Ana Sayfa İletişim Bilgilerimiz! Bize mail atın! Print Ediniz

Türkçe Greece English
Dergi sayısına göre arama

Dergi tarihine göre arama

Dergi tarihleri arası arama


 

Farkılı Bir Dünya

 
Nilay Mümin

Okul Öncesi Eğitimi Öğretmeni Engelli Çocuklarda Bireysel Eğitim Uzmanı

  

 

 
OYUN

Oyun çocuğun en ciddi işidir. Çocuk oyun oynadıkça duyuları keskinleşir,yetenekleri ve becerileri artar. Çünkü oyun çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır. Çocuğun gelecekteki kişiliğinin şekillenmesi de oyun içerisinde gerçekleşmektedir. Bilim adamlarına göre oyun çocuğun dünyaya uyum sağlamasını mümkün kılan bir araçtır. Oyun yoluyla çocuk toplumsal yaşayışın sürmesini sağlayan kural ve durumları öğrenebilmekte, kendini tanımakta, bilişsel, sözel, fiziksel, duyusal olarak gelişmekte, beceri kazanmaktadır.

Oyunun Psikomotor Gelişime Olan Etkileri


Hareket içeren tüm oyunlarda çocuklar kendi vücutlarının farkına varırlar, güç ve sınırlılıklarını öğrenirler.
Hareketli oyunlarda çocukların hem küçük kas hem de büyük kas gelişimleri desteklenmektedir. Çocukların koşma, ağırlık taşıma, top atma ve tutma, hamur, su ve kum gibi malzemelerle oynama, yırtma, kesme gibi etkinlikler yoluyla kas gelişimleri desteklenmektedir.
Etkinlik örnekleri:
Çamaşır asmada çocuğunuzla işbirliği yapabilirsiniz. Bu çocuk için bir oyundur aslında. Çamaşırlarını bir sepet yerine iki sepete koyun. Birine küçük, diğerine büyük olan çamaşırları ayırın. Çocuk sizi taklit ederek çok rahat çorapları çamaşır teline asar ve mandalla tutturur. Bunu yapmakla çocuğunuzun psikomotor gelişimini desteklemiş olursunuz.
Temizlik yaparken çocuğunuza bir bez verip onunda sizi taklit etmesini sağlayın.
Market dönüşü ona da poşet verip eve kadar taşımasını isteyebilirsiniz.
Çocuğunuza üzerindekileri çıkarması için fırsat verin.
Oyuncaklarını yerden siz toplamayın, sadece model olun.
Eşyalarınızın yerini değiştirirken çocuğunuzdan yardım isteyin.
Şişe kapağı açma, musluk çevirme, kapı kolunu açmada çocuğa fırsat tanıyın. Bu durumları oyun haline getirin.
Yemek için masa hazırlarken çocuğun düzeyine uygun işlerden yardım isteyebilirsiniz. (tabak, kaşık, bardakları ona taşıtın).
Kendi giysilerini katlayıp dolaba yerleştirmesinde ona yardım edin.
Bağımsız yemek yemesi için ona fırsat verin.
Çocuğunuzun yemek istediği cips, çikolata poşetlerini açması için ona yardım edin. Ya da kendi başına açmasına fırsat tanıyın.

Oyunun Duygusal ve Sosyal Gelişime Olan Etkileri

Çocukluğun ilk yıllarındaki sosyal ve duygusal gelişim sonraki yıllardaki sosyal ve duygusal gelişimin temelini oluşturur. Çocuklar oyun yoluyla gerçek yaşamdaki olayları ve karakterleri canlandırarak duygusal tepkileri oyunlarına yansıtırlar, bu yolla duygusal tepkileri gözlemleyip geliştirirler ve duygularını kontrol etmeyi öğrenirler.
Oyun çocukların özgüven geliştirmelerini sağlar, özellikle grup oyunlarında çocukların sorumluluk alma duyguları da gelişir. Oyunların duygusal gelişimdeki önemli bir diğer işlevi de çocuğun mücadele etme, bir işi bitirme, başarı ve başarısızlık duygularını tatmasıdır. Oyunda çocuklar başarı duygusunu tattıkça yeni beceriler denemek için de motive olacaklardır.
Çocuklar en iyi kendi yaşıtlarından bir takım bilgileri öğrenirler. Bu bilgi paylaşımı oyunun sosyal bir yapı içermesinin önemli bir kanıtıdır. Çocuklar özellikle arkadaşlarıyla grup halinde oynarken kurallara uyma, sorumluluk alma, işbirliği yapabilme, paylaşma, sıra alma, sıra bekleme, nezaket kurallarına uyma gibi toplumsal ilişkilerin gerektirdiği kuralları da pekiştirmiş olurlar. Oyun bir bakıma çocuklar için sosyal bir yaşam modeli sağlamaktadır.

