Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

ÖĞRETMENLERİMİZ 24

SÖYLEŞİ: SEVİL ŞERİFOĞLU

 


Öğretmen Mustafa İBRAHİMOĞLU:


“…. Huzursuzluk olan evde başarılı çocuk yetiştirmek mümkün değildir.
Kavga ve tartışmalar çocukların yanında yapılmamalı, huzursuzluk onlara yansıtılmamalı. Bizim için küçük olan şeyler bazen onların yüreklerinde büyük yaralar açabilir. Çocuklarımızın başarılı olabilmesi için evde huzurlu bir ortam şart



Sayın hocam sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1941 yılında İskeçe’nin Sakarkaya köyünde doğdum. İlkokulu Gökçeler köyünde tamamladım. 1956 yılında sınavlara katıldım ve Gümülcine Celal Bayar Lisesi’ni kazandım. Orayı kazandığım için çok istememe rağmen Türkiye’ye Öğretmen Okulu’na gidemedim. 1962 yılında Celal Bayar Lisesi’nden mezun olduktan sonra askerlik görevimi tamamladım.
Öğretmenlik yapmayı çok arzu ediyordum. Lise mezunu olarak iki yıl İskeçe’nin Göynüklü köyünde öğretmenlik yaptım. Daha sonra öğretmen olabilmek için Edirne Öğretmen Okulu’na kayıt yaptırdım. Orada iki yıl eğitim alarak öğretmen oldum ve Batı Trakya’ya döndüm.
İskeçe’ye bağlı Keçilli köyü ile 1966-67 öğretim yılında anlaşma imzaladım ve böylece o köyde öğretmenliğe başlamış oldum. 35 yıl orada görev yaptım, 2001 yılında da emekliye sevk edildim. Benim son yılımda okulda iki öğrenci kalmıştı.

Şu anda da köy ilkokulu maalesef kapalı.
Öğretmenliğimin son yılında ciddi bir trafik kazası geçirdim. Üç yıl ayağa kalkamadım ama şimdi çok şükür iyiyim.

Öğretmenlik yaptığınız yılları ve çalıştığınız köyü bize biraz anlatır mısınız? O yıllarda köydeki yaşam şartları nasıldı, köyde ailelerle ve öğrencilerle ilişkileriniz nasıldı?
Ben o köyde o kadar güzel ilişkiler ve dostluklar kurdum ki bunun sözlerle anlatılması çok zor. Orası, o köylüler benim ikinci ailemdi. İlk dönemlerde çok geçim sıkıntısı çeken bir köydü. İskeçe’ye çok uzak değil ama dağ köyü olması sebebiyle ulaşım zordu, köyün yolu yoktu. Dört beş kilometre yolu yürüyerek kat edip ondan sonra ana yola çıkıyorduk. Yürünen yol düz olsa bir şey değil, oda dağ yoluydu. Köyde ekilebilir arazi oldukça azdı. 200 kilo tütün çıkaran aile bir - iki taneydi. Diğerleri çok daha az tütün çıkarıyorlardı. Onun için geçim sıkıntısı oldukça fazlaydı köyde.

Her konuda elimden geldiğince yardım ettim onlara. İhtiyacı olan öğrencilerimin okul masraflarını karşıladım yeri geldiğinde. Ama onlar da bana evlerini açtılar, yeri geldiğinde bana üç öğün yemek verdiler. Köy halkıyla birbirimizden hiç bir şeyi esirgemedik. Nasıl anlatayım, birlikte çok güzel günler geçirdik.
Kaza geçirdiğimde öğrencilerim, köy halkı hastanede yatıp kalktılar diyebilirim. Halen arayıp halimi hatırımı sorarlar. İlişkilerimiz hala devam ediyor.
Bu güzelliklerin yanında muhakkak öğretmenlik yıllarınızda zorluklar da yaşamışsınızdır.
Az öncede dediğim gibi köy halkı ve öğrencilerimle sorunlar yaşamadım. Ama bütün öğretmen arkadaşların çektiği sıkıntıları bende çok çektim. Baskı altında eğitim verdik. Bunun yanında köye ulaşım olmadığı için çok zorluklar yaşadım. Yol yok, yıllarca kar buz 4-5 kilometre yolu yürüdüm. Ana yola kadar otobüsle gidiyordum. Oradan yukarıya yaya. Çok zor günlerdi. Tabi gençtik, hepsini çektik. Yeri geldi, ben kardan soğuktan günlerce evime gidemedim. Daha sonraları motosiklet aldım. Yol kötü ve yokuş olduğundan birkaç defa kaza atlattım. Allaha şükür bir şey olmadım. Onun için ben diğer baskıların yanında ulaşım sorununu da çok yaşadım.


