|
OYUN
Oyun çocuğun en ciddi işidir. Çocuk oyun oynadıkça duyuları
keskinleşir,yetenekleri ve becerileri artar. Çünkü oyun çocuğun en doğal
öğrenme ortamıdır. Çocuğun gelecekteki kişiliğinin şekillenmesi de oyun
içerisinde gerçekleşmektedir. Bilim adamlarına göre oyun çocuğun dünyaya
uyum sağlamasını mümkün kılan bir araçtır. Oyun yoluyla çocuk toplumsal
yaşayışın sürmesini sağlayan kural ve durumları öğrenebilmekte, kendini
tanımakta, bilişsel, sözel, fiziksel, duyusal olarak gelişmekte, beceri
kazanmaktadır.
Oyunun Psikomotor Gelişime Olan Etkileri
Hareket içeren tüm oyunlarda çocuklar kendi vücutlarının farkına varırlar,
güç ve sınırlılıklarını öğrenirler.
Hareketli oyunlarda çocukların hem küçük kas hem de büyük kas gelişimleri
desteklenmektedir. Çocukların koşma, ağırlık taşıma, top atma ve tutma,
hamur, su ve kum gibi malzemelerle oynama, yırtma, kesme gibi etkinlikler
yoluyla kas gelişimleri desteklenmektedir.
Etkinlik örnekleri:
Çamaşır asmada çocuğunuzla işbirliği yapabilirsiniz. Bu çocuk için bir
oyundur aslında. Çamaşırlarını bir sepet yerine iki sepete koyun. Birine
küçük, diğerine büyük olan çamaşırları ayırın. Çocuk sizi taklit ederek
çok rahat çorapları çamaşır teline asar ve mandalla tutturur. Bunu
yapmakla çocuğunuzun psikomotor gelişimini desteklemiş olursunuz.
Temizlik yaparken çocuğunuza bir bez verip onunda sizi taklit etmesini
sağlayın.
Market dönüşü ona da poşet verip eve kadar taşımasını isteyebilirsiniz.
Çocuğunuza üzerindekileri çıkarması için fırsat verin.
Oyuncaklarını yerden siz toplamayın, sadece model olun.
Eşyalarınızın yerini değiştirirken çocuğunuzdan yardım isteyin.
Şişe kapağı açma, musluk çevirme, kapı kolunu açmada çocuğa fırsat
tanıyın. Bu durumları oyun haline getirin.
Yemek için masa hazırlarken çocuğun düzeyine uygun işlerden yardım
isteyebilirsiniz. (tabak, kaşık, bardakları ona taşıtın).
Kendi giysilerini katlayıp dolaba yerleştirmesinde ona yardım edin.
Bağımsız yemek yemesi için ona fırsat verin.
Çocuğunuzun yemek istediği cips, çikolata poşetlerini açması için ona
yardım edin. Ya da kendi başına açmasına fırsat tanıyın.
Oyunun Duygusal ve Sosyal Gelişime Olan Etkileri
Çocukluğun ilk yıllarındaki sosyal ve duygusal gelişim sonraki yıllardaki
sosyal ve duygusal gelişimin temelini oluşturur. Çocuklar oyun yoluyla
gerçek yaşamdaki olayları ve karakterleri canlandırarak duygusal tepkileri
oyunlarına yansıtırlar, bu yolla duygusal tepkileri gözlemleyip
geliştirirler ve duygularını kontrol etmeyi öğrenirler.
Oyun çocukların özgüven geliştirmelerini sağlar, özellikle grup
oyunlarında çocukların sorumluluk alma duyguları da gelişir. Oyunların
duygusal gelişimdeki önemli bir diğer işlevi de çocuğun mücadele etme, bir
işi bitirme, başarı ve başarısızlık duygularını tatmasıdır. Oyunda
çocuklar başarı duygusunu tattıkça yeni beceriler denemek için de motive
olacaklardır.
Çocuklar en iyi kendi yaşıtlarından bir takım bilgileri öğrenirler. Bu
bilgi paylaşımı oyunun sosyal bir yapı içermesinin önemli bir kanıtıdır.
Çocuklar özellikle arkadaşlarıyla grup halinde oynarken kurallara uyma,
sorumluluk alma, işbirliği yapabilme, paylaşma, sıra alma, sıra bekleme,
nezaket kurallarına uyma gibi toplumsal ilişkilerin gerektirdiği kuralları
da pekiştirmiş olurlar. Oyun bir bakıma çocuklar için sosyal bir yaşam
modeli sağlamaktadır.
Çocuğunuzla sıra alarak oyun oynayın. Örneğin;mandalları yere döküp sıra
alarak sepetin içine atın. İlk başlarda fiziksel desteğinize ihtiyacı
olacaktır. Daha sonra sözel yardımınızla sıra bekler ve en sonunda kendisi
sıra beklemeyi öğrenmiş duruma gelir.