Çocuğunuzla sıra alarak oyun oynayın. Örneğin;mandalları yere döküp sıra alarak sepetin içine atın. İlk başlarda fiziksel desteğinize ihtiyacı olacaktır. Daha sonra sözel yardımınızla sıra bekler ve en sonunda kendisi sıra beklemeyi öğrenmiş duruma gelir.
Sıra alarak oynanabilecek aktiviteler; bir leğene su koyup sıra alarak ellerinizle vurabilirsiniz. Sıra alarak kaşıkla masaya vurma oynayabilirsiniz. Sıra alarak topları sepete atabilirsiniz. Oyun bittikten sonra oyuncaklarını sepete sırayla toplayabilirsiniz. Lego, bulyap, boncuk, çivi, kutular gibi oyuncaklarla çok rahat sıra alma ve sizinle iletişim kurma becerisi çalışmış olursunuz.
Çocuğunuzla hep aynı ses tonu ile konuşmaktan kaçının. Sizin ona kızdığınızı veya onun sizi mutlu ettiğini ses tonunuzla anlatabilirsiniz.
Gün içinde gerçekleşen çok basit olayları bile abartılı bir biçimde onunla paylaşın ‘aaaaaa kim geldi, baba geldi, yaşasın’ gibi cümlelerle duygularınızı ifade etmeye çalışın.
Evde çocuğunuza küçük sorumluluklar verin. Eve gelen misafirlere kolonya dökmesi, masa hazırlarken onun görevi masaya bardakları koymak olması gibi.
Okul defterini ona taşıtabilirsiniz.
Öğretmenin istediği bir nesneyi ona hatırlatıp evden çıkarken almasını sağlayabilirisiniz.
Çocuğunuzla karşılıklı araba sürme ve top oynama, onun karşısındakiyle iletişim kurmasına yardımcı olur.
Çocuğunuza paylaşmayı öğretin. Örneğin; anaokuluna giden bir çocuğa bir cips alıp arkadaşları ile paylaşmasını isteyebilirsiniz.
Çocuğunuzla günün her saatinde taklit becerisini çalışabilirsiniz. Örneğin; sabah kalktığınızda, bir rutin oluşturun ve çocuğunuzla belirli egzersizleri çalışın. Kolları yukarı kaldırma, yana açma, aşağı uzatma gibi oyunlarla çocuğun odasında, oyuncaklarıyla taklit becerisi geliştirilebilir.

Oyunun Zihinsel Gelişime Olan Etkileri


Oyun oynamak çocukların zihinsel açıdan yeni kavramlar öğrenmesi, bellek, dikkat, problem çözme becerilerinin ve hayal güçlerinin gelişmesini sağlayan unsurlar arasında en önemlilerindendir. Çocuklar oyun oynarken bir yandan eşleştirme, gruplama, sıralama, benzerlik ve farklılıkları algılama, ayırt etme gibi zihinsel işlemleri öğrenirken bir yandan da duyularını geliştirebilirler. Oyunlar çocukların; nesnelerin renk, şekil, boyut, miktar ve mekanda konumlarını görme, farklı doku ve yüzeylere dokunarak tanıma, tat ve kokuları tanıma ve ayırt etme, değişik sesleri dinleme ve ayırt etme gibi beş duyuların aktif bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.

Etkinlikler;

Çamaşırları katlarken çocuğa bir çorap verin ve tekini bulmasını isteyin. Bu aşamada çocuk renkleri bilmiyorsa, çorapları renklere göre eşleştirmesini beklemeyin.
Giyinip soyunma oynarken veya gün içerisinde giyinip, soyunurken çocukla beraber boy aynasının önünde durun, onunla sizin ismini söylediğiniz vücut kısmını oynatma veya gösterme oyunu oynayın. (kolunu kaldır, gözünü kapat, başına dokun v.b). Onunda size aynı oyunu oynaması için fırsat verin.
Oyuncak bebek yıkarken bakın bakalım bebeğin üzerinde vücut kısımlarını gösterebilecek mi?
Farklı, basit şekilleri (daire, kare) olan resimli kitaba bakın. Resimlere bakarken her şekil hakkında konuşun. Sonra çocuğa etrafına bakıp bunlara benzeyen şekiller bulmasını isteyin. Örneğin daire şekli bir topla, kare şekli bir masayla v.b. eşleştirebilir.
Manavdan meyve alırken çocuğunuzun da aynısını alması için teşfik edin.
Çocuğun elindeki yiyecekten evdeki misafirlerine ‘bir tane’ vermesini isteyin.
Mandalları renklerine göre eşleştirebilirsiniz.
Evinizdeki mobilyaların altına üstüne çıkıp çocuğunuzla ‘altında \ üstünde kavramını çalışabilirsiniz. Ya da sevdiği bir oyuncağı masanın altına üstüne atıp gidip getirmesini isteyebilirsiniz.
Mutfakta masanın üstüne farklı büyüklükte iki bardak koyup büyük bardağı vermesini isteyebilirsiniz. Bunu yaparken bir amaca bağlı yapmak önemlidir. Hadi ben çok susadım büyük bardağı ver su içeyim gibi.
Çocuğunuzla işlevsel oyunlar oynayın. Örneğin çocuğunuz evde dolaşırken kapının anahtarını buldu ve oraya buraya atıyor veya elinde sallıyor. Anahtarı elinden almak yerine çocuğu kapıya yönlendirip kapıyı açıp kapatabilirsiniz.

