|
Batı Trakya’da son günlerde yine soğuk bir hava esmeye başladı. Son
dönemde gerek basında, gerekse siyasi arenada en ufak bir olay dahi
abartılarak değişik boyutlara çekilmeye çalışılıyor, tabir
yerindeyse bir bardak suda fırtınalar kopartılıyor.
Hatırlanacağı üzere yıllardır gergin olan Türk Yunan ilişkileri her
iki ülkede de yaşanan depremler sonrasında değişmiş, bu sıcak ve
umut verici ilişki, işbirliği o günden bugüne gerek siyasi, gerekse
ekonomik ve kültürel alanda giderek artmıştı. Ancak bugün gelinen
nokta ilişkilerde iyi niyet ve hoşgörünün gittikçe azaldığını
gösteriyor.
İki ülke arasındaki ilişkiler her zaman Batı Trakya Türklerini
doğrudan etkilemiş, Batı Trakya Türkleri ortamın havasından her
zaman payına düşeni almıştır. Bugün de Batı Trakya Türkleri bu
gergin ortamda paylarına düşeni fazlasıyla almaktadır.
Yunanistan’ın son dönemde azınlık politikasında sert bir tavır
sergilediğini görüyoruz. Diğer yandan da gerek ulusal, gerekse yerel
basın yayın organlarından bazıları Batı Trakya Türklerinin
Yunanistan için tehlike olduğunu ileri sürerek, hergün asılsız
iddialar ortaya atarak, gündemi karıştırmaya ve Yunan kamuoyunun
kafasını bu asılsız iddialarla bulandırmaya devam ediyor.
Buna örnek olarak geçtiğimiz günlerde Ziraat Bankası’nın Gümülcine
şubesi açılışında yaşananları verebiliriz. Bankanın gerek
açılışından önce, gerekse açılışından sonra bazı basın yayın
organlarının teşvikiyle bir kriz yaşandı. Bu yayın organlarının
yaptıkları taraflı yayınlar sonrasında da bankanın açılışına birkaç
kişi dışında Yunanlı yetkili katılmadı.
Doğu Makedonya – Trakya Bölge Genel Sekreteri Dimitris Stamatis, 17
Şubat Salı günü Atina, 18 Şubat Çarşamba günü de Gümülcine’de
yapılacak olan açılış törenleri için gönderilen davetiyenin Türkçe
ve İngilizce olarak hazırlanmasına ve Türkçe davetiyede yer alan
“Gümülcine” ifadesine tepki göstererek davetiyeyi banka müdürüne
iade etti.
Bölge Genel Sekreteri daha sonra bir basın bülteniyle olayı duyurdu
ve bültende Gümülcine şube müdürüne yazdığı mektuba da yer verildi.
Stamatis, davetiyenin sadece Türkçe ve İngilizce hazırlanmasını ve
davetiyede “Gümülcine” ifadesinin bulunmasını ‘kabul edilemez’ ve
‘hakaretvari’ olarak nitelendirdi ve davetiyeyi banka müdürüne iade
etti. Daha sonra Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Nazım
Ekren’in katılımıyla gerçekleşen açılış törenine de katılmayarak
tepkisini bir kez daha belirtti.
Yerel basının taraflı ve körükleyici yayınlarının ardından açılışa
birkaç kişi dışında hiçbir Yunanlı yetkilinin katılmaması da doğrusu
ülkemiz için utanç verici bir tablo.
Kurumlar arası diyalog ve iyi niyet çerçevesinde kısa sürede
çözümlenecek bir olay büyütülerek bir krize dönüştürüldü.
Ziraat Bankası gibi ekonomide dev, köklü ve ticari ahlaka sahip bir
kuruluşun kasıtlı olarak böyle bir olayı yaratmadığını,
yaratmayacağını düşünüyorum.
Dileğimiz bu tür olayların tekrarlanmaması, basit anlaşmazlıkların
iyi niyet çerçevesinde çözümüne çalışılması, iki ülke arasında hızla
gelişen ekonomik ve ticari ilişkilere bu tür olayların gölge
düşürmesine izin verilmemesi.
İlknur HALİL
|