|
KARACAOĞLAN KÖYÜ
Değerli okurlar; bu ay Batı Trakya’nın güzel ova köylerinden biri
olan, Gümülcine’nin doğusunda ve 14. kilometresinde yer alan
Karacaoğlan (Aratos) köyündeyiz.
Karacaoğlan köyü ziyaretçilerini, girişinde bulunan ve Cunta
döneminden kaldığı bilinen, tarihi asker bekleme kalesi ve onun
hemen altından akan çayı ile karşılamaktadır. Karacaoğlan, tam
ortasından geçen eski Gümülcine-Dedeağaç otoyolu ile şehirler ve
köyler arası ulaşım ve iletişim için büyük önem taşımaktadır.
Gümülcine ve Şapçı’ya eşit mesafede olup (14 kilometre), bu iki
kasabanın tam ortasında yer almaktadır.
Köyde bilgilerine başvurduğumuz kişiler “Bugünkü Karacaoğlan köyüne
yakın bir mesafede, bundan asırlar önce göçmenlerden oluşan bir oba
kuruluymuş. Fakat obayı öyle bir hastalık sarmış ki, obadan kimse
ayrılmak istemezken, içlerinden sadece bir kişi, esmer (karaca) bir
oğlan obayı bırakıp, bugünkü Karacaoğlan köyüne göç etmiş. Daha
sonra obadakiler, karaca oğlanın yerleştiği bu bölgeyehastalığın
uğramadığını görünce, onlarda karaca oğlanın yanına göç etmişler. Bu
sebepten dolayı da, köyün ismi ‘Karacaoğlan’ olarak tarihe geçmiş”
diyerek köyün kuruluş ve isim hikayesini bize anlattılar.
Köy, bugünkü yerine ilk yerleşimini, yaklaşık 250-300 yıl önce
yapmıştır. Bu durum köy mezarlığındaki mezar taşlarından, köylülerin
anlatımları ve köy çevresindeki bulgulardan doğrulanmaktadır.
Karacaoğlan köyü; 600 aileli, yaklaşık 1500 kişilik bir nüfusa
sahip, verimli topraklar üzerine kurulmuş büyük bir ova köyüdür. Bu
ailelerin yaklaşık yüzde 80’ini Müslüman azınlığı oluşturmaktadır.
Ayrıca köyde, yurt dışında yaşayan, köye zaman zaman gelip giden, 50
aile de bulunmaktadır.
Köy yıllarca nahiye merkezliği yapmış ve kendi dışında, iki köye
daha hizmet vermiş ve son yıllarda da, Kapodistria planı ile Sirkeli
Belediyesi’ne bağlanmıştır. Köyde bulunan nahiye binasında, bugün
halen küçük çapta resmi işlemler yapılabilmektedir. Sirkeli
Belediyesi’ne bağlı yirmi köy arasında, Karacaoğlan köyü en çok
nüfusa sahip olanıdır.
Köy halkı geçimini tarımla sağlamaktadır.
Verimli ve yeterli suya sahip olan köyde, son yıllarda sadece pamuk,
tütün, buğday, arpa, mısır, yonca, ayçiçeği ve bamya
yetiştirilmektedir. Eskiden ağırlıklı olarak pancar, domates ve
biber de yetiştirilen bu köyde, ne yazık ki, bu ürünler, pazarlama
sorunu yüzünden, neredeyse hiç üretilememekte ve yok olmaktadır.
Bunların dışında, her aile kendi ihtiyacını karşılayacak kadar,
çeşitli meyve ve sebze üretimi de yapmaktadır.
Araştırmamız sırasında bilgilerine başvurduğumuz kişiler, son
yıllarda tarımda yaşanan olumsuzlukların, köylerinde de önemli
ölçüde hissedildiğini belirterek, bu yüzden köy gençlerinin bir
kısmının sanayi bölgesinde, bir kısmının da, Gümülcine ve başka
şehirlerde iş aramak veya çalışmak zorunda kaldığını ifade ettiler.
Köy halkı, geçmişten bugüne eğitim ve öğretime büyük önem vermiştir.
Köyde iki ilkokul bulunmaktadır. Bunlardan, biri azınlık öğrencileri
için olup, sekiz eğitimcisi ile yaklaşık 60 öğrenciye hizmet
vermektedir.
Köy halkının sadece bugün değil, geçmişte de, eğitim ve öğretime
verdiği önemin, en önemli göstergesi, köyde yüksek öğrenim görmüş
doktor, avukat, diş hekimi, hemşire, öğretmen, muhasebeci, ziraat
mühendisi, gazeteci gibi, bir çok meslek dalından tahsilli gençlerin
bulunmasıdır. Ayrıca köyde, yüksek okullarda okuyan öğrencilerin
sayısı oldukça fazladır.
Köy camiinin yapılış tarihi belli olmayıp, minaresinin yapılışı 3
Eylül 1951 tarihinde gerçekleşmiştir. 1966’da yeniden inşa edilen
cami, son yıllarda da ufak tefek tadilatlar geçirerek, yaşam
şartlarına uygun şekle getirilip, bakımlı ve temiz görünümü ile köy
halkına hizmet vermektedir. Caminin bakım ve çeşitli giderleri, cami
vakfına ait olan dükkan ve arazilerden gelen gelirler ile
karşılanmaktadır.
Köyde, bir eski ve bir yeni olmak üzere, iki mezarlık bulunmaktadır.
Eski mezarlığın tarihçesi bundan yaklaşık 250-300 yıl öncesine
dayanmaktadır.
Köyde sağlık ocağı, eczane, diş hekimi muayenehanesi, üç kahvehane,
dört lokanta, dört market, iki dönerci, üç kasap dükkanı, üç zirai
araç bakım atölyesi, beş mobilya bakım ve yapım atölyesi, iki
mobilya mağazası, iki benzin istasyonu, iki berber dükkanı, zirai
ilaç deposu, internet kafe, demir doğramacı, inşaat malzemeleri ve
odun satan bir dükkan bulunmaktadır. Ayrıca köyde, büyük bir futbol
sahası ve iki çocuk parkı da bulunmaktadır.
Karacaoğlan köyü, yemyeşil ağaçlarla çevrili, geniş otopark alanına
sahip, zaman zaman araçların dinlenmek için durakladığı çok güzel
bir meydana sahip olmakla beraber, yine bu meydanda 100 yıldan beri
yaşamakta olan bir çınar ağacı bulunmaktadır.
Karacaoğlan köyü; Türk gelenek ve göreneklerini iyi koruyabilmiş
köylerimizden bir tanesidir. Bütün Batı Trakya’da olduğu gibi,
burada da düğün, mevlit, sünnet, bayram ve hıdrellez Türk gelenek ve
göreneklerine uygun olarak yapılmaktadır.
Karacaoğlan köyü gençliğinin her yıl 6 Mayıs akşamı düzenlediği
hıdrellez eğlencesi, uzun yıllardan bu yana yaşatılarak köyde bir
gelenek halini almıştır.
Not: Katkılarından dolayı köy muhtarı Amet Amet’e teşekkür ederiz.
|

|