Oyunun Dil Gelişimine Olan Etkileri

Çocuklar oyun oynarken hem alıcı hem de ifade edici dil gelişimleri desteklenmektedir. Oyunda yeni sözcükler öğrenir, kendilerini sözel ya da sözel olmayan yollarla ifade edebilir, çeşitli mesajları algılama ve iletme becerileri geliştirirler.

Etkinlikler;

Gün boyunca yaptığı işlerle ilgili sesler çıkarın. Örneğin, çocuğunuzu yıkarken suyun üstünde ‘fış.fış’ diyerek bir kayığı itin veya sevdiği bir yiyeceği yerken ‘Mm...’ diyerek karnını ovun. Bebek sesi tekrarladıktan sonra onu ödüllendirin ve çıkardığı sesi tekrarlayın.
İstediği nesneye uzanınca kelimeyi söyleyin ve ona tekrarlatın. Nesneleri ona doğru uzatarak ‘meyve suyu veya süt mü istiyorsun?’ diye sorarak ona seçenek tanıyın.
Çocuk bir oyuncakla oynarken ne ile oynadığını sorun. Cevabını tekrarlayarak pekiştirin. ‘Evet, o bir bebek’ gibi.
Her yeni oyuncağın ismini mutlaka söyleyin. Çocuk oynarken oyuncağın ismini mümkün olduğu kadar çok tekrarlayın ki oyuncağın ismini duymaya alışsın.
Çocuğun sözel ifadesine karşılık siz daha karmaşık cevaplar verin.
Çocuğunuzdan günlük deneyimleri size anlatmasını isteyin. ‘Bugün ne yaptın’ diye sorun. (Okulda ne yaptın, ne yedin, nereye gittin, ne giydin v.b.)

OYUNUN AŞAMALARI


Pratik Oyun: 0-2 yaşlarında görülür. Bebekler bir nesneye uzanırlar, yakalarlar, yere atarlar ve bu tekrarlanır. Burada tekrar çok önemlidir. Tekrarda yeni şeyler fark ederler.
Sembolik Oyun: 2 yaşından sonra başlar. Bu dönemde çocuk gerçekte yaşadığı önemli olayları oyunlarında zaman zaman değişikliğe uğratarak ve hayalinde farklılaştırarak kullanır, simgelemeye doğru gider. Bu oyunlarda nesne çocuğun yanında olmasa da çocuk o nesne yerine başka bir nesneyi kullanabilir ve sanki elinde o nesneyi tutuyormuş gibi davranabilir.
Kurallı Oyun: Çocuk 6 yaşına geldiğinde, sembolik oyunda azalma görülür ve çocuk daha çok gerçeğe uygun oynamaya başlar. Hayatta gördüğü herşeyi resmetmek, boyamak ister. Bu oyunda rekabet vardır, kurallar da bunun için gereklidir.

OYUNUN SOSYAL GELİŞİME GÖRE GÖSTERDİĞİ DEĞİŞİMLER


Tek başına Oyun: Bu oyun; çocuğun bir mekanda tek başına ve isteğine bağlı materyal kullanarak ya da kullanmayarak oynadığı oyun türüdür.
Karakter Oyunu: Çocuk oynarken aynı zamanda diğer çocukları da gözlemler ve gözlemlerine göre oyunlarını şekillendirir.
Paralel Oyun: Çocukların aynı mekanı kullandıkları, fakat farklı materyallerle farklı oyunlar oynadıkları oyun çeşididir. (Örneğin aynı masada bir çocuğun yap-bozlarla bir diğerinin de legolarla oynaması gibi).
Birlikte Oyun: Bu oyun çocukların birlikte karar verip aynı oyunu oynadıkları bir oyun türüdür. Birlikte oyunda kesin kurallar ve roller yoktur. Bir çocuk oyundan ayrıldığında oyunun akışında bir bozulma olmadan kalan çocuklar oyuna devam edebilir. (Örneğin araba taklidi yapan çocuklar).
İşbirliğine Dayalı Oyun: Çocuklar birlikte karar verip kuralları da birlikte oluşturdukları oyun türüdür. Bir veya iki lider olabilir. Diğer çocuklarda grup üyesi olurlar.
Oyun gelişim süresince basitten-karmaşığa, somuttan - soyuta, egosantrizimden - sosyalliğe doğru giden bir gelişim gösterir.


 

|


© 2003 Öğretmenin Sesi Aylık Toplumsal Eğitim Ve Kültür Dergisi



Site Ziyaretçi Sayısı
131065