|
Sanatçı Mehmet İsmail:
“Kiremit ve ağaçlara değişik şekiller vererek, onların dekorasyonda
farklı alanlarda kullanımını sağlıyorum.
Bu eserlerim Yunanistan’ın pek çok bölgesinde, büyük market ve
dekorasyon eşyaları satan ünlü mağazalarda sergilenip satışa
sunuluyor.
Ben Yunanistan’da bu sanat dalıyla uğraşan tek kişiyim.”
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1956 yılında Aşağıköy’de doğdum. 1978 yılında askerlikten sonra iş
hayatına ilk olarak Şapçı’da plakçı - kasetçi dükkanı açarak
başladım. İki yıl sonra da fotoğrafçılığa geçtim. Bölgemize ilk
renkli fotoğrafçılığı ben getirdim. Yedi yıl fotoğrafçılıkla
uğraştım ancak ekonomik sebeplerden dolayı bunu da bıraktım. Daha
sonra iki yıl Selanik’te dekorasyon işlerinde çalıştım. Ondan sonra
da Almanya’ya gittim. Almanya’da on üç yıl kaldım, iki yıl önce de
Yunanistan’a kesin dönüş yaptım. Halen kiremit süsleme sanatı ile
uğraşıyorum. Bunun yanında ağaçların gerek gövde ve dallarına
gerekse köklerine değişik şekiller vererek farklı bir sanat
geliştirdim.
Kiremit süsleme sanatına ne zaman, nerede başladınız?
Kiremit süsleme sanatına Almanya’da başladım. Bana bunu bir Alman
arkadaş öğretti. Orada İspanya’dan normal kiremitleri getirmişler,
doğal olarak satarlardı. Biz de bu işi yapar mıyız diye düşündük ve
yapmaya karar verdik. Biz kiremitlerimizi Yunanistan’dan alıp
Almanya’ya götürdük. Bizimkilerin boyutları İspanya’dan gelenlere
göre daha küçüktü ve dolayısıyla bizimkiler daha çok tuttu. Buraya
döndükten sonrada kiremit süsleme sanatına devam ettim.
Kiremitleri satışa sunulur hale gelene kadar hangi işlemlerden
geçiriyorsunuz?
Ben önce kiremidi çok güzel yıkıyorum. Daha sonra renkli peçetelerin
en üst katını alıyorum, kiremide göre yerleştirip, tutkalla
yapıştırıyorum ve cilaladıktan sonra satışa hazır hale getiriyorum.
Süslediğiniz bu kiremitler iç mi, yoksa dış dekorasyonda mı
kullanılıyor?
Ben Almanya’da bu işi öğrendikten sonra geliştirmek için çok
uğraştım, bir çok denemeler yaptım. Bu kiremitler hem içeride hem de
dışarıda rahatlıkla kullanılabilir. Çünkü çok temiz yıkanıyor.
Dışarıda kullanıma uygun olup olmadığını, dayanıklılığını test etmek
için bir kiremidi iki ay suda beklettim, bir şey olmadı. Üstündeki o
kağıt bozulmadı. Yine bir yıl güneşte beklettim, rengi solmadı. O
yüzden bu kiremitler hem içeride, hem dışarıda rahatlıkla
kullanılabilirler. Çünkü malzemelerin en iyisini kullanıyorum
çatlama yapmasın, bozulmasın diye. Tutkalı ve cilası en iyisinden.
İki yıldır burada yapıp satıyorum, sattığım hiç bir yerden şikayet
gelmedi.
Bir kiremidi süslemek ne kadar zamanınızı alıyor?
Bu işte en büyük yardımcım ve destekçim olan eşimle birlikte günde
otuz adet kiremit süsleyebiliyorum. İlk zamanlar tabi bu kadar
yapamazdım, zamanla geliştirdim, işimde uzmanlaştım.
Süslediğiniz kiremitleri nerelere pazarlıyorsunuz?
En çok Halkidiki’ye satıyorum. Halkidiki’nin dekorasyon eşyaları
satan mağazalarında ve marketlerinde benim eserlerim de satışa
sunuluyor. Bunun dışında Selanik’te de satıyorum. Katerini’ye kadar
her yerde satılıyor. Bunları daha çok mobilya, dekorasyon
malzemeleri satan veya dekorasyon yapan yerlere veriyorum. Bazı
mağazalarda bana ait stantlar da var. Kısacası Orestiada’dan
Katerini’ye kadar tüm büyük dekorasyon mağazalarında hem kiremit hem
de ağaç süslerim sergileniyor ve satılıyor.