Sıra alarak oynanabilecek aktiviteler; bir leğene su koyup sıra alarak
ellerinizle vurabilirsiniz. Sıra alarak kaşıkla masaya vurma
oynayabilirsiniz. Sıra alarak topları sepete atabilirsiniz. Oyun bittikten
sonra oyuncaklarını sepete sırayla toplayabilirsiniz. Lego, bulyap,
boncuk, çivi, kutular gibi oyuncaklarla çok rahat sıra alma ve sizinle
iletişim kurma becerisi çalışmış olursunuz.
Çocuğunuzla hep aynı ses tonu ile konuşmaktan kaçının. Sizin ona
kızdığınızı veya onun sizi mutlu ettiğini ses tonunuzla anlatabilirsiniz.
Gün içinde gerçekleşen çok basit olayları bile abartılı bir biçimde onunla
paylaşın ‘aaaaaa kim geldi, baba geldi, yaşasın’ gibi cümlelerle
duygularınızı ifade etmeye çalışın.
Evde çocuğunuza küçük sorumluluklar verin. Eve gelen misafirlere kolonya
dökmesi, masa hazırlarken onun görevi masaya bardakları koymak olması
gibi.
Okul defterini ona taşıtabilirsiniz.
Öğretmenin istediği bir nesneyi ona hatırlatıp evden çıkarken almasını
sağlayabilirisiniz.
Çocuğunuzla karşılıklı araba sürme ve top oynama, onun karşısındakiyle
iletişim kurmasına yardımcı olur.
Çocuğunuza paylaşmayı öğretin. Örneğin; anaokuluna giden bir çocuğa bir
cips alıp arkadaşları ile paylaşmasını isteyebilirsiniz.
Çocuğunuzla günün her saatinde taklit becerisini çalışabilirsiniz.
Örneğin; sabah kalktığınızda, bir rutin oluşturun ve çocuğunuzla belirli
egzersizleri çalışın. Kolları yukarı kaldırma, yana açma, aşağı uzatma
gibi oyunlarla çocuğun odasında, oyuncaklarıyla taklit becerisi
geliştirilebilir.
Oyunun Zihinsel Gelişime Olan Etkileri
Oyun oynamak çocukların zihinsel açıdan yeni kavramlar öğrenmesi, bellek,
dikkat, problem çözme becerilerinin ve hayal güçlerinin gelişmesini
sağlayan unsurlar arasında en önemlilerindendir. Çocuklar oyun oynarken
bir yandan eşleştirme, gruplama, sıralama, benzerlik ve farklılıkları
algılama, ayırt etme gibi zihinsel işlemleri öğrenirken bir yandan da
duyularını geliştirebilirler. Oyunlar çocukların; nesnelerin renk, şekil,
boyut, miktar ve mekanda konumlarını görme, farklı doku ve yüzeylere
dokunarak tanıma, tat ve kokuları tanıma ve ayırt etme, değişik sesleri
dinleme ve ayırt etme gibi beş duyuların aktif bir şekilde kullanılmasını
sağlamaktadır.
Etkinlikler;
Çamaşırları katlarken çocuğa bir çorap verin ve tekini bulmasını isteyin.
Bu aşamada çocuk renkleri bilmiyorsa, çorapları renklere göre
eşleştirmesini beklemeyin.
Giyinip soyunma oynarken veya gün içerisinde giyinip, soyunurken çocukla
beraber boy aynasının önünde durun, onunla sizin ismini söylediğiniz vücut
kısmını oynatma veya gösterme oyunu oynayın. (kolunu kaldır, gözünü kapat,
başına dokun v.b). Onunda size aynı oyunu oynaması için fırsat verin.
Oyuncak bebek yıkarken bakın bakalım bebeğin üzerinde vücut kısımlarını
gösterebilecek mi?
Farklı, basit şekilleri (daire, kare) olan resimli kitaba bakın. Resimlere
bakarken her şekil hakkında konuşun. Sonra çocuğa etrafına bakıp bunlara
benzeyen şekiller bulmasını isteyin. Örneğin daire şekli bir topla, kare
şekli bir masayla v.b. eşleştirebilir.
Manavdan meyve alırken çocuğunuzun da aynısını alması için teşfik edin.
Çocuğun elindeki yiyecekten evdeki misafirlerine ‘bir tane’ vermesini
isteyin.
Mandalları renklerine göre eşleştirebilirsiniz.
Evinizdeki mobilyaların altına üstüne çıkıp çocuğunuzla ‘altında \ üstünde
kavramını çalışabilirsiniz. Ya da sevdiği bir oyuncağı masanın altına
üstüne atıp gidip getirmesini isteyebilirsiniz.
Mutfakta masanın üstüne farklı büyüklükte iki bardak koyup büyük bardağı
vermesini isteyebilirsiniz. Bunu yaparken bir amaca bağlı yapmak
önemlidir. Hadi ben çok susadım büyük bardağı ver su içeyim gibi.