Tecrübeli bir öğretmen olarak eğitimimizi biraz değerlendirebilir misiniz?

Bir eğitimci olarak ilkokullarımızdaki eğitimde dersler dışında bir çok aksaklıklar gözlemliyorum. Öğretmenin işi dersi verip çıkmakla bitmez. Öğrenciyi sosyal hayata da hazırlar. Yeri geldiğinde öğretmen öğrenciye; karşıdan karşıya geçmeyi, düzgün konuşmayı, yalan söylememeyi, arkadaşları ve çevresine nasıl davranması gerektiğini, saygıyı, sevgiyi anlatmalı, öğretmeli.
Çocuk bir çok şeyi öğretmeninden öğrenir. Çünkü çocuk ilkokula başladığında ilk defa aile dışına çıkar ve çevreyi tanımaya başlar. Onun için ona sosyal hayatı öğretmenin öğretmesi gerekir. Aileler ne kadar çabalasalar da çocuklar öğretmeni daha çok örnek alırlar. O açıdan öğretmenler sadece ders değil, her konuda çocuklara örnek olmalı ve doğruları öğretmelidir. Benim gözlemlediğim kadarıyla çocuklarda sosyal açıdan biraz eksiklikler var. Çevremden duyduğum kadarıyla öğretmenlerinden çok memnun aileler var ama memnun olmayan aileler de oldukça fazla.


Peki eğitimimizin düzelebilmesi için neler yapılabilir?

Bu konuda tek söylenecek şey, Türkiye çıkışlı üniversite mezunu öğretmenlerin ilkokullara yerleştirilmesi.


En kesin çözüm bu. Ama olamıyorsa mevcut öğretmenlere belli dönemlerde seminerler verilmesi de bir seçenek olabilir.
Azınlık liselerimizde pırıl pırıl genç öğretmenlerimiz görev yapıyor. Gönül ister ki ilkokullarımızda da bizim istediğimiz öğretmenler yer alsın. Asıl önemli yer ilkokullarımız, çünkü temel orada atılıyor.


Şu anda görev yapan genç meslektaşlarınıza neler önerirsiniz?

Onlara diyeceğim, sürekli kendilerini geliştirsinler. Artık bu çağda her şey var, bilgiye ulaşmak kolay. İsterlerse başarabilirler. Birde onlara şunu söylemek istiyorum. Ailelerle ilişki içinde olsunlar. Çocukların başarısı veya başarısızlığı aile ile de ilgili olabilir. Aileler de ilgisiz olabilir bazen. O zaman öğretmen bir şey yapamaz.
Onun için aile öğretmen ilişkisi çok önemli. Öğretmenler çocuk velileri ile sürekli iletişim halinde olsunlar. Çocuğu takip etsinler. O zaman daha başarılı öğrenciler yetiştireceklerdir.


Peki eğitimde başarıyı yakalamak için ailelere ne gibi görevler düşüyor?

Ailelerin çocukları ile ilgili olmaları gerekiyor. Huzursuzluk olan evde başarılı çocuk yetiştirmek mümkün değildir.
Kavga ve tartışmalar çocukların yanında yapılmamalı, huzursuzluk onlara yansıtılmamalı. Bizim için küçük olan şeyler bazen onların yüreklerinde büyük yaralar açabilir. Çocuklarımızın başarılı olabilmesi için evde huzurlu bir ortam şart.
Bu güzel söyleşi için size çok teşekkür ediyorum.
Bana böyle bir fırsat verdiğiniz için ben size teşekkür ediyorum. Derginizi severek takip ediyoruz, başarılarınızın devamını diliyorum.
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
319