Kiremit ve ağaçlara değişik şekiller vererek, onların dekorasyonda
farklı alanlarda kullanımını sağlıyorum.
Bu eserlerim Yunanistan’ın pek çok bölgesinde, büyük market ve
dekorasyon eşyaları satan ünlü mağazalarda sergilenip satışa
sunuluyor.
Ben Yunanistan’da bu sanat dalıyla uğraşan tek kişiyim.
Almanya’da süslediğiniz kiremitleri nerelere satıyordunuz?
Almanya’da da bölgemizde bulunan hediyelik eşya dükkanlarında
satılırdı.
Gördüğüm kadarıyla ağaç dalları ve gövdeleriyle de çalışıyorsunuz.
Evet ağaçtan; askı, masa, sehpa, tabela ve yeni olarak da sipariş
üzerine kuş yuvaları yapmaya başladım. Ağaca daha büyük rağbet var
Yunanistan’da.
Hangi tür ağaçları kullanıyorsunuz?
Özellikle çınar ağacından çok şeyler yaratabiliyorum. Çınar ağacı
eskise de, yansa da ille bir şeyler kalıyor. Benim kullandığım
ağaçların, yüzde doksanı çınar ağacı. Ayrıca kullandığım ağaçların
hepsi kuru ağaç. Yaş ağaç kesinlikle kullanmıyorum. İşe yaramayan,
çürümeye yüz tutmuş ağaçları kullanıyorum. Doğaya zarar vermiyorum.
Kiremitlerde de herkesin attığı, istemediği kiremitleri
kullanıyorum.
Ham maddeyi nereden buluyorsunuz?
Ben bu ağaçların ham maddesini derelerden buluyorum. Çaylardan
buluyorum. Kiremitleri de eski evlerden alıyorum. Kiremitler çok
eski el yapımı. Yaptığım her şey el yapımı. Bu yaptığım sanat
Yunanistan’da ilk ve tek.
Bunları nerelere veriyorsunuz?
Bunları da kiremitte olduğu gibi Orestiada’dan Katerini’ye kadar
dekorasyon malzemeleri satan dükkanlara veriyorum. Buralarda
“Keramix Memo” olarak benim adımla sergilenip satılıyorlar.
Kiremit süsleme sanatına Almanya’da başladığınızı söylemiştiniz.
Ağaçlarla bir şeyler yaratmaya ne zaman başladınız?
Benim el sanatlarına ilgim hep vardı. İlkokuldan beri hep el
sanatları, resim gibi şeylerle uğraşmayı çok seviyordum. İlk olarak
askerde bakır kabartma yaptım. Sonra ağaç yakma sanatını da yaptım.
Hobi olarak tabi.
Bulduğunuz her ağaç gövdesini ya da dalını topluyor musunuz, yoksa
ne yapmak istediğinize karar verdikten sonra istediğiniz gibi bir
ağaç bulmaya mı çalışıyorsunuz?
Bulduğum ağacı ilk önce işime yarayacak gibiyse alıyorum. Karşıma
koyuyorum. Düşünerek, altını üstünü çeviriyorum. Bir şeylere
benzetiyorum ve ne yapacağıma karar veriyorum. Burada tamamen
yaratıcılık önemli. Bakıp görmek önemli. Ona göre değerlendirip
yapıyorum.
Mesela geçenlerde deniz kenarında atılmış bir zeytin ağacı buldum
kök olarak. Onu aldım, eve getirdim. Ondan üç masa, bir sehpa, beş
tane de mumluk yaptım. Bulduğum ağacın yüzde doksanını kullanıyorum.
Atmak için birşey kalmıyor. Bir tarafı çürük olsa bile onu başka
şeyde kullanıyorum.
Bundan sonraki planlarınız, hedefleriniz neler?
Bundan sonra Yunanistan’ın diğer bölgelerine açılmak istiyorum.
Yaptıklarımın oralarda da sergilenip satılmasını istiyorum, bunun
için çalışacağım. Bunun yanında bahçe düzenleme ve bahçe süsleri ile
ilgili bir mağaza açmayı düşünüyorum.
Biz size bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyoruz, Yunanistan’ın
her yerinde sizin çalışmalarınızla karşılaşmayı diliyoruz.
Derginizde bana ve benim çalışmalarıma yer verdiğiniz için ben size
teşekkür ediyorum, bu güzel derginizin uzun yıllar daha
okuyucularıyla buluşmasını diliyorum.
|

|