Çocuğunuzla işlevsel oyunlar oynayın. Örneğin çocuğunuz evde dolaşırken
kapının anahtarını buldu ve oraya buraya atıyor veya elinde sallıyor.
Anahtarı elinden almak yerine çocuğu kapıya yönlendirip kapıyı açıp
kapatabilirsiniz.
Oyunun Dil Gelişimine Olan Etkileri
Çocuklar oyun oynarken hem alıcı hem de ifade edici dil gelişimleri
desteklenmektedir. Oyunda yeni sözcükler öğrenir, kendilerini sözel ya da
sözel olmayan yollarla ifade edebilir, çeşitli mesajları algılama ve
iletme becerileri geliştirirler.
Etkinlikler;
Gün boyunca yaptığı işlerle ilgili sesler çıkarın. Örneğin, çocuğunuzu
yıkarken suyun üstünde ‘fış.fış’ diyerek bir kayığı itin veya sevdiği bir
yiyeceği yerken ‘Mm...’ diyerek karnını ovun. Bebek sesi tekrarladıktan
sonra onu ödüllendirin ve çıkardığı sesi tekrarlayın.
İstediği nesneye uzanınca kelimeyi söyleyin ve ona tekrarlatın. Nesneleri
ona doğru uzatarak ‘meyve suyu veya süt mü istiyorsun?’ diye sorarak ona
seçenek tanıyın.
Çocuk bir oyuncakla oynarken ne ile oynadığını sorun. Cevabını
tekrarlayarak pekiştirin. ‘Evet, o bir bebek’ gibi.
Her yeni oyuncağın ismini mutlaka söyleyin. Çocuk oynarken oyuncağın
ismini mümkün olduğu kadar çok tekrarlayın ki oyuncağın ismini duymaya
alışsın.
Çocuğun sözel ifadesine karşılık siz daha karmaşık cevaplar verin.
Çocuğunuzdan günlük deneyimleri size anlatmasını isteyin. ‘Bugün ne
yaptın’ diye sorun. (Okulda ne yaptın, ne yedin, nereye gittin, ne giydin
v.b.)
OYUNUN AŞAMALARI
Pratik Oyun: 0-2 yaşlarında görülür. Bebekler bir nesneye uzanırlar,
yakalarlar, yere atarlar ve bu tekrarlanır. Burada tekrar çok önemlidir.
Tekrarda yeni şeyler fark ederler.
Sembolik Oyun: 2 yaşından sonra başlar. Bu dönemde çocuk gerçekte yaşadığı
önemli olayları oyunlarında zaman zaman değişikliğe uğratarak ve hayalinde
farklılaştırarak kullanır, simgelemeye doğru gider. Bu oyunlarda nesne
çocuğun yanında olmasa da çocuk o nesne yerine başka bir nesneyi
kullanabilir ve sanki elinde o nesneyi tutuyormuş gibi davranabilir.
Kurallı Oyun: Çocuk 6 yaşına geldiğinde, sembolik oyunda azalma görülür ve
çocuk daha çok gerçeğe uygun oynamaya başlar. Hayatta gördüğü herşeyi
resmetmek, boyamak ister. Bu oyunda rekabet vardır, kurallar da bunun için
gereklidir.
OYUNUN SOSYAL GELİŞİME GÖRE GÖSTERDİĞİ DEĞİŞİMLER
Tek başına Oyun: Bu oyun; çocuğun bir mekanda tek başına ve isteğine bağlı
materyal kullanarak ya da kullanmayarak oynadığı oyun türüdür.
Karakter Oyunu: Çocuk oynarken aynı zamanda diğer çocukları da gözlemler
ve gözlemlerine göre oyunlarını şekillendirir.
Paralel Oyun: Çocukların aynı mekanı kullandıkları, fakat farklı
materyallerle farklı oyunlar oynadıkları oyun çeşididir. (Örneğin aynı
masada bir çocuğun yap-bozlarla bir diğerinin de legolarla oynaması gibi).
Birlikte Oyun: Bu oyun çocukların birlikte karar verip aynı oyunu
oynadıkları bir oyun türüdür. Birlikte oyunda kesin kurallar ve roller
yoktur. Bir çocuk oyundan ayrıldığında oyunun akışında bir bozulma olmadan
kalan çocuklar oyuna devam edebilir. (Örneğin araba taklidi yapan
çocuklar).
İşbirliğine Dayalı Oyun: Çocuklar birlikte karar verip kuralları da
birlikte oluşturdukları oyun türüdür. Bir veya iki lider olabilir. Diğer
çocuklarda grup üyesi olurlar.
Oyun gelişim süresince basitten-karmaşığa, somuttan - soyuta,
egosantrizimden - sosyalliğe doğru giden bir gelişim gösterir.
|