Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

BAŞLARKEN

Batı Trakya’da son günlerde yine soğuk bir hava esmeye başladı. Son dönemde gerek basında, gerekse siyasi arenada en ufak bir olay dahi abartılarak değişik boyutlara çekilmeye çalışılıyor, tabir yerindeyse bir bardak suda fırtınalar kopartılıyor.

Hatırlanacağı üzere yıllardır gergin olan Türk Yunan ilişkileri her iki ülkede de yaşanan depremler sonrasında değişmiş, bu sıcak ve umut verici ilişki, işbirliği o günden bugüne gerek siyasi, gerekse ekonomik ve kültürel alanda giderek artmıştı. Ancak bugün gelinen nokta ilişkilerde iyi niyet ve hoşgörünün gittikçe azaldığını gösteriyor.

İki ülke arasındaki ilişkiler her zaman Batı Trakya Türklerini doğrudan etkilemiş, Batı Trakya Türkleri ortamın havasından her zaman payına düşeni almıştır. Bugün de Batı Trakya Türkleri bu gergin ortamda paylarına düşeni fazlasıyla almaktadır.

Yunanistan’ın son dönemde azınlık politikasında sert bir tavır sergilediğini görüyoruz. Diğer yandan da gerek ulusal, gerekse yerel basın yayın organlarından bazıları Batı Trakya Türklerinin Yunanistan için tehlike olduğunu ileri sürerek, hergün asılsız iddialar ortaya atarak, gündemi karıştırmaya ve Yunan kamuoyunun kafasını bu asılsız iddialarla bulandırmaya devam ediyor.

Buna örnek olarak geçtiğimiz günlerde Ziraat Bankası’nın Gümülcine şubesi açılışında yaşananları verebiliriz. Bankanın gerek açılışından önce, gerekse açılışından sonra bazı basın yayın organlarının teşvikiyle bir kriz yaşandı. Bu yayın organlarının yaptıkları taraflı yayınlar sonrasında da bankanın açılışına birkaç kişi dışında Yunanlı yetkili katılmadı.

Doğu Makedonya – Trakya Bölge Genel Sekreteri Dimitris Stamatis, 17 Şubat Salı günü Atina, 18 Şubat Çarşamba günü de Gümülcine’de yapılacak olan açılış törenleri için gönderilen davetiyenin Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmasına ve Türkçe davetiyede yer alan “Gümülcine” ifadesine tepki göstererek davetiyeyi banka müdürüne iade etti.

Bölge Genel Sekreteri daha sonra bir basın bülteniyle olayı duyurdu ve bültende Gümülcine şube müdürüne yazdığı mektuba da yer verildi. Stamatis, davetiyenin sadece Türkçe ve İngilizce hazırlanmasını ve davetiyede “Gümülcine” ifadesinin bulunmasını ‘kabul edilemez’ ve ‘hakaretvari’ olarak nitelendirdi ve davetiyeyi banka müdürüne iade etti. Daha sonra Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Nazım Ekren’in katılımıyla gerçekleşen açılış törenine de katılmayarak tepkisini bir kez daha belirtti.

Yerel basının taraflı ve körükleyici yayınlarının ardından açılışa birkaç kişi dışında hiçbir Yunanlı yetkilinin katılmaması da doğrusu ülkemiz için utanç verici bir tablo.

Kurumlar arası diyalog ve iyi niyet çerçevesinde kısa sürede çözümlenecek bir olay büyütülerek bir krize dönüştürüldü.

Ziraat Bankası gibi ekonomide dev, köklü ve ticari ahlaka sahip bir kuruluşun kasıtlı olarak böyle bir olayı yaratmadığını, yaratmayacağını düşünüyorum.

Dileğimiz bu tür olayların tekrarlanmaması, basit anlaşmazlıkların iyi niyet çerçevesinde çözümüne çalışılması, iki ülke arasında hızla gelişen ekonomik ve ticari ilişkilere bu tür olayların gölge düşürmesine izin verilmemesi.
 

İlknur HALİL

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131065