|
Geride bıraktığımız 2008 yılına; terör, şiddet, savaşlar ve
ekonomik kriz damgasını vururken, 2009 yılı da her yeni yılda olduğu
gibi yeni umutlar, beklentiler ve iyi dileklerle karşılandı. Ancak
yeni yılın ilk saatlerinde bile dünya acı olaylara tanık oldu.
Dünyanın bir yerlerinde savaşlar devam etti, bombalar patladı,
çocuklar ve masum insanlar hayata veda etti.
2008 yılı Batı Trakya Türk Azınlığı için de yine hayal
kırıklıklarıyla dolu bir yıl oldu. Batı Trakya Türk Azınlığı 2008
yılında azınlık sorunlarının çözüme kavuşacağını ümit etmişti her
zaman olduğu gibi. Ancak yine kocaman bir hayal kırıklığı yaşadı
azınlığımız.
2008’in ilk aylarında daha Vakıflar Yasası mecliste azınlığın
talepleri dikkate alınmadan, azınlığın tüm ısrarlarına rağmen
uygulanabilirlikten uzak bir şekilde yasallaştırıldı.
Yıl boyunca gündemin önemli maddelerinden biri olan anaokulları
meselesi hala netlik kazanmadı. Yani ilkokul öncesi zorunlu hale
getirilen anaokullarında azınlık çift dilli eğitim verilmesi yönünde
ısrar ederken, hükümet net bir açıklama yapmaktan kaçındı ve çok
kültürlü anaokulları olacağını açıklamakla yetindi.
Azınlığın yeni eğitim ve öğretim yılı bu yıl ne yazık ki eylemlerle
başladı. Okulun açıldığı ilk gün İskeçe Merkez Türk İlkokulu’na
kayıtları yapılan öğrencilerden bir kısmının kayıtlarının silinmek
istenmesi öğrenci velilerinin tepkisine neden oldu. Bu nedenle
yürüyüş yapıldı, öğrenciler okula gönderilmeyerek olay boykot edildi
ama değişen bir şey olmadı.
Diğer yandan Meriç (Evros) ili köylerinden Büyük Dervent’te yaşanan
öğretmen krizi yine günlerce süren bir boykota neden oldu. Öğrenci
velileri okuldaki Yunan Öğretmen Hara Nikopulu ile yaşanan sorunlar
yüzünden öğretmenin okuldan alınmasını ve yerine başka bir öğretmen
gönderilmesini talep ettiler, veliler imza toplayarak bu
taleplerinde ısrar ettiler, öğrenciler okula gönderilmeyerek olay
boykot edildi ancak yine değişen bir şey olmadı.
Yıl boyunca azınlığın farklı etnik gruplardan oluştuğu, hükümetin en
yetkili kişileri bile azınlığın Pomak, Çingene ve Türkçe
konuşanlardan oluştuğunu iddia ederek azınlığa karşı politikanın
değişmediğini bir kez daha gösterdiler.
Azınlığın; farklı etnik gruplardan oluştuğu, yasalar önünde eşit hak
ve fırsatlardan yararlandığı söylemleri ve iddiaları Batı Trakya
Türk Azınlığı’na hiç yabancı değil. Ama yine de ülkemiz
yöneticilerinin hep aynı konularda ısrar etmeleri insanı ister
istemez hayal kırıklığına uğratıyor.
Diğer taraftan dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizin etkileri
bölgemizde de hissedilmeye başlandı. Gerçi kriz Batı Trakya Türk
Azınlığı’nın kapısını 3 -4 yıl önce çalmıştı. Tarımda yaşanan
olumsuzluklar, tütün, mısır ve pamuk fiyatlarının düşmesi, teşvik
primlerinin kademeli olarak kesilecek olması ve dolayısıyla üretimin
azalması ekonomik krizi zaten bölgeye birkaç yıl önce getirmişti.
Ancak son günlerde kapanan fabrikalar ve işlerine son verilen
işçiler, bunlara bağlı olarak esnafın işlerinin durgunluğu 2008’i
kötü kapatmamıza neden oldu.
Aradan koskoca 12 ay geçmesine rağmen azınlığımız yine 2008 yılında
da sorunlarında değişen bir şey olmadığını, azınlığa karşı uygulanan
politikanın değişmediğini bir kez daha gördü. Bir kez daha
umutsuzluğa kapıldı.
Biz yinede her şeye rağmen 2009’da azınlığın sorunlarının çözümü
için hiç değilse adımlar atılacağını umuyor, yeni yılın hepimize
sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum.
İlknur HALİL
|