni şeyler üretmeliler. O zaman hem kendileri mutlu olacak, hem de başarılı olacaklar.

Son olarak neler söylemek istersiniz?
Gençlerimiz sosyal ve toplumsal işlere daha çok zaman ayırsınlar. Onlarla uğraşmayı da kendilerine görev edinsinler. Çünkü bireysel olarak bir yere gelebiliriz. Ama toplumsal olarak da bir yerlere gelmek istiyorsak çok çalışıp özveri göstermeliyiz. Ben değil, biz demeyi bilelim.

Ben buradan herkese sesleniyorum. Sevgi her şeyin temeli. İnsanlar birbirini sevsin. Bir kişi diğerinin başarısını kabullenmeyi öğrensin.
Bütün bayanlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum, en başarılı kadınların Batı Trakya’dan çıkmasını temenni ediyorum.


 

|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131065