|
Yeni umutlar ve iyi dileklerle bir eğitim ve öğretim yılına daha başladık. Batı Trakya Türk Azınlığı için yeni eğitim ve öğretim yılları ne yazık ki endişe ve korkuların, umutsuzlukların başlangıcı oldu yıllarca. Bu yıl yine değişen bir şey yok. Eğitimimizde yıllardır var olan ve çözüme kavuşmasını beklediğimiz sorunlar eskisi gibi dururken, bu yıl eğitim sorunumuza anaokulları konusu da eklendi.
Öğrencilerimiz bugün hala, demokrasinin beşiği olan Avrupa Birliği ülkesinde bu yüzyıla yakışmayacak bir eğitim almaya mahkum ediliyor. Yetkililer sorunların çözümleneceğine dair sözler veriyor ama yine değişen bir şey yok.
Azınlığın bugün en önemli ve gerçekten acil çözüm bekleyen eğitim sorunu, yıllardır çocuklarımızın omuzlarına yüklendi, yüklenmeye de devam ediyor.
Bilindiği gibi ülkemizde anaokulu eğitimi artık zorunlu hale getirildi. Azınlık, hükümetin bu kararının ardından çift dilli anaokullarının açılması gerektiğini savundu, hükümete bu yönde istekler iletildi, milletvekilleri soru önergeleri sundu, basın yayın organları konuyu sürekli gündemde tutarak bu konuda halkın isteklerine tercüman oldu, kurum ve kuruluşlarımız tepkilerini dile getirdi. Ancak yine hükümetin tavrında değişen bir şey yok...
Orta öğretimde de sorunlar devam ediyor. Azınlığın yoğun olarak yaşadığı bölgelere devlet okulları açılıyor ve halkımız çocuklarını bu devlet okullarına göndermek zorunda bırakılıyor.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yıllardan beri Gümülcine ve İskeçe'de Celal Bayar ve Muzaffer Salihoğlu Azınlık Liseleri statüsünde okul açma taleplerine cevap vermeyen ve bu talepleri duymazlıktan gelen yönetim, azınlığımızın yoğun olarak yaşadığı bölgelere açtığı devlet ortaokullarına bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın talebi çok net ve açıktır. Batı Trakya Türk Azınlığı yoğun olarak yaşadığı bölgelere azınlık eğitim statüsüne uygun okulların açılmasını istemektedir.
Bugün Batı Trakya’da Türkiye’deki eğitim fakültelerinden mezun öğretmenler azınlık okullarına tayin edilmeyi bekliyor. Okullarımız Lozan Antlaşması’na göre özerk ve özel olduğu halde, okullarımızda çalışan Türkiye Öğretmen Okulu mezunu öğretmenlerimizin görevlerine 60 yaş ve meslekte 35 hizmet yılını tamamlamış olmaları nedeniyle son veriliyor. Bu formasyonlu eğitimcilerimizden görevde kalan birkaçı da bu eğitim ve öğretim yılı sonunda zorunlu olarak emekli edilecek ve okullarımız Selanik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) mezunu öğretmenlerle eğitim vermeye devam edecek.
İlkokullarımıza Türkiye’den gelen yeni kitapların dağıtılacak olması eğitim sorunumuzu bir nebze olsun çözmüş gibi görünse de, eğitimde en önemli unsurun öğretmen olduğu unutulmamalı.
Yapılması gereken, eğitim sorunumuzun çözümü için ciddi bir şekilde toplu mücadele etmektir. Ancak, bu kez durum çok ciddi ve çok geç kalınmıştır. Bir an önce yapılan hatalardan dönmek ve daha büyük hataların yapılmasını önlemek, çöküşe dur demek için acil önlem alma zamanı gelmiştir. Azınlık önde gelenleri sorunun çözümü için bir an önce harekete geçmelidir.
|